September 13, 2009

Huysuz Yasli olma yolunda...

Zaman zaman hayatimda degisik donemler olmustur. Haftada 4 gece sokaklarda sabahladigim; 9 ay boyunda her gece ortalama 8 kadeh icki ictigim, gunde sadece 5 saat uyudugum ve gunde 13 saat uyudugum, 2 gunde bir kitap bitirdigim ve senede 1 kitap okudugum...ama hic bu kadar hemen eve donmek istedigim ve dislerimi bile fircalamaya usendigim bir donem olmamisti. Her seyi erteleyebilirim son 2 haftadir. Yatagimi toplamadim henuz, 2 haftadir giyip cikardigim hersey kulanmadigim yatagimin uzerinde; bulasik makinasini temizler makinada bitik kirliler lavoboyu doldurunca calistiriyorum; kreker yigiyorum hizli ve hazi diye; sporsa tum bunlarin yaninda cook cook yorucu ve gitmesi zahmetli...Su anda blog yazdigima bile inanmiyorum aslinda ama demin bir sey farkettim.
Bugun Cumartesi; istanbulda sokaklarda bir cok etkinlik gerceklesiyor, bienal cabasi. Evden cikmadim, 5 bolum brothers&sisters izledim, sol dizim minuskus ve surekli kutluyor, gecen sene Dominik Cumhuriyetinde kirilan ve Porto Ricoda alciya alinan ayak basparmagim sizliyor, dizinin altyazilarini okuma gozlugumu takmadan secemiyorum, koltukta uyuyakaliyorum ve evde tek basimayim...Yas 25

June 14, 2009

Manik Depresif

Hic bir sey yapmiyoruz
calistigimizi saniyoruz, garip konular icin enerji harciyoruz... para kazanmak icin vakit harciyoruz
kazandigimiz paralari vakit oldurerek harciyoruz
tatil gunlerinde para harcamak icin akteviteler yaratiyoruz
Bugun evde dinlendim diyip internet karsisinda saatler geciriyoruz
facebookta statu yeniliyoruz
facebooka foto yuklemek icin eventler ve nedenler yaratiyoruz
msn da chatlesiyoruz internette flortlesiyoruz
luzumsuz mesajlar atiyoruz
yuruyuse cikiyoruz
spor yapip ustune pasta yigiyoruz
tv izleyip kanepede siziyoruz
birilerinin bi sebeple yazdigi kitaplari okuyoruz saatlerce
hayatimizin uctebirinde uyuyoruz
kiyafetler alip dolaplara tikiyoruz
tekrar facebooka giriyoruz harika yeni kiyafetler aldim yaziyoruz
hic bisey yapmiyoruz
cok daraliyoruz

June 12, 2009

Narkoz Kafası


Bir ameliyata girmeden önce çok daha heyecanlı olacağımı, hatta ameliyata girmeden önce annem gibi astaneden kaçmaya çalışacağımı, doktorlara ben şimdi gidiyim yarın söz gelirim diyeceğimi düşünürdüm hep. Sonra aslında beni tedirgin edenin ameliyat olmak değil hastanede kalmak oldugunu farkettim. Sabah 5'te verilen kahvaltılar, özel oda yoksa yan yataktan gelen iniltiler horultular veya gece elinde sondayla dolaşan amcaların gölgesi beni başlı başına tedirgin ediyordu. Şansım yaver gitti ve bu hastane maceramda herhangi bir gece hastanede konaklamak durumunda kalmadım. Bunda doktorlarımın kıyakları etkili olsada netice itibariyle hatnaeye gündüz gezisine geliyor gibiydim.

Ameliyat günü sabah 7'de yatagıma yerleştiğimde byolojik saatime öğlen 12'de ameliyata girmek üzere ayarlamıştımki benden önce girecek olan tutuklu gelemeyince saat 8 de elinde garip bir önlükle haydi soyun diyerek bir hastabakıcı girdi odaya. Panik bile olamdan kendimi göğüs ve popo dekolteli bir mavi önlükle koridorda yürürken buldum.

İlk defa bir ameliyathane görüyordum ve pencere gibi bir kapıdan atlayarak içeri girerek bir yataga yerleştim. Ellerinde dosyalar ve maskelerle yürüyen uzman operatörler. Sanki benle değilde biraz sonra garip bir aletle içine girecekleri penisimle konusuyorlardı. " vaka ğretra darlıgı testisler kıvamda penis normal hasta 25 yaşında erkek" sonunda zahmet edip birisi bana dönüp nasılsın dediğinde yarım yamalak biraz heycanlandım diyebildim. merak etme birazdan geçecek dedi ve beni çarmıha gerermişçesine ameliyat masasına yatırıp kollarımı bağladılar ve göğsüme garip garip bişeyler takarak bir igne yaptılar. Sonrasında sadece kolumun karıncalandıgını hissediyorum...

Bekleme odasına çok net uyandım. Hiç sersemlemedim. Çat diye uyandım...Tek hissettiğin inanılmaz bir idrar yapma isteğiydi. Hemsireye seslendim
Çok çişim var çişimi yapmam lazım
Kadın çişin yok ameliyat o bölgede oldugu için çişin varmış gibi hissediyorsun diye cevap verdi...
Hayır dedim çok çişim var
Yukaırda doktor baksın sonrasında çişini yaparsın dedi...
Norkozdan yeni çıkmışta olsam genetik işte soya çekim
Ya bir kap getirirsin yada dönüp yere işerim buraları temizlemek zorunda kalırsınız diye bağardım. Mecbüren bir kap getirdi ve şarıl şarıl işedim sonra da bak varmış işte diyip kabı eline verdim.

Sonrasında ise klasık ailevi hastane geyiklerimiz başladı. Her zaman oldu gibi fazla ziyaretçi yüzünden güvenliklerle kavga edildi... Sünnet kıyafetleri getirildi... akşamdında da kendim kendi arabamı kullanarak eve döndüm

boğazıma tüm sokuldugu için yutkunamıyor, penisime tup sokuldugu için işeyemiyorum. Ama gayet iyiym ve evimde ölee dinleniyorum
Oldu da bitti maşallah...

June 10, 2009

Ders 1: Uroloji

Çok gezen mi bilir, çok okuyanmı sorusunun yanıtını hep çok gezen şeklinde cevaplamışımdır. Ama bu gezmeler genelde benim hayatımda turistik geziler şeklinde olmuştur. Bu çok gezme görme kısmına şimdi bambaşka bir açıdan yaklaşacağım... Hastaneler...
Spesifik olarak ele aldıgım konu ise Uroloji, halk arasında Bevliye..belden aşağı...kasımpaşa... bu kısımı inceleyeceğiz

İlk olarak bir urologla deneyimim 18 yaşında olmuştu. O zamanlar ETS'de çalışan minik bir tur rehperiydim, hayatıma nasıl bir yön versim diye küçük beynimle düşünürken kendimi otobüs muavinliği yaparken bulmuştum. Bu maceram iki hafta kadar sürdü... İstanbul'dan kalkıp Marmaris yönüne itmekte olan ETS Turizmin Sayın yolcuları: mola süreniz dolmuştur lütfen otobüsteki yerlerinizi alın... Keza otobüs kalkmak bilmez çünkü repber tuvalette sıkışmış çişini yapamamaktadır...
Ozamanlar üstünde durmamış otobüs klimasından üsüttüm herlade demiştim.. Ürologum ise evet üşüttün heralde diye teid etmişti..

Seneler geçti ben bir yandan hayatıma değişik işlerde çalışarak renk katıp yön verirken bir yandanda cinsel hayatıma değişik işlerde çalışarak renk katıyordum...

Her erkeğin başına geldiği gibi 1 kez daha üroloğa ziyarete gitmiş ama bu sefer üşütmemiştim. İlk kurcalamalar başladı...Ürologlar teker teker eldiven takıp çıkartıyor ve yorumlar yapıyorlardı

21 yaşımdayken birgün çok ciddi bir böbrek ağrısıyla yanlız başıma oldugum bir gün sürüne sürüne kendimi hastaneye kaldırdım. Kum döküyordum. Bayıltın beni diye bağırıyordum. Bu sefer kitle daha genişti eldivenlerini takıp çıkartan ürologlar ve sese gelen hasta ve hastabakıcılar. Kısa boylular önde diz çökmüş uzun boylular ise arka saflarda yerlerini almışlardı bense bacaklar şpaget teslim olmuştum...

Artık üroloji konusunda tcrübeliyim diyordumki son 1 senede yaşadıklarımla master degreemi yaptım... Kum şikayeti geçmemiş ben ise değişik urologlara gitmeye devam etmiştim. İstanbulun suburblerinde çalışan ürologlar ise "Biz henüz leventinkini görmedik" diye ayaklanmış taksime doğru yürümeye başlamışlardı bile

Önce Kızılay Ürologlarını keşfettim Sonra devlet hastaneleri ve özel hastanelere gittim...Çeşit çeşit ürolog var bazısı daha iyi bazısı işinden keyif alıyo bazısı bıkmış. En rahat ettiğini bulman lazım. Ürolog ile iyi anlaşmak önemli. Seni ne hallerde görüyor eli nerelereine değiyor. Bende bu uzun araştırmalar sonucunda Bir tane bulmuştumki 2 sene sonra anladım. Yalanmış, bunca sene kandırmış beni, kum döküyosun diye altamış, duygularımla oynamış , Yüzüme üzgünken pipime gülüyormuş.

Günlerden bir gün benimde canıma tak etti ve ayrıldık. Ben u engin üroloji denizinde gezintime devam ederken artık yeni yeni şeyler öğrenmiştim. Çünkü derdime derman olamayan tıp 6 sene boyunca neler öğrendiildiyse üstümde denedi.

Test 1: ÜroFlowMetre
Hayatımdaki gerçekler açığa çıkıyor
Tarif: 3 litre kadar suyu içiyorsun. 30 dakıka bekliyorsun. Artık altına işeyecek seviyeye geldiğinde bir odaya alınıyor ve elektronik cihazlara bağlı bir kaba işiyorsun. Bu kap senin saniyede işediğin idrarın miktarına ve hızına göre tazdik ve en ölçüyor.
İşte bu ölçümde anlaşıldıki ben70 yaşında bir amca gibi işiyormuşum...Nedeni merak edildi ameliyat dendi. Ama yaşadıgım haya kırıklıgından sonra bir doktora üvenemezdim
Başkasına gittim ordan oraya savruldum
Acı seviyesi: 2/10

Test 2: Prostat
Artı 18
Acı seviyesi: Kişiden kişiye değişir
Genel olarak 40 yaş üstü erkelere uygulanır
İdrar yolumda bir iltihaplanmadan şüphelenilip bulunamadıgında erken prostat büyümesinden şüphelenildi...anlamak içi yapılacak tek bir şey vardı
Pantalonunuzu indirin alnınızı sedyeye dayayın ve derin bir nefes alın...
Çok yeni noktalar keşfettiğim bir gün oldu, hayatıma yeni bakış açıları girdi ama prostat büyümesi yoktu, belkide bu tamamen doktorun canı sıkıldıgı için yaptıgı bir testti ...

Test 3: Kan idrar aids bel soğuklugu mikrobiyoloji tam otomatik idrar şeker troid kolestrol
Acı Seviyesi:3/10
Sonuçları beklemesi heyecanlı
Sonuç: at narkozuyla 24 saat ameliyat olabilecek kadar sağlıklıyım
ve hiç bir bulaşıcı hastalıgım yok

Test 4: Üretrografi
Hardcore Porno

Yarım litre sıvı alabilen bir enjektöre fosforlu ilaç doldurulup ve penisinizin ucuncan içeri doğru o sıvı tazdikle pompalanır. Nerede direnç görüldüğüne ve sıvının nereden geçmekte zorlandıgına röntgen videosu ile bakılır....
Acı seviyesi 6/10

Rezalet kısım ise içinize püskürtülen sıvı enjektör çıkınca şöyle bir manzara oluşturur....musluktan kurtulmuş tazdikli su fışkırtaraf sğa sola savrulan bahçe hortumu
Hayatımda bu kadar gülüp utanmamıştım


Sonuç: Üretra Darlıgı
Tüm testler sonucunda mesane girişimde darlık belirlendi
Nedeni: Bilinemekle birlikte kum, iltahap, yara veya kronik
Tedavi: Sistoskopi ve gerekli müdahale, soğuk bıçakla yarma işlemi


Tekrar riski % 45
Başarı oranı %70
Ölüm Oranı %0.07


Ameliyat Tarihi
11 Haziran Perşmebe 12:00

Şarıl şarıl işerken görüşmek üzere

May 23, 2009

DAMDAKI YABANCI

Istanbulda yasiyor olmanin bir cok farkli yolu var. Yaptiginiz is, takildiginiz insanlar, gittiginiz mekanlar, yasadiginiz semt,yeni sevgiliniz, tek gecelik iliskinizden sonra sevgiliye donusen tanimadiginiz insanlar…cok fazlar farkli etken Istanbulda ki yasaminiza yon veriyor ve kisa donem cevrenizi degistirebiliyor…Ama ozellikle Istanbul da yasayan yabancilar la iletisim icinde olan bir grubunuz varsa o zaman cok daha degisik maceralara dalabiliyorusnuz.


Istanbulda yasayan yabancilarla iletisim icinde olmanin en guzel kismi kendinizi Istanbul’da yasayan bir yabanci zannetmeniz oluyor. Bir kac saat icinde moda giriyor Ayasofya Camiini gosterirken sizde ilk defa goruyormussunuz gibi davranabiliyorsunuz. Bunun icinse bir sehir turu yapmaya gerek yok cunku neden oldugunu bilmedigim sekilde Istanbul’da yasayan turistler bir sekilde her zaman sehrin en guzel manzarali teraslarindaki partileri biliyor oluyorlar, ki bunlar bar café gibi mekanlar degil genellikle istanbul’da ki bildigin yerlilerin teraslari. Son bir yildir ne zaman terasi olan bir evde partiye gitsem, ki bu terasin cok ta ahim sahim olmasina gerek yok ufak bir manzarasi olun ve icki iciliyor olsun ya da ininailmaz bir manzarasi olsun ve cok daha extreme seyler yapiliyor olsun, 5. Dakikadan intiraberen yeni tanistigim maximum 3. Insanin adi ya Christopher ya Alex ya Claire ve Maria


Dun bir kez daha bunu dusundum, nasil oluyorda bu yabancilar geldikleri sehirlerdeki en guzel teraslari olan insanlarla bir araya geliyorlar ve en sevimli relax partilerin vazgecilmez isimleri oluyorlar…


Guzel manzarali teraslarin oldugu semtler agirlikli olarak turistlerinde yasadigi bolgeler bu kabulum. Dolayisiyla ayni semtin cocuklari bakkalda markette kapinin arkasindan bir araya gelip bir muddet sonra arkadas oluyor ve digger tum yabancilarida gelin gelin teras buldum diye cagiriyor olabilirler.
Ikinci bir secenek olarakta o bolgede yasayan yerliler Benim terasim var diye bu avantajdan prim yapmak istiyor olabilirler…


Sebebini kesfedememkle birlikte kesin bir sonuc var ortada…Turistler damlarda geziyor. Ve sayilari cook fazla...


Gecen gun tanistigim bir belcikali grup vardi. Istanbulda kac belcikali vardir dersiniz…Istanbulda yasayanlarinin sayisi 2000 I geciyor ve tahmin edin??? Hepsi de terasli ev partilerinden cikmiyor…


Sevdigimiz bir ulkenin baskonsolosu harika manzarli dairesinde ev partisi veriyor katilan az sayida yerli kendini turist zannediyor.
Sevimsiz Amerkilalilar Turk sevgilileriyle yerden 60 metre yukseklikte opusuyor
Marjinal yabanci ciftler harika evler kiralayip insaat isine girisiyor ve 3 duvari cam olan yatakodalarinda sevisiyor.


Bu yuzden ne zaman yuksek bir katta guzel manzarali veya terasli pir partiye davet edilsem manzaradan suphe ederim ama orada tanisacagim bir Chirsopher ya da Maria olduguna asla suphe etmem...


Isin komik kimmi kendimi dusunuyorum… Portekizde katildigim terasli partileri, Floransa’da 3 gun gecirdigim Muhtesem terasli evi ve aksam uzerleri gun batimi partilerini, Seattle’daki orman evinin cati katini ve catisini…
Baska bir ulkeye cikinca catiya dogru yonelme egilimi olabilir mi insaniglunda…

Search This Blog