November 30, 2009

Yuksek doz...

Her zaman trendleri iyi kotu ucundan takip etmis ve hic birinden eksik kalmamisimdir, hemde hicbir konuda. Herkes grip mi oluyor, hemen bende oldum. Yok efendim atesim 39'a cikti aygin baygin hastaneye kaldirildim, fosforlu sari serum taktilar, popomdan kan aldilar burnumu siktilar. Madem ole benim hikayemi de dinleyin o zaman.

Cok ozet gececegim aslinda. Persembe gunu burnum akarak uyandim ve her zaman ki gibi alarji zannettim, gunun ilerleyen saatlerinde burnum o kadar fazla akiyorduki Ece bile bu duruma inanamamisti. Cuma gunu iyice halsizlestim ve aksaminda atesim cikti, dusmeyen atesimin sonucunda bende cumartesi artik daha fazla beklemenin alemi yok diyerek en yakin hastanenin aciline attim kendimi annemin israrlari ve yardimiyla. Gozlerimden alev cikiyor ve kulaklarim ugulduyordu ama doktor meslegimi cok ilginc buldugu icin bana bitmek bilmeyen sorular soruyordu. 1 serum gider surelik konustuk meslegim hakkimda, atesim ve sinir katsayim 1 derece daha artti bu muhabbet sirasinda. Ama iyide oldu; cunku doktor bir cok sikintima cozum yolu bulmaya and icti. Adeta hipokrat yeminini beni iyilestirmek icin etmisti bu adam hatta yeminini bozup alternatif tip yontemlerine bile yeltendi.

Bronslarim doluydu ve bu sebepten uyuyamiyordum. Bunun icin oksururken cikan balgami iki corba kasigini sirt sirta baglayip arasina surecegim ve 1938 yilinda olmus birinin mezarina gomecegim, sonra henuz bakire olan bir kizi regl olduktan iki gun sonra bu mezara isetecegim ve ustumdeki bu hastalik laneti ortadan yok olacak. ( Petek'le bu geyigin aalasini yaptik ama ozetle boyle)

Sinuslerim icin her delige sikilabilen bir damla verdi bana doktor, ama esas olay oksuruk surubundaydi. Verdigi dozaja gore bir sise oksuruk surubu tam olarak sadece 2 gun yetiyor. Yani 2 gunde bir sise oksuruk surubu. Bilmem denediniz mi ama oksuruk surubu zaten kafa yapan bir sey, lise doneminde yoldan sasan merakli ergenler eminim tecrube etmistir.

Gel gelelim dunden beri ben bu Bricanyl isimli surup yuzunden aklimi kaciricam sevgili surup severler. Ictikten 15 dakika sonra kalp atislariniz hizlaniyor ve eliniz ayaginiz birbirine dolasiyor. Haa ama belirtmedim gunde 3 kere birer corba kasigi:) Bi terliyorum bi usuyorum, durdugum yerde duramiyorum.Hatta bu yaziya bile daha fazla devam edemiyorum sanirim. Dedim ya aklimi kaciricam, ama bronslarim acik...sonuna kadar, deriin deriiin nefes aliyorum

November 27, 2009

Farkli Bir Pazar!

Artik cuma aksamlarinin da cilkinin cikmasiyla, favori haftasonu gunum pazar olmustur. Bakirkoy ve Umraniye'li gencler haftasonu icin aldiklari ucuz jolelerini saclarina surmus ve bitirmis, tum yabanci turistler fortlanmistir. Cumartesi gece son otobusle Yeni Bosna'dan gelen gencler, pazar sabah ilk otobusle ole ya da bole tatmin olmus bir sekilde evlerine donup mahalledekilere Taksim'de ne haltlar karistirdiklarini 1'e 10 katarak anlatabilirler.

Pazar guzeldir...cumartesi cok gec yatilmadiysa bir bruncha gidilir, ya da tum gun evde mayisilip aksam yemege cikilir, hele birde o pazara denk gelen birkac program secenegi varsa pazar gercekten guzeldir. Pazar konserleri cok gec baslamaz, gelen kalabalik iyidir, isi biten insanlar keyifle ve yine degisik sekillerde tatmin olmus olarak evlerine donerler.Ya da is yerine yakin arkadaslarda kalinir ve biraz sarapla gece cakirkeyif son bulur (bu kismini bende hep hayal etsemde genelde arkadaslarimin ya kedisi vardir alarjim tutar ya kanepede yatarim sirtim agrir ve ertesi gun migren krizi geciririm...bu yuzden ben pazar aksamlari evime donerim). Herkes pazartesiye hazirdir.

Iste bu pazar o pazar! Ustelik bonusu da var. Pazartesi tatil.
Babylon'da Woven Hand ve hemen akabinde Indigo'da Efterklang
Tum mekanlarin bayram diye hazirladiklari cheap programlara baktigimda, bu iki konser fazlasiyla cool olacak. Buda bu tatilde benim kendimi tatmin etme seklim olacak...






Efterklang - Vimeo from Rumraket on Vimeo.

Bayramin 1. Tatilin 2. Gunu

Uzun zamandir bekliyordum bu 5 gunluk cokta minik olmayan tatili. Hic bir planim yoktu ama bir surude kucuk kucuk planlarim vardi aslinda. Havada en sevdigim kis havasi!

5 gunluk bir spor kuru planlamistim, buhar odasi ve sauna, 25 yasimda olmama ragmen hala ailenin en kucugu farzedildigim icin bayram harcligida aliyorum, dolayisiyla masaja bile gidebilirdim.

Bir yandan da bitmeyen islerimi duzene sokacak, haftaya hazir ve nazir baslayacaktim. En azindan Nigel Kennedy'nin artik bir otele yerlesmesi ve duvar piyanosunun sirtinin bir duvar yuzu gormesi gerekiyordu.

Ve sonundaaaa....carsamba erkence isten ciktim salina salina eve dondum ve persembe sabahi bir uyandimki burnum basinctan patlamak uzere...Hic durmadan akiyor. Ardi arkasi kesilmeyen 20 pax hapsuruk krizleride cabasi...Kolktuktan kalkamiyorum, basimi kaldiramiyorum. Hayir hayir domuz gribi degil "ALARJIK RINIT" yan' halk arasindaki ismiyle saman nezlesi.

Cuma sabahi aile kahvaltisina katilmam lazim. Bayramlari, ozelliklede kurban bayramini kutlamasak ve sevmesekte ailece bir araya gelmek adettendir. Burnum hala palyaco kirmizisi ve basinc git gide artiyor. Sanirim basincinda etkisiyle otoparkta parkederken arabami hizla duvara carpiyorum. Netice; on tampon parcalaniyor! Enerjim yine cok dusuk...

Hastayim, o zaman nette surf yapip tum gun kitap okuyacak ve muzik dinleyecegim. Keza 6 GB kadar arsivlik muzik indirdim. Kalan 3 gunluk tatilimde evde otursam bile ayni sarkiyi iki kere dinlememe firsat kalmayacak kadar cok sarki eder bu...

2. aktivitem DVD: District 9 izlendi. Herkes tarafindan da izlenmeli. Bilimkurgu sevmeseniz bile gormelisiniz. Cok zekice, cok klise, cok yorucu, cok kurgulu ve/ama harika bir flim.

3. aktivitem: Kurban kesmek ve komsulara dagatmak...dermisim mesela...iyyykkkk

Hayattan ders almak lazim, her zaman migren, alarji, yada cis durumlarima gore extra bir planim olmali...

Iyi tatiller ey saglikli insanlar...gule gule gezin, gule gulen eglenin...ben sabahligimla kanepemdeyim


November 14, 2009

UYDURUK BASLIKLAR 1: SIYAH KEMIKLER VE DUDAKLAR TUGLA DUVARLARIN ONUNDE…




Hep istemisimdir, ucuz bi gazetede magazin ya da 3. Sayfa haberlerine basliklar atayim. Diger hep istedigim baska bir sey ise Turk versiyonlari cekilecek olan yabanci dizilere casting yapmak ama konu ile ilgisi yok…Geciniz.

Lise yillarimdan beri sinav zamani olmayacak isler yapmakla unlenmisimdir…Bir keresinde sinav haftasinda ders calismamak icin bir gazetenin yemek ekinde gordugum patlicanli kabakli bir yemegi yapmayi denemeye karar vermistim. Seneler gecti ama simdi de masterda sinav haftam ve yine ders calismamak icin bu seferde Ebony Bones! ve Black Lips’in bulabildigim butun videolarini izlemeye ve bulabildigim butun albumlerini indirmeye karar verdim. Yatmadan okumam gereken 200 sayfa Tuketici Davranislari dersine ait notum olsa da…

Neden mi? Cunku; onumuzdeki haftasonu uzun zamandir beni heycanlandiran iki booking var Babylon’da. 20 Kasim Cuma Ebony Bones!, 21 Kasim Cumartesi Black Lips.

Ebony Bones Oyku’nun dogum gunune denk geliyor birde. Simdiden Ebony tarzi bileklikler ve kolyeler almaya basladi sanirim. W.A.R.R.I.O.R’da banana dansi yapmaya hazirlaniyoruz anlayacaginiz.

Uyduruk sloganlar 1: Londra’nin underground clublarindan cikma elektronika kralicesi disiler bu tahrik edici ve degisken sahne performanslari ile bizi gece boyunca enerjik, taskin ve simarik bir moda sokacaklar… Himm yani ne olacak o gece eglenecek miyiz? Ne kadar ictigimize mi bagli yoksa?

Deli ve renkli kizlarin sahne performansindan her zaman is cikar bunu bilir bunu solerim… Kuzey muziginin coolluguna olan tutukumu ancak boyle deliler guneye dogru indirebiliyor (Guney derken !!!)

Ebony’den sonra "Daha saat 4’e 10 var" moduma gecmeden eve kacmam lazim... Ya da geceye daha sakin devam etmem. Cunku 24 saatten az bir sure sonra demin ki saskin, enerjik, simarik modum degisecek ve yerini karmakarisik darmadaginik sert ama bir o kadarda eglenceli bir baska moda birakacak. Atlanta’nin asi cocuklari tugla duvarlarin onunde dudaklarimizi karartacak... hahahahahah uyduruk bile degil artik bu. Vallahi !!!

Evde her daim Black Lips dinliyor olmasam da live performansini asla kacirmayacagim gruplar arasinda. Ustelik deminde dedigim gibi beklenmedik ve asiri sahne performanslari her zaman beni etkilemistir…Etkilenecegimden degil ama abilerin sahneye isemisligi bile var…Nazli’cim uyar istersen

Uzun zamandir eve kapanmisligim ve her haftasonu kendime “haftaya mutlaka disari cikicam” demelerim sanirim artik son bulmali…hakli sebeplerim vardi..maddi, manevi. Vallahi !!!

Freewillasrology'de haftalik falimda da dedigi gibi artik disari cikmanin zamani geldi…Birde bu hafta yapacagim bir black date’in tahmin ettigimden daha uzun vadeli bir iliski doguracagini solemis. Hayirlara vesile…

Ne diyim! Haftasonu beni ararsaniz siyah kemikler ve dudaklari tugla duvarlar onunde izliyor olacagim. Vallahi !!

October 31, 2009

Sinyal Seviyemdeki Azalma!


Masterımın başladıgı ve işlerimin yoğunlaştıgı şu dönemde ufak çaplı bir depresyon geçirmiştim... Ciddiyim; spor yapmayı ve sokağa çıkmayı bırkatım, yumusak bir kanepe görüpte popomu rahat ettirdiğim her ortamda saatlerce sabit durabiliyordum. Bahanem de hazırdı, sürekli çok yoğun ve çok yorgun olduguma inandırdım kendimi hem fiziksel hem zihinsel olarak. Param da yoktu ve zaten dısarıda çıkmadıgım için son kalan paramla kendime dünyanın en luzumsuz alısverişini yaparak Zara’dan bir sabahlık aldım, artık evde uyandıgım dakikadan yatacağım dakkaya kadar biraz entel biraz bohem (ve birazda rukuş) bir o kadepede bir bu yatakta savruluyordum...
Tam 3 hafta sürdü iş ve okul dısında kafamı evden dısarı uzatamama hastalığım. Annemin bile benden daha fazla gece dısarı çıktıgını farketiğim geçtiğimiz hafta bende attım kendimi sokaklara ve Levent klasiği olan içkileri karıştırmaca oyunuma başladım, bu oyun bir diğer klişe ile sonuçlandı “Daha saat 4 e 10 var” dedim ve eve dönmedim tek başıma eğlenme pahasına...
Bu hafta ise kendimi herşeye vaktim olduguna inandırmıştım. Hafta içi düzenli olarak işe gittikten sonra 3 gün okula 1 gün spora gidebilir, Aşk-ı Memnu’yu izleyebilir, haftasonları ise sabah spora gidip öğlen sunumlarımı ve eğer varsa yazmam gereken diğer yazıları hazırlayabilir, akşamları ise sosyalleşebilirdim.
Çokta güzel planlamıştım bu haftasonumu. Tüketici Davranışları Motivasyon sunumumu Cumartesi sabah erkenden kalkıp hazırlayacak sonrasında ise Axel Kriygier roportajımı türkçeye çevirip dergiye yollayacaktım. Pazar ise yazmam gereken çok daha uzun ve önemli bir yazı vardı...Hiç biri olmadı bir takım sebeplerden dolayı.
Öğleden sonra spora gidip 45 dakika kadar bisiklete binmeyi planlıyordum, dizim iyice azdı. Artık yağmur yağacağı zamanlarda sızlamayada başlıyor...yaşlılık belirtileri işte
Gece ise önce Babylon’da Gus Gus President Bongo izlenecekti...İzlanda’dan gelen bu adam için oldukça yağmurlu bir gün...Hiç yadırgamayacak sanırım. Sonrasından ise Cadılar Bayramı partilerinden bir tanesine gidilecekti, zaten kostum giyip makyaj yapmayı hiç planlamamıştım. Yağmur bu açıdan beni daha fazla üzmedi o yüzden ( Eminim bir kısım insan oldukça paniklemiştir haftalardır düşündükleri saç modelleri ve makyajları bozulacak diye)
Eski arkadaşlarla kaynatma, yeni insanlarla tanışma ve yeni tanışılan insanları biraz daha yakından tanıma planlarıda vardı...herkes evinde mi oturur acaba bu havada?
Duş almam lazım bide, camdan bakıp şimdi dışarda olsam ne iğrenç ıslanırdım diye düşünürken, içeride keyif amaçlı duşa girip ıslanmak??? Bu benim için şu anda bi ikilem
Her zaman kış aylarında arkadaşlarımı böyle havalarda gaza getirmişimdir yağmur yağıyo diye tüm kış evdemi oturuacağız diyerek... ama camdan baktıgımda bu kış kendimde o enerjiyi çokta görmüyorum, çok yoğunum çok yorgunum...eyvah gerimi dönüyor yoksa!!!

Yinede ola ki çıkarsanız benden iki tavsiye: Babylon'da 23:00'den itibaren Gus Gus Dl Set: President Bongo (Kompakt) kaçırılmaması gereken gecenin eventi. Alternatif olarakta Tünelde Beyoğlu belediyesinin ynaında duvarın aşağısında eski bir marangozhanede gerçekleşecek olan Yiğit Karaahmetin Cadılar Bayramı Partisi...Herkes orada olacak. Eat me at Halloween.

Search This Blog