Son zamanlarda biraz ucar oldum...
Istanbul'dan Sidney'e olan yolculugum Havaalaninda yapilan bir double book hatasi yuzunden oldukca keyifli basladi. Biletim Coral Economy'den First Class'a upgrade edilip birde saka yapar gibi bu hata icin ozur dilediler benden...Hic sorun degil gercekten
First Class biletime kisa surede uyum saglayadim ve bir kenara cekilip ucuz economy sinifindan bilet alan halkin ucaga girmesini gozlemledim. Her yere ucuz parfum ve ter karisimi igrenc bir koku hakimdi. First Class yatakli koltuguma oturdugumda tek dilegim Economy ile First Class'i ayiran perdenin kapanmasi ve hemen sampanya servisinin baslamasiydi...Cheese selection sparisimi de verdikten sonra zaten uyuya kalmisim.
Birlesik Arap Emirlikleri'nde bir muddet alisveris yaptiktan sonra uzun ama rahat bir ucusla Sidneye vardim. Bu yolculugun tek sikici kismi ait oldugum yere yani economy classa donmem ve tam arkama kicina kazik sokuyolarmis gibi bagiran bir veletin oturmasiydi. Daha annesi cocugu susturacak mi diye bekleyip bir firsat bile vermeden koltuga tirmandim ve Look we are going to fly 15 hours and i am not going to let him to screem all the way and kick my seat from behind. so do whatever you want he is in your responsibilty seklinde uzuunca bir ingilizce azar bile cektim. Tabii ki susmayan cocugu Hint okyanusu ustunde bir noktada elimi koltugun arasindan sokmak suretiyle bir kez de cimcirdim ve annesine sikiyosa bir sey soyle bakisi bile attim.... Sonrasinda ucuslarim Sidney - Melbourne - Sidney - Abu Dhabi - Istanbul gibi bir siralamayla gerceklesti ve ortalama 2 haftanin 3 gununu havada gecirdim diyebilirim.
Sidney Abu Dhabi ucusumda ise Statosferde gerceklesen tum gokyuzu olaylarina sahit olan korku dolu bir ucus yasadim. Simsekler ve elektrik yuklu bulutlardan kacmaya calisan ucagimizin pikeler yapisina sahit oldum. Tam dalicam derkeeen pilotumuz once arapca besmele cekip (Ethiyad la uctum)sonra da kemerlerimizi baglayip yerlerimizden kalkmamamizi soyluyordu. Amin
Sidney Abu Dhabi ucusumda ne kadar guzel - yakisikli - sarisin muhtesem insanlar var ise Abu Dhabi -Istanbul ucusumda o kadar esmer cirkin arab sisko yagli sacli insan vardi. Sanli Sidney ucagindakileri kizgin yagda tavadan bir gecirip kizartmissiniz gibiydiler
Bu sabah istanbula varan bendeniz carsamba Izmir'e 14 Mayis cuma ise bodruma ucuyorum...Anlayacaginiz altin bilezigim kolumda...Ben bir Stewardim aslinda
May 03, 2010
I Have The ATTITUDE
Avustralya TV kanallarindan birinde bir program varmis. Havaalaninda normal gorunumlu genc insanlarin giris ve cikislarda uyusturucu tasirken yakalanislarini ve Custom'dan gecen insanlarin bavullarinda ne sekillerde neler tasidigini guvenlik kamera goruntulerinden birebir gostererek yayinliyorlarmis.
Bendeniz de ilk Sydney girisimde Custom'da ki abilerimizle haddimden fazla sigara tasidigim icin ufak bir tartisma yasasam da bu olay "Napiim be abicim duydum sigaranin paketini 17 dolara satirmussunuz" seklinde icinde bir suru Mate ve man iceren cumle ve omuzlara hafif vurma jestleriye gecistirilip tatliya baglandi. Bu arada evet yanlis duymadiniz bir paket sigata tam 17 Avustralya dolari. Ulkede kaldigim surecte aldigim 2 paket sigara butcemi ve yaptigim hesaplari oldukca bozdu yani:)
Neyse gelelim konumuza. Petek ile birlikte Melbourne'e gitmek uzere ic hatlardan giris yaptik ve bir polis kibarca beni durdurup daha once bu tarz bir uygulama yapilmadiysa elimde ki kagidi dikkatlice okuyun lutfen dedi. Kagitta uzerimde uyusturucu madde var ise bulundugu taktirde tutklanacagim tarzinda tedirgin edici cumleler yaziyordu. Daha once Kolombiya'da liman girisinde bana bu tarz bir uygulama yapmislardi. Kokain kalintilari aramak icin elimi ayakkabilarimi ve kredi kartlarimi wiperlarla silip teste sokmuslardi ama bu deneyimimden o anda adama bahsetmenin cokta akillica olmayacagina karar verdim ve ok no problem diyip ustaca ellerimi uzattim. Adam ise elini veren kolunu kaptirir lafini bizim atalardan duymus ve iyice sindirmis olsa gerekki elindeki wiperla pi popomu silmedigi kaldi...Neyse adimi temize cikartip kokainman gorunusum olsa dahi tertemiz oldugumun verdigi gururla Melbourne'e dogru Jetstar ucagima binip uzaklastim...
Donuste bu olayi tamamen unutmustum ki Sydney girisinde bu sefer bir kadin polis elinde ayni kagitla bana yaklasirken...Ohh come onnn" dedim icimden. Petek bu esnada neden hep ben kokain testine giriyorum da ona kimsecikler birsey sormuyor, ondan neden suphelenilmiyor acaba diye biraz icerledi sanirim, yeteri kadar kokainman gozukmedigi icin mahsun kaldi belkide o kismini bilmiyorum fakat ben basima neler gelecegini bilerek silinmesi gereken her yerimi usulca kadin polise dogru uzatip sonrada am i clear diyerek havali havali mekandan uzaklastim...
Eeee allah bir yerden veriyor iste:) benimde bole bir durusum var napiim
Bendeniz de ilk Sydney girisimde Custom'da ki abilerimizle haddimden fazla sigara tasidigim icin ufak bir tartisma yasasam da bu olay "Napiim be abicim duydum sigaranin paketini 17 dolara satirmussunuz" seklinde icinde bir suru Mate ve man iceren cumle ve omuzlara hafif vurma jestleriye gecistirilip tatliya baglandi. Bu arada evet yanlis duymadiniz bir paket sigata tam 17 Avustralya dolari. Ulkede kaldigim surecte aldigim 2 paket sigara butcemi ve yaptigim hesaplari oldukca bozdu yani:)
Neyse gelelim konumuza. Petek ile birlikte Melbourne'e gitmek uzere ic hatlardan giris yaptik ve bir polis kibarca beni durdurup daha once bu tarz bir uygulama yapilmadiysa elimde ki kagidi dikkatlice okuyun lutfen dedi. Kagitta uzerimde uyusturucu madde var ise bulundugu taktirde tutklanacagim tarzinda tedirgin edici cumleler yaziyordu. Daha once Kolombiya'da liman girisinde bana bu tarz bir uygulama yapmislardi. Kokain kalintilari aramak icin elimi ayakkabilarimi ve kredi kartlarimi wiperlarla silip teste sokmuslardi ama bu deneyimimden o anda adama bahsetmenin cokta akillica olmayacagina karar verdim ve ok no problem diyip ustaca ellerimi uzattim. Adam ise elini veren kolunu kaptirir lafini bizim atalardan duymus ve iyice sindirmis olsa gerekki elindeki wiperla pi popomu silmedigi kaldi...Neyse adimi temize cikartip kokainman gorunusum olsa dahi tertemiz oldugumun verdigi gururla Melbourne'e dogru Jetstar ucagima binip uzaklastim...
Donuste bu olayi tamamen unutmustum ki Sydney girisinde bu sefer bir kadin polis elinde ayni kagitla bana yaklasirken...Ohh come onnn" dedim icimden. Petek bu esnada neden hep ben kokain testine giriyorum da ona kimsecikler birsey sormuyor, ondan neden suphelenilmiyor acaba diye biraz icerledi sanirim, yeteri kadar kokainman gozukmedigi icin mahsun kaldi belkide o kismini bilmiyorum fakat ben basima neler gelecegini bilerek silinmesi gereken her yerimi usulca kadin polise dogru uzatip sonrada am i clear diyerek havali havali mekandan uzaklastim...
Eeee allah bir yerden veriyor iste:) benimde bole bir durusum var napiim
April 23, 2010
Ben aslinda sarisin mavi gozlu bir sorfcuyum
Evet arkadaslaaaar, gormemis Avustralya'ya giderse facebook olsun twitter olsun blog olsun saldiriyor. Ama napican gormemistim, iste gordum...
Havanin da 28 derece olmasi itibariyle ilk gunden bi daha bu hava bulunmaz, Nisan sonunda diyerek (bunu Petek'lerin is arkadasindan caldim...Nisan sonunda... bu hava bulunmaz, hani kis oluyo, hani guney yarim kure. Anladin sen...)kendimi Bondi Beach'e attim. Elizabeth Street'ten 333'e biniyosun hooop plajdasin.
Hemen mayomu giydim ve serildim kumlara. Denize girip dalgalarda falan oynadim...Sonra bir kafa mi cevirdim ki yarim metre kadar yan tarafimdan havali havali surfcu cocuklar gecmeye basladilar...Bense o ana kadar dalgalarda ordan oraya sicrarken cok cool oldugumu dusnuyodum.
Sonra sinirlendim ve cikip bi sigara yaktim...Ben kucukken Kartal semtinde, ici bos olan sus havuzunda salak salak kose kapmaca oynarken bu cocuklar 14 yasindan beri havali havali surf yapiyorlar ve Bondi Beach'in kumlarinda ordan oraya kollarinda mp3 playerlari takili kosusturup spor yapiyorlardi...Hepsinin sirtindan bile gorunen karin kaslari ve takriben 3 metre omuzlari vardi. Sarisin dalgali sacli bu cocuklar birde mavi gozlu idi genellikle...Kendimi kotu hissettim...En son kendimi Barcelona'da ciplaklar plajinda guneslenirken yanima Brezilyali bir zenci havlusunu serdiginde bu kadar kotu hissetmistim...
Sonra kararimi verdim. En kisa zamanda denize girilebilen sicak bir Avrupa ulkesi sehrine yerlesecegim ve is cikislari surf yapip i-podumla kumsalda kisa tenis sortlariyla ordan oraya kosacarak vucudumu sergileyecegim...Bakin yaziyorum buraya, 30'uma gelmeden ben de genis omuzlu, karin kasli sarisin ve mavi gozlu bir sorfcu olucam ve havali havali dalgalarda bogusacagim...
Havanin da 28 derece olmasi itibariyle ilk gunden bi daha bu hava bulunmaz, Nisan sonunda diyerek (bunu Petek'lerin is arkadasindan caldim...Nisan sonunda... bu hava bulunmaz, hani kis oluyo, hani guney yarim kure. Anladin sen...)kendimi Bondi Beach'e attim. Elizabeth Street'ten 333'e biniyosun hooop plajdasin.
Hemen mayomu giydim ve serildim kumlara. Denize girip dalgalarda falan oynadim...Sonra bir kafa mi cevirdim ki yarim metre kadar yan tarafimdan havali havali surfcu cocuklar gecmeye basladilar...Bense o ana kadar dalgalarda ordan oraya sicrarken cok cool oldugumu dusnuyodum.
Sonra sinirlendim ve cikip bi sigara yaktim...Ben kucukken Kartal semtinde, ici bos olan sus havuzunda salak salak kose kapmaca oynarken bu cocuklar 14 yasindan beri havali havali surf yapiyorlar ve Bondi Beach'in kumlarinda ordan oraya kollarinda mp3 playerlari takili kosusturup spor yapiyorlardi...Hepsinin sirtindan bile gorunen karin kaslari ve takriben 3 metre omuzlari vardi. Sarisin dalgali sacli bu cocuklar birde mavi gozlu idi genellikle...Kendimi kotu hissettim...En son kendimi Barcelona'da ciplaklar plajinda guneslenirken yanima Brezilyali bir zenci havlusunu serdiginde bu kadar kotu hissetmistim...
Sonra kararimi verdim. En kisa zamanda denize girilebilen sicak bir Avrupa ulkesi sehrine yerlesecegim ve is cikislari surf yapip i-podumla kumsalda kisa tenis sortlariyla ordan oraya kosacarak vucudumu sergileyecegim...Bakin yaziyorum buraya, 30'uma gelmeden ben de genis omuzlu, karin kasli sarisin ve mavi gozlu bir sorfcu olucam ve havali havali dalgalarda bogusacagim...
Sydney'e 20 saat nasil uculur
Eveeet vizeydi ucakti yanardag patlamasiydi derken bendeniz Allah'in izniyle besmele cekerek Birlesik Arab Emirliklerinin nadide havayolu Eyhiyad check-in bolumune ulastim gectigimiz aksam.
Dakika bir gol bir sayin seyirciler. Koltugumda bir double-book durumu siz konusu idi. Allah yaratti demeden bu kutsal havayolu ile kavga etmeye hazirlanirken. Karisikliktan dolayi cok ozur dileriz sizi First Class ile ucuracagiz biletinizi upgrade ediyoruz cumlesini ilk bir kac saniye algilayamayip halaa kotu bir sey diyor zannettim kadin.
O saniyeden itibaren yeni kimligime burunmustum. Avustralya'ya isi geregi cok sik ucmak zorunda olan ve tabiki her seferinden 1st Class'ta ucan mavi adidas esofmanli bir is adamiydim. Kontuarlar acildiginda pacoz economy class biletliler binsin diye kenarda bekledim. halk arasina karisacak halim yoktu ya...O ne kalabalik ole, 20 saatlik ucus nasil economy ile uculur aklim almiyo bakislarimla kenardan insanlari suzuyordum.
Oturma grubu buyuklugundeki ayni zamanda yatadabilen koltuguma oturdugumda hostesi cagirip economy ile arada ayirma gorevi goren perdeyi kapatmasini rica ettim "insan ve ucuz parfum" kokularina tahammul edemiyordum. Hemen bir sarap soleyerek sakinlesmeye calistim.
Neyse iste ondan sonrasi bildiginiz gibi..tabi First Class ile uctuysaniz...sicak havlular mi dersin sampanyalar mi dersin uyurken ustumu ortmeler mi dersin...
Abu Dhabi'ye nasil geldim anlamadim vallahi.
Abu Dhabide malesef bu sorunu duzeltip gercegi suratima gul suyu gibi carptilar ve ait oldugum segmente geri donup 14 saatlik Sydney ucusumu beklemeye basladim...Olaylar zinciride burada cereyan etti.
Bendeniz havaalaninin altini ustune gitirip 14 sata ucacak diye her gordugum sigara icme kabininde sigara icerken bir yandanda Arab erkeklerinin giydigi beyaz carsaflarin ne kadarda rahat olabilecegini dusunup havaalaninda bir tanede kendime alirmiyim acaba diye arastirma yapmaya basladim. tabii ki almadim, ote yandan gozleri bile pece ile kapali simsiyah yuruyen leke seklindeki kadinlarin iclerinde ne var acaba diye tahmin yurutmeye calisiyordum. Bir tanesi sigara odasinda pecesini aralayip sigarasini yakarken tutasacak sandim ve cok korkum. Bu esnada kendisinin dudagini gordum...cok tahrik ediciydi...artik gunahi onun boynuna. Bir genc erkegin onunde pecesini aralayip dudagini gosterebilecek kadar ahlaksiz bir kadindi anlayacaginiz.
Sydney ucusu anons edildi ve yerimi almamla birlikte arkamda bir Arab veleti oldugunu farkettim..3 yaslarinda ve koltugumu arkadan tekmeliyordu. 2. Dakikada koltuga tirmanmak suretiyle arkami donup ingilizce konusabilen annesini. You know what? we are going to fly 14 hours and be sure that i wont let him to kick my seat all way long. So do what ever you need to do, he is in your responsibility" seklinde tum edepsizligimle bagirdim ve kadini soka soktum. Yol boyunca bir kac kez uyarilarimi unutan cocuga ise en sonunda koltugun arasindan kolumu sokup bacagini cimciklemekle birlikte en buyuk gozdagini vermis oladum. Bu hareketi yaptiktan sonrada annesine sikiyosa bana bir laf sole bakisimi firlattim ve sanirim cocugu yeteri kadar korkuttumki bir daha tekmeleyemedi.
Ayni kadin Sydney'de Customs kuyrugunda onume denk gelip 83 bavulunu toparlamaya calisrken ve bir yandanda veledi ciyak ciyak aglarken son darbemi yaptim ve " I couldnt get rid of you since Abu Dhabi" diye bagirip bavullarini yikmak suretiyle sirada kadinin onune gectim.
Gelin gorun ki tum sinirimi ucakta birakarak guzel tatilimin ilk dakikasina havaalaninin kapisinda cikmamla birlikte start verdim...
Sydney anilarimi blogdan takip edebilirsiniz ama ben simde havanin 28 derece olmasindan oturu mayomu giyip Bondi beach'e gidiyorum ve o kadar acelem varki donup imla kontrolu yapmak icin yazimi bir kez daha okumayacagim bile...Keza okusamda gormuyorum:)
Dakika bir gol bir sayin seyirciler. Koltugumda bir double-book durumu siz konusu idi. Allah yaratti demeden bu kutsal havayolu ile kavga etmeye hazirlanirken. Karisikliktan dolayi cok ozur dileriz sizi First Class ile ucuracagiz biletinizi upgrade ediyoruz cumlesini ilk bir kac saniye algilayamayip halaa kotu bir sey diyor zannettim kadin.
O saniyeden itibaren yeni kimligime burunmustum. Avustralya'ya isi geregi cok sik ucmak zorunda olan ve tabiki her seferinden 1st Class'ta ucan mavi adidas esofmanli bir is adamiydim. Kontuarlar acildiginda pacoz economy class biletliler binsin diye kenarda bekledim. halk arasina karisacak halim yoktu ya...O ne kalabalik ole, 20 saatlik ucus nasil economy ile uculur aklim almiyo bakislarimla kenardan insanlari suzuyordum.
Oturma grubu buyuklugundeki ayni zamanda yatadabilen koltuguma oturdugumda hostesi cagirip economy ile arada ayirma gorevi goren perdeyi kapatmasini rica ettim "insan ve ucuz parfum" kokularina tahammul edemiyordum. Hemen bir sarap soleyerek sakinlesmeye calistim.
Neyse iste ondan sonrasi bildiginiz gibi..tabi First Class ile uctuysaniz...sicak havlular mi dersin sampanyalar mi dersin uyurken ustumu ortmeler mi dersin...
Abu Dhabi'ye nasil geldim anlamadim vallahi.
Abu Dhabide malesef bu sorunu duzeltip gercegi suratima gul suyu gibi carptilar ve ait oldugum segmente geri donup 14 saatlik Sydney ucusumu beklemeye basladim...Olaylar zinciride burada cereyan etti.
Bendeniz havaalaninin altini ustune gitirip 14 sata ucacak diye her gordugum sigara icme kabininde sigara icerken bir yandanda Arab erkeklerinin giydigi beyaz carsaflarin ne kadarda rahat olabilecegini dusunup havaalaninda bir tanede kendime alirmiyim acaba diye arastirma yapmaya basladim. tabii ki almadim, ote yandan gozleri bile pece ile kapali simsiyah yuruyen leke seklindeki kadinlarin iclerinde ne var acaba diye tahmin yurutmeye calisiyordum. Bir tanesi sigara odasinda pecesini aralayip sigarasini yakarken tutasacak sandim ve cok korkum. Bu esnada kendisinin dudagini gordum...cok tahrik ediciydi...artik gunahi onun boynuna. Bir genc erkegin onunde pecesini aralayip dudagini gosterebilecek kadar ahlaksiz bir kadindi anlayacaginiz.
Sydney ucusu anons edildi ve yerimi almamla birlikte arkamda bir Arab veleti oldugunu farkettim..3 yaslarinda ve koltugumu arkadan tekmeliyordu. 2. Dakikada koltuga tirmanmak suretiyle arkami donup ingilizce konusabilen annesini. You know what? we are going to fly 14 hours and be sure that i wont let him to kick my seat all way long. So do what ever you need to do, he is in your responsibility" seklinde tum edepsizligimle bagirdim ve kadini soka soktum. Yol boyunca bir kac kez uyarilarimi unutan cocuga ise en sonunda koltugun arasindan kolumu sokup bacagini cimciklemekle birlikte en buyuk gozdagini vermis oladum. Bu hareketi yaptiktan sonrada annesine sikiyosa bana bir laf sole bakisimi firlattim ve sanirim cocugu yeteri kadar korkuttumki bir daha tekmeleyemedi.
Ayni kadin Sydney'de Customs kuyrugunda onume denk gelip 83 bavulunu toparlamaya calisrken ve bir yandanda veledi ciyak ciyak aglarken son darbemi yaptim ve " I couldnt get rid of you since Abu Dhabi" diye bagirip bavullarini yikmak suretiyle sirada kadinin onune gectim.
Gelin gorun ki tum sinirimi ucakta birakarak guzel tatilimin ilk dakikasina havaalaninin kapisinda cikmamla birlikte start verdim...
Sydney anilarimi blogdan takip edebilirsiniz ama ben simde havanin 28 derece olmasindan oturu mayomu giyip Bondi beach'e gidiyorum ve o kadar acelem varki donup imla kontrolu yapmak icin yazimi bir kez daha okumayacagim bile...Keza okusamda gormuyorum:)
April 08, 2010
Taksiiiii
Bendeniz hayatinin buyuk bir bolumunu ailesinin yaninda Kartal semtinde gecirmis biri olarak yolda zaman kaybetmeye tahammulsuzlestim. Bir yerden bir yere artik en kisa mesafeden ve en hizli sekilde nasil gidiliyorsa o sekilde gidiyorum. E tahmin edersinizki bu kumardan ickiden karidan daha pahaliya patlayan luksum yuzunden afedersiniz solemesi ayip CEO maasimin yarisini taksi soforlerine bagisliyorum. Ama bu daha oncede bahsettigim gibi genetik bir ozellik. Taksiciler dernegi yakindan aile heykelimizi dikerlerse hic sasirmayiniz.
Taksi ile yolculuk yapmanin gidecegin yere hizli varmaktan baska ozellikleri de var. Hayata ve yurdum insanina dair o kadar cok detay ve hatta luzumsuz bilgi ogreniyorsunuz ki…
Daha once trenler icin bir kullanma klavuzu yazmistim. Bu sefer ise nasil ve hangi taksiye binilir basiniza neler gelir isimli yazimi yayinliyorum. Emin olun cok ogretici olacak ve ileriki senelerde ilk okulda hayat bilgisi derslerinde sansurlenerek ogretilecek eniklere…
Taksiciler cok konusmayi seven bir insan turudur, hele hele biraz yem verirseniz mahvoldunuz demektir. Haftada ortalama 4 kere uzun mesafe taksiye binen biri olarak son bir aydir binmeden once sofor secmeye basladim ben, tipe gore az cok analiz yapabiliyorsunuz proflastiginiz asamada.
Yasli taksiciler: Bu tur genelde ev hayataindan karisindan cocugundan bunalmis, en az 3 cocugu ve 1 torunu olan, zaman zaman tespih tasiyabilen veya cevirmekten yoruldugu zamanlarda vites ya da silecek koluna tespihini takan amcalardir. Bindigin andan itibaren o gunki hava durumu yada guncel ekonomi haberleri hakkinda konusmaya baslarlar ve kendi garip cocuklarini sizinle kiyaslarlar, bir anda yaz doneminde adanaya pamuk toplamaya giden ailesinden bir birey ile kiyaslanabilir ve tum aldiginiz egitim ve birikiminizin bosuna oldugu gercegi ile karsilasabilirsiniz. Arkaya oturup muzik dinlemek kar etmez cunku bu amcalar henuz o teknoloji ile karsilasmamistirlar ve algilamazlar.
Cok genc soforler: taksilerine mavi isik ve ses sistemi taktirirlar, yorgun argin evinize gitmek isterken en adi gece kuluplerinde bile senelerdir calismayan sarkilar dinlemek durumunda kalirsiniz ve siz de genc oldugunuz icin o muzikten cok keyif alacaginizi koltukta tepim tepim dans edeceginizi hayal ederek sesini daha da acarlar. Minimum 120 ile gitmek ve olmayacak trafik ihlalleri yapip makaslar atmak bir ritueldir. Bu sayede takside baslayan dostlugunuz bir omur boyu surecegini ve hafta sonu bulusum taksime akacaginizi dusunebilirler.
Dindar soforler: Taksiye bindiginiz anda sizden bir onceki musterinin Hz Muhabbed SAV oldugunu dusunduren cinsten olan bu taksilere bismillah cekerek binilir. Siz cekmesenizde sizin yerinize soforunuz ceker. Aracin her yeri Kurandan bolumler ile kaplidir ve Gul suyu ikrami bile yapilabilir. Dini bir radyp kanali vardir her zaman o aciktir ve o radyoda konusan kutsal programci arapca onaylanir. Evinize allah katinda ucarak varirsiniz, guvenli bir yolculuk sizi bekler. Arabadan tum gunahlarinizdan arinarak inersiniz.
Dertli soforler: bunlar genelde arac sahibi olmayip aracin esas sahibi olan patronlarindan ve aracin eskiliginden dert yanarlar. Siz her zaman o gunki ilk musterisinizdir ve siftahi yapiyorsunuzdur. Bu sahsen benim en sevmedigim turdur…
Sapik taksiciler. Bunlar 30 larinda olmasina ragmen 10 seneden fazladir soforluk yapmis ve takside her turlu zevki tatmis gormus gecirmis kisilerdir. Muhabbet merhaba nereye gidiyoruzdan sonra, gecenlerde bir hatun bindi, parasi cikismadi cektik kenara bir sakso yapti ( solemesi ayip) boyutuna kadar gidebilir. Dikkat edilmelidir bu tur gerrcekten takside her turlu zevki tatmissa geleceginiz yere vardiginizi soleyip inemelisinizdir.
Gorev aski ile yanan taksi soforleri: Sizin caniniz iki kelam etmek isterse bile size pas vermeyen, genelde takim elbiseli tiplerdir. Isler yolunda iken ozel bir holdingte bir is adamina soforluk yapan ama sonrasinda bir sebepten isi birakip taksi soforlugune gecen ama o sendromu atlatamamis soforlerdir.
Dahada detaylandirabileceginiz bu liste uzayip gider…teknoloji manyaklari: arabalarina plazma tv hatta PS takanlar, Arabasini bara cevirenler ve kahve cay cola ikrami yapanlar, sizin cok taksiye bindiginizi anlayip ozel taksiniz olmakta israr edenler,…
Benden size tavsiye yurdum insanini en iyi tanimak icin tren otobus metro vapor ve taksiye mutlaka sik periodlarda binin ve bu degerli zamani muzik dinleyerek mahvetmeyin. Keza size cok malzeme cikacak. Benden garanti
Iyi yolculuklar
Taksi ile yolculuk yapmanin gidecegin yere hizli varmaktan baska ozellikleri de var. Hayata ve yurdum insanina dair o kadar cok detay ve hatta luzumsuz bilgi ogreniyorsunuz ki…
Daha once trenler icin bir kullanma klavuzu yazmistim. Bu sefer ise nasil ve hangi taksiye binilir basiniza neler gelir isimli yazimi yayinliyorum. Emin olun cok ogretici olacak ve ileriki senelerde ilk okulda hayat bilgisi derslerinde sansurlenerek ogretilecek eniklere…
Taksiciler cok konusmayi seven bir insan turudur, hele hele biraz yem verirseniz mahvoldunuz demektir. Haftada ortalama 4 kere uzun mesafe taksiye binen biri olarak son bir aydir binmeden once sofor secmeye basladim ben, tipe gore az cok analiz yapabiliyorsunuz proflastiginiz asamada.
Yasli taksiciler: Bu tur genelde ev hayataindan karisindan cocugundan bunalmis, en az 3 cocugu ve 1 torunu olan, zaman zaman tespih tasiyabilen veya cevirmekten yoruldugu zamanlarda vites ya da silecek koluna tespihini takan amcalardir. Bindigin andan itibaren o gunki hava durumu yada guncel ekonomi haberleri hakkinda konusmaya baslarlar ve kendi garip cocuklarini sizinle kiyaslarlar, bir anda yaz doneminde adanaya pamuk toplamaya giden ailesinden bir birey ile kiyaslanabilir ve tum aldiginiz egitim ve birikiminizin bosuna oldugu gercegi ile karsilasabilirsiniz. Arkaya oturup muzik dinlemek kar etmez cunku bu amcalar henuz o teknoloji ile karsilasmamistirlar ve algilamazlar.
Cok genc soforler: taksilerine mavi isik ve ses sistemi taktirirlar, yorgun argin evinize gitmek isterken en adi gece kuluplerinde bile senelerdir calismayan sarkilar dinlemek durumunda kalirsiniz ve siz de genc oldugunuz icin o muzikten cok keyif alacaginizi koltukta tepim tepim dans edeceginizi hayal ederek sesini daha da acarlar. Minimum 120 ile gitmek ve olmayacak trafik ihlalleri yapip makaslar atmak bir ritueldir. Bu sayede takside baslayan dostlugunuz bir omur boyu surecegini ve hafta sonu bulusum taksime akacaginizi dusunebilirler.
Dindar soforler: Taksiye bindiginiz anda sizden bir onceki musterinin Hz Muhabbed SAV oldugunu dusunduren cinsten olan bu taksilere bismillah cekerek binilir. Siz cekmesenizde sizin yerinize soforunuz ceker. Aracin her yeri Kurandan bolumler ile kaplidir ve Gul suyu ikrami bile yapilabilir. Dini bir radyp kanali vardir her zaman o aciktir ve o radyoda konusan kutsal programci arapca onaylanir. Evinize allah katinda ucarak varirsiniz, guvenli bir yolculuk sizi bekler. Arabadan tum gunahlarinizdan arinarak inersiniz.
Dertli soforler: bunlar genelde arac sahibi olmayip aracin esas sahibi olan patronlarindan ve aracin eskiliginden dert yanarlar. Siz her zaman o gunki ilk musterisinizdir ve siftahi yapiyorsunuzdur. Bu sahsen benim en sevmedigim turdur…
Sapik taksiciler. Bunlar 30 larinda olmasina ragmen 10 seneden fazladir soforluk yapmis ve takside her turlu zevki tatmis gormus gecirmis kisilerdir. Muhabbet merhaba nereye gidiyoruzdan sonra, gecenlerde bir hatun bindi, parasi cikismadi cektik kenara bir sakso yapti ( solemesi ayip) boyutuna kadar gidebilir. Dikkat edilmelidir bu tur gerrcekten takside her turlu zevki tatmissa geleceginiz yere vardiginizi soleyip inemelisinizdir.
Gorev aski ile yanan taksi soforleri: Sizin caniniz iki kelam etmek isterse bile size pas vermeyen, genelde takim elbiseli tiplerdir. Isler yolunda iken ozel bir holdingte bir is adamina soforluk yapan ama sonrasinda bir sebepten isi birakip taksi soforlugune gecen ama o sendromu atlatamamis soforlerdir.
Dahada detaylandirabileceginiz bu liste uzayip gider…teknoloji manyaklari: arabalarina plazma tv hatta PS takanlar, Arabasini bara cevirenler ve kahve cay cola ikrami yapanlar, sizin cok taksiye bindiginizi anlayip ozel taksiniz olmakta israr edenler,…
Benden size tavsiye yurdum insanini en iyi tanimak icin tren otobus metro vapor ve taksiye mutlaka sik periodlarda binin ve bu degerli zamani muzik dinleyerek mahvetmeyin. Keza size cok malzeme cikacak. Benden garanti
Iyi yolculuklar
Subscribe to:
Posts (Atom)