May 17, 2010

Bodrum'da Bir Kose Yazari

Insanlarin neden Mayis ve Ekim aylarinda Bodrum’a gelip kafa dinlediklerini, neden yazarlarin alakasiz aylarda yazlik evlerine kapandiklarini ve yaslandiktan sonrada bu tarz yerlere yerlesme karar verdiklerini son 2 gundur cok iyi anliyorum. Sahsen ben cok urban bir sehirde ( kesinlikle Istanbul degil) Sehir merkezinde ki (china Town tarzi bir yerde olabilir) local bir bar yada Pub’da sarap icerek yaslanip oralarda olecegimi hayal ediyorum ama yine de anliyorum Bodrum Marmaris Datca gibi yerlerde yaslilarin neler yaptigini…
Bende bugun havanin bulutlu olmasini firsat bilerek uzun zamandir ihmal ettigim blogum icin bir kac karalama yapmaya karar vermisken aslinda bir adim daha ileri gidip aslinda yerel bir gazete de falan ufak bir kosemin olmasini istedigime karar verdim. Hic bir sey uzerine yazacagim, belli bir konuya odaklanamam, sehir ve gezi yazisi yazmak icin hele asla kasamam kendimi…Her cafeye gidip arsiz gorgusuz gelen yemeklerin fotoraflarini cekip at gotten her mekani ovmekle de ugrasmam. Ama cok zorlarlarda Haydar Dumen ya da Guzin Abla tarzinda Levent Abi diye bir kose yapabilirim. Ama ilk hedefim hicbirsey hakkinda yazdigim haftada bir bana ait olan tek sutun bir kose.
Ya da mesela sadece sikayet etsem, cok yoruldum, cok calistim, Istanbul cok kalabalik yolda cok zaman kaybediyoruz…Her hafta bir seyden sikayet etsem cok huysuz bir kose olsa orasi. Sonra da ufak bir kitap denemesi yapsam, Mesela banu’nun su anda satomuzda yaziyor oldugu Altin Kitabinda ki seker hastasi kucuk kizin ergenlik cagina geldigindeki halini kitaba alsam. Hastaligi ile bas etmeyi ogrenmis Altin Cilegi bulmus ama yememis, Ergenlik cagina gectiginde asik olmus, ama cocuk kendisinden buyuk, Altin Cilegi arayan kizin ilk cinsellik deneyimi, ergenlik sorunlari ve sivilcelerini anlatan bir dram yazsam mesela…ama once ilk adim…once yerel gazetedeki kosem ile ilgilenmeliyim
Bu kose bana verildigi gun havalara girip Bodrum ya da Datca da ufak bir yazlik alip mayis aylarinda haftalik kosey yazilarimi yazmak uzere bu mekana cekilip aksamlari kahvehanelere gidip yasli amcalarla tavla oynayabilir, balikcilarla arkadas olup balik tutmaya gidebilir, sabah 6 da kalkip yasli teyzelerle “Ayyy 9 dan sonra cok sicak oluyor disari cikilacak gibi degil” diyerek yuruyuse cikabilirim. Gun icinde ki en heyecanli aktivitem ise Migtosa hatta Tansas’a Migrosta degil’ giderek alisveris yapmak ve sitenin ucretsiz servisi ile evime donmek olabilir.
Cok yazdim gozlerim agridi…yaslandim ben vallahi yaslandim

12 Adalar Savasi

12 Adalari geri istiyorum…

Su anda tam karsimda Kos adasi var, Kusadasindaki yazligin tam karsisinda Samos ya da Sisam nam-i digger…

Kos adasindaki arabalari goruyorum ben oturdugum yerden Turkiye’den…Ama o gordugum arabalara binebilmek icin once bir takim belgeler hazirlayip Konsolosluga basvurmam, dunya kadar para harcamam ve belirledigim tarihlerde girip cikacagima dair yemin edip Incil’e el basmam falan gerekiyor. Akyarlar’dan Gumbet’ten falan yuzerek biraz acilsan Yunan sularina gectiniz diye sahil guvenlik geliyor. Olmaz boyle sey, o adalar bence zaten nezaketende olsa bize iade edilmeliymis, sizing topraklara cok yakin alamayiz bunu falan denmeliymis. Ben olsam utanir geri verirdim heralde daha neler artik diyip.

Bence savas acmaliyiz, 12 Adayi geri alma savasi…Ama bildigimiz savaslardan olmasin, onlar cok sikici zahmetli ve kanli. Ama mesela “laf savasi” acabiliriz. Hududta bulusup Yunanlarla Turkler elleri belinde laf dalasina girse, cevap vermek icin 5 saniye kadar bekleyen, yada sanane ben ole istiyorum yok yaa banana gibi kacamak cevaplar veren elense. Savasi kaybetse. Belden asagi serbest, laf savasinda kuralmi olurmus Allah ne verdiyse artik. Bu savasin egitimi icin askere gidebilirim mesela, ama muhtemelen egitici olarak giderim. Bu konuda guvenim sonsuz. Cok iyi bir komutandan egitim aldim. Sertac Komutan, eksik olmasin hic bir konuda altta kalmayacak sekilde egitti bizi.

Benden size garanti Laf savasi acarsak 12 Adayi geri aliriz. Ekip: Sertac Kumandan yonetiminde Levent Dokuzer, Peket Guner, Banu Tuncag (ona dab u konuda ailece guvenimiz sonsuz) Kuzenlerden Ceren ve Ebru, Birde aski-I memnu dan Bihterle Firdevsi aldikmi eski Osmanli’nin yukselis donemindeki toprak sahamiza 1 haftada ulasmazsak bende Levent’degilim…ben size savasmayi degil, laf yaristirmayi emrediyorum…Levent Dokuzer

Varosluk Diz Boyu

Bu blog yazimi size Bodrum/Akyarlar’dan oldukca yuksek bir tepeden 180 derece deniz manzarasi olan bir teras ve set ustu bir havuzun kenarindan yaziyorum. Avustralya’dan doner donmez bir Bodrum tatilide neyin nesi oluyor diye dusunebilirsiniz! Ama aslinda bu yilbasi icin aldigim ve iptal olan programimin degistirilmis ucak bileti idi ve emin olun ki aslinda Avustralya yorucu bir tatildi, hele ki uzun tatiller donusunde biriken isler tatil donusu ilk gun yaptiginiz tum tatili unutturuyor. Baska ic dinamikler de var yorucu ama o konular blogumun genel konseptinden oldukca uzaktalar, su anda Akyarlar’da olan bendenizden de oldukca uzaktalar…
Dedim ya yilbasi programim iptal olunca bilet tarihimi degistirmistim diye. Kendimden 100% emin sekilde bilet tarihimi 14 Mayis Istanbul Bodrum – 16 Mayis Bodrum – Istanbul olarak degistirmistim. %100…suphesiz. O kadar emindimki 13 Mayis aksam ustusune kadar biletime bakmamistim bile. Hayatta bir cok seyden oldukca eminim zaten…
Gelin gorunki ucak biletim 7 mayis Istanbul-Bodrum 9 Mayis Bodrum – Istanbul imis. Acaba gecen Cuma sabahi Bodruma gidenler ah nerde kaldi bu Levent Bey acaba basina bir sey mi geldi diye meraklanmislar midir?
Icsel bir break down yasayan bendeniz Cuma gununu zaten izin almis ta olmanin verdigi psikoloji ile Cuma ise gidemeyecegime de en az ucak biletimin 14 mayis’ta olduguna emin oldugum kadar emindim. Dolayisiyla bu Bodrum gidisini gerceklestirmek uzere tum havayollarini ayaga kaldirdim ama maddi durum ikinci bir ucak bileti almaya izin vermedi. Otobus firmalari ise saskinlik verecek sekilde tek bir koltuk kalmamacasina hinca hinc dolmustu.
Bole durumlarda insane hincini ailesinden cikartir. Bende tum sinirimi annemden cikartip telefonumu kapattim is cikisi…19:00’a kadar deadline tarihi 3 gun oncede kalan islerimi toparlamaya calistim. Annemide tekrar arayip asla gitmiyorum ben dedim butun 3 gun boyunca evde oturup bir karton sigara ve siselerce icki icecek kilolarca cips ve kuruyemis yiyecektim.
Bostanci’ya geldigimde saat 20:30’du eve girmeden seytan durttu ve yanyana duran Ulusoy-Varan ofislerine hadi bir gireyim de sorayim dedim. Ulusoy’dan red cevabi alan bendeniz Varan’da rezervasyonu iptal edilmis 27 numarali koltugu gorunce hadi dedim…Gitmen lazim yoksa planladigin haftasonu tatiline gidememenin verdigi agir psikoloji ile iyice sacmalayacaksin. Satin aldigim biletin otobusune bavulumu toplayip yetisebilmek icin tam 1 saatim vardi. Sikintidan gun icinde 1 paket sigara icmip olan bendeniz eve kosarken biraz daha yaslandigimda neye benzeyecegimi canlandirdim gozumde. Dur evladim surda iki dakka dinleneyim dedim yari yolda…Sonra devam..ne bulduysam bavula ve taksiyle otogara.
Taksiciye 8 dakikalik yolda is, ozel hayat, is gecmisim, aile, tatile nereye gittigim ne amacli gittigim hatta Avustralya tatilim dahil olmak uzere tum hayatimi ozetledim. O anda belki lap topim yanimda olsa bir Power Point sunumla bile sunabilirdim bunu…kismet iste…
12 saatlik Bodrum Turgutreis yolculugum sonunda dusundugum tek sey vardi. 3 gun icin Bodruma 12 saat otobus yolculugu yapilabiliyor cunku Bodrum yakin. Peki 3 gun icin 12 saat ucak yolculugu yapilaz mi? Mesela ben 3 gun icin tam 12 saat suren bir Cape Town yolculugu yapamazmiyim? Persembe gecesi burden Cape Town’a Pazar gecesi Cape Town”dan istanbula…Neyse bunu da dusunucem…
Bu yolculuk sonunda yazinin basinda bahsettigim noktaya Yukseklerdeki yeni devremulkumuzun teras noktasina ve Muttesem manzarali havuzunun kenarina ulastim. Tek bir eksikle…MAYO.
Kisa surede bavula ne bulduysam koyan bendeniz…ki buna yuz temizleme jelinden 3 gunluk tatilde sik bir yere gidersem diye yanima aldigim gomlek..hatta ve hatta dis beyazlatma tozum bile dahil…mayo almayi unutmusum. Mayo alinacak en yakin yer ise 20 dakika mesafede.
Ic camasirlarima para harcamaktan hic kacinmamisimdir. Severim ic camasiri almayi, renkli desenli likrali bol slip boxer bir suru ic camasiri alirim her gittigim yerden. Haftada sekiz kere farkli insanlarla sex yapan bir sex machine oldugumdan degil ama severim. Yazinin nereye gittigini tahmin ettiniz siz…
Zaten mayis ayi olmasindan oturu 1-2 kisi olan havuzun kenarinda son derece sexi ve mayo kumasina yakin bir kumastan olan likrali dar siyah boxerimla beliriverdim. Adeta Italya’dan Antalya’ya gelen ve halk plajindan denize giren Napoli’li turistler gibiydim. Popomda sexy falan yaziyor olsaydi tam olacakti. Ilk basta cekingen olan bendeniz 20 dakika kadar sonra baliklama atlamalarmi dersiniz, ters kulac yuzmelermi derseniz, ole rahattim ki aslinda ciplak ta yuzebilecek rahatliga gelmistim ama merak etmeyin o kadar ileri gitmedim. Onun yerine aksam ustu Turgutreise inip kendime hazir bu Napolili italyan turist moduma girmisken Lila rengi kisa bir mayo aldim… Lila li la la Lila Li lala sarkisini soyleyerek bu yazimida havuza girmek uzere burada sonlandiriyorum.
Cunku varosluk diz boyu…

May 03, 2010

Steward Levent

Son zamanlarda biraz ucar oldum...

Istanbul'dan Sidney'e olan yolculugum Havaalaninda yapilan bir double book hatasi yuzunden oldukca keyifli basladi. Biletim Coral Economy'den First Class'a upgrade edilip birde saka yapar gibi bu hata icin ozur dilediler benden...Hic sorun degil gercekten

First Class biletime kisa surede uyum saglayadim ve bir kenara cekilip ucuz economy sinifindan bilet alan halkin ucaga girmesini gozlemledim. Her yere ucuz parfum ve ter karisimi igrenc bir koku hakimdi. First Class yatakli koltuguma oturdugumda tek dilegim Economy ile First Class'i ayiran perdenin kapanmasi ve hemen sampanya servisinin baslamasiydi...Cheese selection sparisimi de verdikten sonra zaten uyuya kalmisim.

Birlesik Arap Emirlikleri'nde bir muddet alisveris yaptiktan sonra uzun ama rahat bir ucusla Sidneye vardim. Bu yolculugun tek sikici kismi ait oldugum yere yani economy classa donmem ve tam arkama kicina kazik sokuyolarmis gibi bagiran bir veletin oturmasiydi. Daha annesi cocugu susturacak mi diye bekleyip bir firsat bile vermeden koltuga tirmandim ve Look we are going to fly 15 hours and i am not going to let him to screem all the way and kick my seat from behind. so do whatever you want he is in your responsibilty seklinde uzuunca bir ingilizce azar bile cektim. Tabii ki susmayan cocugu Hint okyanusu ustunde bir noktada elimi koltugun arasindan sokmak suretiyle bir kez de cimcirdim ve annesine sikiyosa bir sey soyle bakisi bile attim.... Sonrasinda ucuslarim Sidney - Melbourne - Sidney - Abu Dhabi - Istanbul gibi bir siralamayla gerceklesti ve ortalama 2 haftanin 3 gununu havada gecirdim diyebilirim.

Sidney Abu Dhabi ucusumda ise Statosferde gerceklesen tum gokyuzu olaylarina sahit olan korku dolu bir ucus yasadim. Simsekler ve elektrik yuklu bulutlardan kacmaya calisan ucagimizin pikeler yapisina sahit oldum. Tam dalicam derkeeen pilotumuz once arapca besmele cekip (Ethiyad la uctum)sonra da kemerlerimizi baglayip yerlerimizden kalkmamamizi soyluyordu. Amin

Sidney Abu Dhabi ucusumda ne kadar guzel - yakisikli - sarisin muhtesem insanlar var ise Abu Dhabi -Istanbul ucusumda o kadar esmer cirkin arab sisko yagli sacli insan vardi. Sanli Sidney ucagindakileri kizgin yagda tavadan bir gecirip kizartmissiniz gibiydiler

Bu sabah istanbula varan bendeniz carsamba Izmir'e 14 Mayis cuma ise bodruma ucuyorum...Anlayacaginiz altin bilezigim kolumda...Ben bir Stewardim aslinda

I Have The ATTITUDE

Avustralya TV kanallarindan birinde bir program varmis. Havaalaninda normal gorunumlu genc insanlarin giris ve cikislarda uyusturucu tasirken yakalanislarini ve Custom'dan gecen insanlarin bavullarinda ne sekillerde neler tasidigini guvenlik kamera goruntulerinden birebir gostererek yayinliyorlarmis.

Bendeniz de ilk Sydney girisimde Custom'da ki abilerimizle haddimden fazla sigara tasidigim icin ufak bir tartisma yasasam da bu olay "Napiim be abicim duydum sigaranin paketini 17 dolara satirmussunuz" seklinde icinde bir suru Mate ve man iceren cumle ve omuzlara hafif vurma jestleriye gecistirilip tatliya baglandi. Bu arada evet yanlis duymadiniz bir paket sigata tam 17 Avustralya dolari. Ulkede kaldigim surecte aldigim 2 paket sigara butcemi ve yaptigim hesaplari oldukca bozdu yani:)

Neyse gelelim konumuza. Petek ile birlikte Melbourne'e gitmek uzere ic hatlardan giris yaptik ve bir polis kibarca beni durdurup daha once bu tarz bir uygulama yapilmadiysa elimde ki kagidi dikkatlice okuyun lutfen dedi. Kagitta uzerimde uyusturucu madde var ise bulundugu taktirde tutklanacagim tarzinda tedirgin edici cumleler yaziyordu. Daha once Kolombiya'da liman girisinde bana bu tarz bir uygulama yapmislardi. Kokain kalintilari aramak icin elimi ayakkabilarimi ve kredi kartlarimi wiperlarla silip teste sokmuslardi ama bu deneyimimden o anda adama bahsetmenin cokta akillica olmayacagina karar verdim ve ok no problem diyip ustaca ellerimi uzattim. Adam ise elini veren kolunu kaptirir lafini bizim atalardan duymus ve iyice sindirmis olsa gerekki elindeki wiperla pi popomu silmedigi kaldi...Neyse adimi temize cikartip kokainman gorunusum olsa dahi tertemiz oldugumun verdigi gururla Melbourne'e dogru Jetstar ucagima binip uzaklastim...

Donuste bu olayi tamamen unutmustum ki Sydney girisinde bu sefer bir kadin polis elinde ayni kagitla bana yaklasirken...Ohh come onnn" dedim icimden. Petek bu esnada neden hep ben kokain testine giriyorum da ona kimsecikler birsey sormuyor, ondan neden suphelenilmiyor acaba diye biraz icerledi sanirim, yeteri kadar kokainman gozukmedigi icin mahsun kaldi belkide o kismini bilmiyorum fakat ben basima neler gelecegini bilerek silinmesi gereken her yerimi usulca kadin polise dogru uzatip sonrada am i clear diyerek havali havali mekandan uzaklastim...

Eeee allah bir yerden veriyor iste:) benimde bole bir durusum var napiim

Search This Blog