September 12, 2010

12 Dev Adam


Bugun, futbol ile kiyasladigimizda cok daha ilgili oldugum, takip edebildigim ve severek izledigim Basketbol'da yari final macini Gurkan disinda spor ile son derece alakasiz bir grupla izledik.
Ece, ilk iki ceyrekte (benim deyimimle "yari"... Mesela 3. yari diyebiliyorum, bu durumda bir mac 2 tam oluyor) dergi okudu. Sonlara dogru oda bizim heycanimizla kaptirip ayaklarini altina almak suretiyle bi hareketlendi.
Mac esnasinda sorulan sorular arasinda, farkli yerlerden atilinca farkli puanlamalar mi yapiliyora kadar giden absurd sorlar vardi. Hatta bir ara bir basketbol takimi 11 kisi mi 12 kisi mi diye es vererek dusunulmesi uzerine, U A Dev adam 12 dev adam cevabi verildi.
Basket faul oldugunda serbest atis(ya da vurus) basarisiz olursa atilan basketten alinan puan gerimi iade edilire kadar tartisildi.
Ama olsun, amac ve arzular ayni dogrultudaydi, heycanlanildi ve yer yer ziplanildi. Sonrasinda da hemen caddeye inilip insanlarin korna calmaktan oteye cokta gitmeyen sevinc gosterileri izlendi.
Futbol sevincini aratmayan ( e artik olsun o kadar baket takimimiz ilk defa finale cikiyor) coskulu insanlar takdir edildi. Darisi voleybol, su topu ve buz patenine isallah!!!

September 11, 2010

Yasam Dongusu


Ne zamandir aklimizdaydi su "Yasam Dongusu" sergisine gitmek. Plastinasyon yoluyla donusturulmus 200 kusur adet bagislanmis beden (plastinasyon kelimesini bugun ogrendik ve ilk ve son defa cumle icinde kullaniyor olabiliriz). Body Worlds iceri girdiginiz anda cenin bolumu ile basliyor ve yasliliga kadar gecen surecte neler olup bittiginin ic yuzunu anlatiyor, ic yuzunu derken gercek anlamda...
Her bedeni incelerken ayri bir ozelligi gorme sansiniz oluyor, mesela benim en fazla zaman harcadigim kisim, uretra ve mesane bolumu oldu, benim alt takimlardaki sorunu cozmeye calistim sergide uzun uzun, keza Dr. Gunther von Hagens orada olsaydi kendisinede iki cift lafim olacakti.
Bu anatomik serginin en carpici kismi ise bence bir zavalli kendini bagislamis amcanin tum ogranlarinin 3 boyutlu olarak misinalarla genisletilerek sergilendigi bolumdu. Erkek egemen bedenleri incelerken ayrica gozumden kacmadi, herkes nedense egilip egilip zavalli, olmus ve plastinasyon yontemiyle(2. kez cumlede kullandim) katilastirilmis adamcagizlarin rektum ve penis bolgelerine bakmasiydi:) Hatta kucuk bir kizi en son babasi kolundan cekistirerek bir naasin arkasindan uzaklastiriyordu. Ben simdiden soliyim size, basketci olanin pipisi en buyuk. Tamam?

Gelgeleim, tirnaklarindan kirpiklerine hatta popo killarina kadar muafaza edilmis bu bedenleri incelemek ve kendinizle kiyaslamalar yapmak oldukca zevkli bir o kadarda irite edici, sigara icen ve icmeyen akciger, ulser olmus ve saglikli migde, meme kanserli ve kansersiz meme, prostatli amca, kalca ve diz protezleri, buyumus kalp dalak ve bobrek, degistirilmis kalp kapakcigi, her evrede olmus cenin ve embriyo kesitleri gormek ve onlari incelemek herkesin harci olmayabilir.

Sergi Aralik ayina kadar devam ediyor, tam 26 ogrenci 21 tl, Karakoy Antrepo 3 te ziyaret edebilirsiniz, bence etmelisinizde

PS: minuskusu cok iyi anladim, bildim onu ben

Degisiklikler

Hayatimda bir cok konuda degisiklige(en azindan fikir olarak) gittigim bu donemde, blogumunda sablon ve arka planini degistirmeye karar verdim. Siyah her zaman daha cok sevmisimdir.

August 26, 2010

Herseye Alerjim Var!!!

Herseye Alerjim Var!
Yok yok ironik bir baslik degil. Yine birine dalasmayacagim. Gercekten herseye alerjim var benim. Kucuklukten beri boleydim ben. Bir baslardi burnum akmaya kimse durduramazdi, kis olunca annem usumiyim diye yataga yun bahtaneyi orterdi hapsirmaktan gozlerim siserdi, evde halifleks var diye astim krizi gecirirdim, kedimiz kendisine olan alerjim yuzunden evi terketmek durumunda kaldi, bahar aylarinda polen var diye bahcede oynayamazdim, cok kahkaha artinca bile hastanelik olurdum ben…

Buyuk kismi gecti ama yinede herseye alerjim var benim. Ozelliklede kedilere ve agir parfum kokularina, sabahlari da yaz nezlesi dediklerinden, ya da saman mi ne ise…Ama sabahlari genelde hapsiririm.

Uykuya duskun bir insan oldugum icin uyanmam ve evden cikmam gereken saat araligi 10 dakikaya kadar dusene kadar yataktan kalkmam, sonrada ayaklarim gotume vura vura dolmusa binmek uzere sokagin basina kosarim. Genelde olan da bu arada olur. Evden cikarken parfumu fis fis sikip burnuma kacirmayi basardigim sabahlarda korkunc bir yolculuk beni bekliyor olur.

Dolmusa binip arka dortluge yerlestigimde burun diregim sizlamaya baslar. Dolmustaki diger insanlarin parfumlerinin kokusu benimki ile karisinca artik durum kacinilmazdir. Hele hele ucuz erkek parfumleri, bir de dolmusta o cam agaci seklinde allah kim icad ettiyse umarim yasli bir cam agaci golgesinde ebedi dinlencesine baslamistir, varsa demeyin keyfime. Ilk hapsirik o kadar ani gelirki hani tek elinizle cantandan mendil cikartmaya calisirken tek elizi de agziniza goturmeyi demeye firsat kalamdan gelen hapsirik...o iste. Bu ilk sert hapsirik sonucunda 1. Ya yan tarafinizda outuran diger yolculara salya sicratmak suretiyle hayatinizda olmadiginiz kadar yerin derinliklerine girersiniz, 2. Cam kenarinda oturuyorsaniz ve keza dogu elinizi agziniza goturduyseniz camlari bir yikamis olursunuz. Ben ikisinide tecrube ettim gercekten tavsiye etmem.


Hapsiriklarin ardi arkasi kesilmez ve yan tarafinizda outuran uc kurusluk pacoz kari “sofor bey cami aralayabilir miyiz?” seklinde size mikrop saciyorsun hay allahin cezasi nerden geldin oturdun yanimanin kibar versiyonunu yapistirir.

Bir kac hapsiriktan sonra burnunuz musluk gibi akmaya baslar ve kirli beyaz pecete sayiniz arttigi icin cantaniza sikistirmak ve tikistirmak suretiyle ortaligi temizlemeye calisirsiniz. Bir yandan da himkirmak dedigimiz eglemi yaparken sabah sabah herkese kabus gibi gelecek siddette sesler cikartmak zorunda kalirsiniz. Aklinizdan tek sey gecer. Allahim nolur gidecegim noktaya hemen varip su dolmustan iniyim.


Ve bomba gelir, tam hapsiricakken hapsirik geri kacar ve siz derin bir sessizligin tam ortasinda hiiihaaappp diye bir ses cikarip –suuuuu kismi gelmeden susar aayyyyy falan diye suratiniz binbir farkli sekle girmisken ortada kalakalirsiniz. Herkes size bakar. Artik cok profesyonelseniz o hapsurugu bir oksuruk ve himkirmayla bitirebilir biraz durumu toparlarsiniz. O sirada onde inen birileri olursa sizin sirada oturanlardan one gecen olur.


Selpak mendilleriniz azalmaya baslamis ve daha tasarruflu olmak adina bir mendili bir kac hapsirik ve himkirik icin kullanmaya baslarsiniz. O sirada cok sert bir tane gelir ve hapsirdiginiz anda zaten eskimis islanmis deforme olmus elinizde tuttugunuz beyaz selpak, minik beyaz konfetilere donuserek dolmusun icinde ucusmaya baslar ve civarinizdaki insanlarin uzerine dogru inise gecer, sizse zaten beyaza bulanmissinizdir, muhtemelen biyiklarinizda kasinizda ve saclarinizda minik beyaz pecete parcalari vardir…off tam rezalet


Son duraga yaklasirken artik inmek uzere olmanin sevinci ile inmek istediginizi belirten cumleyi kurarsiniz. Isiklarda inecehheeeeek var. Cikarabileceginiz en totos ses cikar ve sesiniz catlar

Olmek istersiniz!!!

August 18, 2010

Nankör Kedi

Nankör Kedi lafına çok kazırdım, ayrıca kedilerin kendilerini, sahiplerinini efendisi sanması ve onların sadece kendilerine hizmet için varolduklarına inanması hurafelerinede hiç bir zaman kulak asmak istemedim. Kediler benim için yeni uygulamaya başladıgım odak değiştirme egzersizimin bir parçasıydı. Sinirlenince ya da birine takıp tüm gün kafamda o kişi ile ilgili kavga planları kurmaya başladıgım zamanlarda (ki günümün uyumadıgım zamanlarının %70ine tekabul ediyor) kediler benim tek kurtarıcımdı. Sokak kedisi ev kedisi yavru kedi yaşlı kedi demeden elimi gırtlaklarına sokacak kadar acı verici oyunlar oynayabiliyordum...Yo yo yo nankör asla olamazlardı. Belki karınlarını doyuruduktan sonra dönüp kıçlarını uzaklaşmalarından anlamalıydım gerçi...

Yavru bir kedi bulduk burda, üstelik tek gözü kör. Aç aç miyavlıyordu...Tabi ki beslemek aklıma gelene kadar 45 dakika süre ile kediler ile yapılabilecek tüm oyunları yaptıktan sonra kedinini açlıktan ölmek üzere oldugunu farkettik ve karınını doyurduktan sonra kucağıma bile almama izin vermedi bir daha...Yavru dedim kedicik dedim pisicik dedim gönderdim.

Aynı kedi dün ben yemekhanede yemeğimi yerken bir şekilde yemekhanenın çatısına tırmanmış ve aşağıya inemediği için ciyak ciyak miyavlamaktaydı. Zannımca uzun süredir çatıdan inemediği için çok aç ve susuzduda. Tüm iş arkadaşlarım ve diğer tüm çalışanlar hapır hupur yemeklerini yerlerken ben işimi gücümü bırakıp herkesi çıldırtana kadar pisisisispisispispispispiii sesleri çıkartarak kediciğe doğru yolu göstermeye ve aşağı indirmeye çalışıyordum. Pisi pisi demekten yanaklarım uyusmus ve tükürük bezlerim kurumuş nefessiz kalmıştım. Minik kedicikte ben nereye o oraya şapşal şapşal beni takib ediyor ama bir türlü aşağı inecek bir yol bulamıyordu. Hemen mutfaktan biraz peynir alıp yemek ile kandırmaya çalıştım...oda olmadı. Tek çarem kalmıştı, çatıya çıkmak.

Sakat sol ayağım ve dizime aldırmadan duvarlara tırmanya ve ordan oraya atlamaya başladım ıkına sıkıla çatı hizasına geldim ve minik ağlayan zavallı aç kediye ulaşmak üzeredim. Miieeevvv diyik götünü dönüp catının en ulaşılmaz yerine yürüdü ve yattı. Uyumaya başladı kıcınıda bana döndü. Getirdiğim peynirleri ufalayıp son kalan tükürüklerimle nodül olana kadar pisi pisi diye bağırmaya devam ettim ama banamısın demedi. Dedim acaba kör olan gözüne mi denk geldim, öbür taraflara geçip devam ettim ama hayır, kaçtı gitti

Eh hey gidi kör velet...Madem aç değildin, madem aşağı inmeye çalışmıyodun, ne diye kıçını yırtıp beni yemeğimi bırakıp çatılara kadar tırmandırttın?
Uzun süredir garip sesler çıkardığım için bana bakan ve çatıya tırmanırken tüm çatalımı sergilediğim için beni izleyen mutfak mekan personeli üstüne üstlük birde kediyi indirmekte başarısız oldumu görünce suratımdan inen çizgiyi gördüler ve pis pis sırıtmaya başladılar, keza çatalımın %60 ını görmüş olmalarıda suratımda o sahneyi canlandırmalarına baya yardımcı oldu diye düşünüyorum

Bu olaydan sonra tabii ki kedilere olan sevgim azalmadı ( Ayrıca ne kadar alerjim oldugundan ve kediler yüzünden 2 kere tıkanıp hastanelik oldugumdanbahsetmiyorum bile) ama bir daha karakteri oturmamış yavru kediler için damlara tırmanır mıyım???? Hayır

Nankör şeyler
Bi kere anlatmışlardı zaten, sahibi ölmüş, kedi evde aç kaldıgı için sahbini yemiş, bi kerede başka bi tanesi sahibine saldırmış gırtlağını ısırmış...Zaten bunların hepsi sahiplerinini efendileri sanıyor kendilerini, karnını doyur ohhh dön götünü yat. Yok öle...

Search This Blog