September 26, 2009

H'nin Annesi ile L'nin Babasi

Cok uzun zaman once, Oyku ile bir tatil programi yapmistik...Bayram tatilini haftasonu ile birlestirip 9 gun Barcelona-Ibiza seyahatine cikacakti. Herseyi planladik; kalacak otel, ucacak ucak, yuzecek deniz bile baktik, gel gor ki isin yogunlugu, yeni sezonun acilmasi, benim universite taksitlerim derken bu pahali tatile cikamayacagimizin gercegi yuzumuze tokat gibi vurdu. Hemen akabinde alternatif bir son dem denize girme programi yapildi...Sundance Nature Village'de tanidiklar yoluyla rezervasyon yapildi ve kendimizi Antalya hava alaninda Recep Abi'nin VIP aracinda bulduk...

Gece 22.30 gibi ormanin derinliklerine vardigimizda her yer cok karanlikti ve nerede oldugumuzun farkinda degildik. Algilarimizi acar diye bara icki icmeye gittik ve eski tanidiklarla karsilastik...Sabah uyandigimizdaysa bize tatil boyunca yuzunu 2 kere gosterecek olan gunes isil isil parliyor ve Ibiza kaosunun icinde olmadigimiz icin sukrettiriyordu...(sabah 5 te otmeye baslayan gicik horoz ise kufrettiriyordu)

Mavi Gole Donus ve The Beach filmlerinden olan deneyimlerimize dayanarak hemen bu ilkel yasama uyum sagladik: Issiz kumsalda serildik serpildik, soyunduk, guneslendik, agaclara tirmanip ananas ve hindistan cevizi topladik, kamislardan kendimize sal yaptik, Oyku ilk adetini denizde gordu....Yok artik bu kadar da degil tabi ki eheheeeh...

Ilk gunden sonra doga ana ve Mikail bize orda durun dedi ve hic bitmeyecek yagmur ile hic gitmeyecek kocaman bir bulut geldi tepemize...Bizde gunumuzun buyuk kismini bir barda ve bir restoranda uyuyarak ve hic durmadan kitap gazete okuyarak gecirdik...ta ki kucuk L ve kucuk H aileleri ile tatile gelinceye kadar...

L dunyalar tatlisi bir kizdi ve dunya yakisiklisi ustune ustuk cool ve sempatik bir babasi vardi, annesi ise kontrol freak ve suratsiz bir kadindi...Oyku defalarca babayi keserken yakalanip kucuk L ye bakiyormus gibi yaparak gulumseyip L'nin annesinin hismindan kendisini kurtarmayi profesyonelce basardi...

H cok yakisikli sarisin 4 yasinda ve hiperaktif bir erkek cocuguydu, her daim kendine yeni oyunlar yaratiyor ve cok gurultu yapiyordu...H'nin annesi sempatik sicak kanli, her ne kadar dogumdan sonra fazla kilolarinin tamamindan kurtulamasada cok hos bir kadindi...Kocasi ise kel gobekli bir isadamiydi.
Karsimizda 2 tane missmatch vardi ve bu duruma sessiz kalamazdik

2 saat gecmemisti ki kucuk L, kucuk H'den oldukca etkilendi ve hanimefendiligini bir kenara birakip bir sokak kizina donustu, H ve L yerlerde yuvarlaniyor, agaclara tirmaniyor hindistan cevizi ve ananas topluyor, bizden sonra Mavi Gole Donus 2'yi cekiyorlardi adeta...

L'nin babasi bu durumdan cok mutlu idi ama anne icten ice L'deki davranis bozukluklarina sinir oluyor, kizinin dizinin dibinden ayrilip elin yumurcaklariyla camur banyosu yapmasina katlanamiyordu...2 aile de uzaktan uzaga, masadan birbirlerine selam verip birbirlerinin cocuklarinin ne kadar sevimli oldugu konusunda sunii aciklamalar yapiyorlardi

H'nin annesi kucuk L'yi cok sevdi. L'nin ailesine nazaran daha rahat ve cocuklarinin duse kalka buyuyecegine inanmis ve onu surekli goz hapsinde tutmayan bir yapilari vardi ve H, L'yi alip uzaklara goturmeye basladi...L'nin babasi ve H'nin annesi donusumlu olarak cocuklara bekcilik ediyordu ve aralarindaki yakinlasmada kacinilmazdi...Gun gectikce L'nin annesi odada daha cok uyumaya basladi. H,nin babasi ise ortalarda yoktu bile...Dunya umrunda degildi

Ortalik basibos kalmis ve muhabbet derinlesmisti...Bizimse tek eglencemiz bir sonraki adimi tahmin etmek ve bu 2 aile arasinda korkunc swing hikayeleri uretmekti...Yemek saatlerimizi H ve L ile ayni saate denk getiriyor iki aileyi uzun uzun gozlemliyorduk... Oyku H'nin annesini icten ice sevmiyordu sanirim L'nin babasina olan yakinlasmadan dolayi...Bilemeyecegim

Olaylari tam cozumluyemeden donduysekte; bu kucuk cennet, doga harikasi minik koyun icinde ustu kapali ve usturuplu donen 1960'lardan kalma bir flortlesme yasandi...ya da biz hep oyle olmasini umid ettik

Umarim hikayenin sonunda bir dram yasanmamistir cunku Kucuk L ve Kucuk H tatilimizin en eglenceli kahramanlariydi

September 13, 2009

Tanimlanamayan Ucan Aile -TUA-


Biz Anne ve 2 kardesten olusan bir cekirdek aileyiz. Standartlarin "biraz" disinda, birbirne cok bagli ve atesliyiz. Eglendigimizde aglayana kadar guler, kavga ettigimizde aglayana kadar sinirleniriz...ama birbirimize cok bagliyiz, gelin gorunki son zamanlarda bizi birbirine sadece Turk Hava Yollari baglayabiliyor...

Sanirim biraz basa donmek gerekiyor aile hikayemizi anlatmam icin, ben universite ucuncu sinifi Portekiz'de okudum, 12-13 ay kadar Porto'da yasadim, ayni donemlerde ise Ablam Colgate'teki gorevi icin Dublin'e yerlesmisti annem ise bir oraya bir buraya ucuyor bizim sayemizde kendine tatiller yatatiyordu yine bizi gorebilmek icin. Cok eglenceliydi ulkeler arasi aile ziyaretleri... Ablamla ayni donemde Turkiye'ye donduk ve kiza bir sure sonra ben Cruise Line'larda calismaya basladim ve Istanbul'dan baslayip Alaska'da biten bir dunya turuna ciktim, ayni donemde ise ablam Colgate'teki yeni gorevi icin Kazakistan'a yerlesti ve uzun sure orada yasadi. Annem ise bu surecte bizler ula;ilamayacak kadar uzakta oldugumuz icin arkadaslariyla yeni tatiller uretti kendine

Istanbul'a dondukten bir muddet sonra ben yeni mevcut isime basladim ve yazlari Alacati-Istanbul arasinda mekik dokuyordum, ablam ise yeni pozisyonu geregi hem Kazakistan'da hem Istanbulda calisyor her iki haftada bir ulke degistirmesi gerekiyordu, annemse yoklugumuzda coktan tatilkolik olmustu bile...

Ben Alacati'dan donerken Ablam ayni saatlerde Istanbul'dan Kazakistan'a gidiyordu ve ucaklarimiz havada yanyana gectiler bir keresinde, annemse benim Alacati'da ablamin Kazakistan'da olmasindan sikilip Kusadasi'ndaki yazliga yerlesti ve tum yazi orada gecirdi. Ben Alacati'daki gorevimi tatamen bitirip Istanbul'a gelmemin akabinde bir izin aldim. Carsamba gunu Antalya'ya ucuyorum ablam ise persembe gunu Kazakistan'dan Istanbul'a donuyor, Ben 21 Eylul'de Antalya'dan Istanbul'a donuyorum annem ise 24 Eylul'de Kusadasi'ndan Istanbul'a donup 26 sinda Antalya'ya gidiyor ve 30 unda Antalya'dan donuyor, tuma ailenin istanbulda oldugu bir kisa surenin ardindan ise Ablamin Kazakistan'a donmesi gerekiyor...

Turk hava Yollari, evimize gelen taksilerin bagli oldugu taksi duragu ve turkcell'in ailece bustumuzu dikmesi gerektigini duzunmuyor degiliz...

Peki simdi bulun bakalim bu tanimlanamayan ucan ailen hangi tarihler arasinda hep bir arada Istanbul'da oluyor, soruyu bilece acik tarihli bir THY ucak bileti veriyoruz :)

iste bizim hikayemiz...

Huysuz Yasli olma yolunda...

Zaman zaman hayatimda degisik donemler olmustur. Haftada 4 gece sokaklarda sabahladigim; 9 ay boyunda her gece ortalama 8 kadeh icki ictigim, gunde sadece 5 saat uyudugum ve gunde 13 saat uyudugum, 2 gunde bir kitap bitirdigim ve senede 1 kitap okudugum...ama hic bu kadar hemen eve donmek istedigim ve dislerimi bile fircalamaya usendigim bir donem olmamisti. Her seyi erteleyebilirim son 2 haftadir. Yatagimi toplamadim henuz, 2 haftadir giyip cikardigim hersey kulanmadigim yatagimin uzerinde; bulasik makinasini temizler makinada bitik kirliler lavoboyu doldurunca calistiriyorum; kreker yigiyorum hizli ve hazi diye; sporsa tum bunlarin yaninda cook cook yorucu ve gitmesi zahmetli...Su anda blog yazdigima bile inanmiyorum aslinda ama demin bir sey farkettim.
Bugun Cumartesi; istanbulda sokaklarda bir cok etkinlik gerceklesiyor, bienal cabasi. Evden cikmadim, 5 bolum brothers&sisters izledim, sol dizim minuskus ve surekli kutluyor, gecen sene Dominik Cumhuriyetinde kirilan ve Porto Ricoda alciya alinan ayak basparmagim sizliyor, dizinin altyazilarini okuma gozlugumu takmadan secemiyorum, koltukta uyuyakaliyorum ve evde tek basimayim...Yas 25

June 14, 2009

Manik Depresif

Hic bir sey yapmiyoruz
calistigimizi saniyoruz, garip konular icin enerji harciyoruz... para kazanmak icin vakit harciyoruz
kazandigimiz paralari vakit oldurerek harciyoruz
tatil gunlerinde para harcamak icin akteviteler yaratiyoruz
Bugun evde dinlendim diyip internet karsisinda saatler geciriyoruz
facebookta statu yeniliyoruz
facebooka foto yuklemek icin eventler ve nedenler yaratiyoruz
msn da chatlesiyoruz internette flortlesiyoruz
luzumsuz mesajlar atiyoruz
yuruyuse cikiyoruz
spor yapip ustune pasta yigiyoruz
tv izleyip kanepede siziyoruz
birilerinin bi sebeple yazdigi kitaplari okuyoruz saatlerce
hayatimizin uctebirinde uyuyoruz
kiyafetler alip dolaplara tikiyoruz
tekrar facebooka giriyoruz harika yeni kiyafetler aldim yaziyoruz
hic bisey yapmiyoruz
cok daraliyoruz

June 12, 2009

Narkoz Kafası


Bir ameliyata girmeden önce çok daha heyecanlı olacağımı, hatta ameliyata girmeden önce annem gibi astaneden kaçmaya çalışacağımı, doktorlara ben şimdi gidiyim yarın söz gelirim diyeceğimi düşünürdüm hep. Sonra aslında beni tedirgin edenin ameliyat olmak değil hastanede kalmak oldugunu farkettim. Sabah 5'te verilen kahvaltılar, özel oda yoksa yan yataktan gelen iniltiler horultular veya gece elinde sondayla dolaşan amcaların gölgesi beni başlı başına tedirgin ediyordu. Şansım yaver gitti ve bu hastane maceramda herhangi bir gece hastanede konaklamak durumunda kalmadım. Bunda doktorlarımın kıyakları etkili olsada netice itibariyle hatnaeye gündüz gezisine geliyor gibiydim.

Ameliyat günü sabah 7'de yatagıma yerleştiğimde byolojik saatime öğlen 12'de ameliyata girmek üzere ayarlamıştımki benden önce girecek olan tutuklu gelemeyince saat 8 de elinde garip bir önlükle haydi soyun diyerek bir hastabakıcı girdi odaya. Panik bile olamdan kendimi göğüs ve popo dekolteli bir mavi önlükle koridorda yürürken buldum.

İlk defa bir ameliyathane görüyordum ve pencere gibi bir kapıdan atlayarak içeri girerek bir yataga yerleştim. Ellerinde dosyalar ve maskelerle yürüyen uzman operatörler. Sanki benle değilde biraz sonra garip bir aletle içine girecekleri penisimle konusuyorlardı. " vaka ğretra darlıgı testisler kıvamda penis normal hasta 25 yaşında erkek" sonunda zahmet edip birisi bana dönüp nasılsın dediğinde yarım yamalak biraz heycanlandım diyebildim. merak etme birazdan geçecek dedi ve beni çarmıha gerermişçesine ameliyat masasına yatırıp kollarımı bağladılar ve göğsüme garip garip bişeyler takarak bir igne yaptılar. Sonrasında sadece kolumun karıncalandıgını hissediyorum...

Bekleme odasına çok net uyandım. Hiç sersemlemedim. Çat diye uyandım...Tek hissettiğin inanılmaz bir idrar yapma isteğiydi. Hemsireye seslendim
Çok çişim var çişimi yapmam lazım
Kadın çişin yok ameliyat o bölgede oldugu için çişin varmış gibi hissediyorsun diye cevap verdi...
Hayır dedim çok çişim var
Yukaırda doktor baksın sonrasında çişini yaparsın dedi...
Norkozdan yeni çıkmışta olsam genetik işte soya çekim
Ya bir kap getirirsin yada dönüp yere işerim buraları temizlemek zorunda kalırsınız diye bağardım. Mecbüren bir kap getirdi ve şarıl şarıl işedim sonra da bak varmış işte diyip kabı eline verdim.

Sonrasında ise klasık ailevi hastane geyiklerimiz başladı. Her zaman oldu gibi fazla ziyaretçi yüzünden güvenliklerle kavga edildi... Sünnet kıyafetleri getirildi... akşamdında da kendim kendi arabamı kullanarak eve döndüm

boğazıma tüm sokuldugu için yutkunamıyor, penisime tup sokuldugu için işeyemiyorum. Ama gayet iyiym ve evimde ölee dinleniyorum
Oldu da bitti maşallah...

Search This Blog