November 14, 2009

UYDURUK BASLIKLAR 1: SIYAH KEMIKLER VE DUDAKLAR TUGLA DUVARLARIN ONUNDE…




Hep istemisimdir, ucuz bi gazetede magazin ya da 3. Sayfa haberlerine basliklar atayim. Diger hep istedigim baska bir sey ise Turk versiyonlari cekilecek olan yabanci dizilere casting yapmak ama konu ile ilgisi yok…Geciniz.

Lise yillarimdan beri sinav zamani olmayacak isler yapmakla unlenmisimdir…Bir keresinde sinav haftasinda ders calismamak icin bir gazetenin yemek ekinde gordugum patlicanli kabakli bir yemegi yapmayi denemeye karar vermistim. Seneler gecti ama simdi de masterda sinav haftam ve yine ders calismamak icin bu seferde Ebony Bones! ve Black Lips’in bulabildigim butun videolarini izlemeye ve bulabildigim butun albumlerini indirmeye karar verdim. Yatmadan okumam gereken 200 sayfa Tuketici Davranislari dersine ait notum olsa da…

Neden mi? Cunku; onumuzdeki haftasonu uzun zamandir beni heycanlandiran iki booking var Babylon’da. 20 Kasim Cuma Ebony Bones!, 21 Kasim Cumartesi Black Lips.

Ebony Bones Oyku’nun dogum gunune denk geliyor birde. Simdiden Ebony tarzi bileklikler ve kolyeler almaya basladi sanirim. W.A.R.R.I.O.R’da banana dansi yapmaya hazirlaniyoruz anlayacaginiz.

Uyduruk sloganlar 1: Londra’nin underground clublarindan cikma elektronika kralicesi disiler bu tahrik edici ve degisken sahne performanslari ile bizi gece boyunca enerjik, taskin ve simarik bir moda sokacaklar… Himm yani ne olacak o gece eglenecek miyiz? Ne kadar ictigimize mi bagli yoksa?

Deli ve renkli kizlarin sahne performansindan her zaman is cikar bunu bilir bunu solerim… Kuzey muziginin coolluguna olan tutukumu ancak boyle deliler guneye dogru indirebiliyor (Guney derken !!!)

Ebony’den sonra "Daha saat 4’e 10 var" moduma gecmeden eve kacmam lazim... Ya da geceye daha sakin devam etmem. Cunku 24 saatten az bir sure sonra demin ki saskin, enerjik, simarik modum degisecek ve yerini karmakarisik darmadaginik sert ama bir o kadarda eglenceli bir baska moda birakacak. Atlanta’nin asi cocuklari tugla duvarlarin onunde dudaklarimizi karartacak... hahahahahah uyduruk bile degil artik bu. Vallahi !!!

Evde her daim Black Lips dinliyor olmasam da live performansini asla kacirmayacagim gruplar arasinda. Ustelik deminde dedigim gibi beklenmedik ve asiri sahne performanslari her zaman beni etkilemistir…Etkilenecegimden degil ama abilerin sahneye isemisligi bile var…Nazli’cim uyar istersen

Uzun zamandir eve kapanmisligim ve her haftasonu kendime “haftaya mutlaka disari cikicam” demelerim sanirim artik son bulmali…hakli sebeplerim vardi..maddi, manevi. Vallahi !!!

Freewillasrology'de haftalik falimda da dedigi gibi artik disari cikmanin zamani geldi…Birde bu hafta yapacagim bir black date’in tahmin ettigimden daha uzun vadeli bir iliski doguracagini solemis. Hayirlara vesile…

Ne diyim! Haftasonu beni ararsaniz siyah kemikler ve dudaklari tugla duvarlar onunde izliyor olacagim. Vallahi !!

October 31, 2009

Sinyal Seviyemdeki Azalma!


Masterımın başladıgı ve işlerimin yoğunlaştıgı şu dönemde ufak çaplı bir depresyon geçirmiştim... Ciddiyim; spor yapmayı ve sokağa çıkmayı bırkatım, yumusak bir kanepe görüpte popomu rahat ettirdiğim her ortamda saatlerce sabit durabiliyordum. Bahanem de hazırdı, sürekli çok yoğun ve çok yorgun olduguma inandırdım kendimi hem fiziksel hem zihinsel olarak. Param da yoktu ve zaten dısarıda çıkmadıgım için son kalan paramla kendime dünyanın en luzumsuz alısverişini yaparak Zara’dan bir sabahlık aldım, artık evde uyandıgım dakikadan yatacağım dakkaya kadar biraz entel biraz bohem (ve birazda rukuş) bir o kadepede bir bu yatakta savruluyordum...
Tam 3 hafta sürdü iş ve okul dısında kafamı evden dısarı uzatamama hastalığım. Annemin bile benden daha fazla gece dısarı çıktıgını farketiğim geçtiğimiz hafta bende attım kendimi sokaklara ve Levent klasiği olan içkileri karıştırmaca oyunuma başladım, bu oyun bir diğer klişe ile sonuçlandı “Daha saat 4 e 10 var” dedim ve eve dönmedim tek başıma eğlenme pahasına...
Bu hafta ise kendimi herşeye vaktim olduguna inandırmıştım. Hafta içi düzenli olarak işe gittikten sonra 3 gün okula 1 gün spora gidebilir, Aşk-ı Memnu’yu izleyebilir, haftasonları ise sabah spora gidip öğlen sunumlarımı ve eğer varsa yazmam gereken diğer yazıları hazırlayabilir, akşamları ise sosyalleşebilirdim.
Çokta güzel planlamıştım bu haftasonumu. Tüketici Davranışları Motivasyon sunumumu Cumartesi sabah erkenden kalkıp hazırlayacak sonrasında ise Axel Kriygier roportajımı türkçeye çevirip dergiye yollayacaktım. Pazar ise yazmam gereken çok daha uzun ve önemli bir yazı vardı...Hiç biri olmadı bir takım sebeplerden dolayı.
Öğleden sonra spora gidip 45 dakika kadar bisiklete binmeyi planlıyordum, dizim iyice azdı. Artık yağmur yağacağı zamanlarda sızlamayada başlıyor...yaşlılık belirtileri işte
Gece ise önce Babylon’da Gus Gus President Bongo izlenecekti...İzlanda’dan gelen bu adam için oldukça yağmurlu bir gün...Hiç yadırgamayacak sanırım. Sonrasından ise Cadılar Bayramı partilerinden bir tanesine gidilecekti, zaten kostum giyip makyaj yapmayı hiç planlamamıştım. Yağmur bu açıdan beni daha fazla üzmedi o yüzden ( Eminim bir kısım insan oldukça paniklemiştir haftalardır düşündükleri saç modelleri ve makyajları bozulacak diye)
Eski arkadaşlarla kaynatma, yeni insanlarla tanışma ve yeni tanışılan insanları biraz daha yakından tanıma planlarıda vardı...herkes evinde mi oturur acaba bu havada?
Duş almam lazım bide, camdan bakıp şimdi dışarda olsam ne iğrenç ıslanırdım diye düşünürken, içeride keyif amaçlı duşa girip ıslanmak??? Bu benim için şu anda bi ikilem
Her zaman kış aylarında arkadaşlarımı böyle havalarda gaza getirmişimdir yağmur yağıyo diye tüm kış evdemi oturuacağız diyerek... ama camdan baktıgımda bu kış kendimde o enerjiyi çokta görmüyorum, çok yoğunum çok yorgunum...eyvah gerimi dönüyor yoksa!!!

Yinede ola ki çıkarsanız benden iki tavsiye: Babylon'da 23:00'den itibaren Gus Gus Dl Set: President Bongo (Kompakt) kaçırılmaması gereken gecenin eventi. Alternatif olarakta Tünelde Beyoğlu belediyesinin ynaında duvarın aşağısında eski bir marangozhanede gerçekleşecek olan Yiğit Karaahmetin Cadılar Bayramı Partisi...Herkes orada olacak. Eat me at Halloween.

October 03, 2009

1. TUA (Tanimlanamayan Ucan Aile) Toplantisi: Kurtarilmayi Bekleyen Kurtarici...

Dunya kazan biz kepce, yurdum guzel yurdum tarzi gezilerimizi bir sureligine tamamladiktan sonra, ailenin 3 bireyininde katilimiyla gerceklesen ilk demleme cay bosnak boregi toplantimiz gerkeceklesti.

Toplantinin 1. bolumunde TUA uyeleri bibirlerine bu gezdikleri ve gordukleri yerlerdeki enteresan olaylari anlatip bir durum analizi yaparak yasadiklari deneyimleri yorumladilar.

2. Asamada ise geleneksel bir Turk populer kulturu programi izleme seansina gecildi ve her zaman oldugu gibi kah gulundu kah ekrana kufur edilmek suretiyle tv ile kavga edildi, sonrasinda ise tv bir arka ses fonu olarak acik birakilarak eski anilar anlatilmaya baslandi, Tua soyunun kurucusu olan Feyziye Tua toplantida olmadigi icin anilar "bapma bacaklarima neden bapiyorsun bacaklarima" ya da " abaranin anahtarini at" kadar eskilere uzanmasada cesitli anilar paylasildi...

Iste size bir ornek...

Anneannem ayni apartmanda bizim 2 kat asagimizda yanliz basina ikamet etmektedir, ailemizin en yasli uyesi oldugu icin eskisi kadar ucamaz. Ne zaman gec saatlerde telefon ya da kapi calsa nedendir bilinmez ki tum TUA uyeleri anneanne hastalandi ve/veya oldu zannederler.

Sakin bir bahar gecesinde uyumakta hatta ve hatta cok derin uyumakta oldugum bir animda yangin alarmi seklinde calan kapi zilimiz aci aci ve uzun uzun calmaya baslamisti. Bense saniyenin 100 de 1 i kadar olan bir surecte yatay pozisyonda derin uyudugum yatagimdan 10 ila 12 santim kadar yukselmis ve tekrar yataga degmeden dikey pozisyona gecmis kapiya dogru kosuyordum bile, yine ayni surecte kapi bu kadar gec saatte bu kadar aci aci caldigi icin anneannemin oldugune veya iyi ihtimalle olmek uzere olduguna coktan inanmis hatta adim gibi emindim.

Kapiyi actigimda anneannemin karsi komsusunu gordum ve s.tr dedim kesin anneanneme birsey oldu...Ayni surecte kelebek seklinde kollarini cirparak aglayan anneannemin karsi komsusu kendi annesine birseyler oldugunu anlatmaya calisiyor ve feryatlar icinde yardim dileniyordu...Bu gibi durumlarda ( komsu kalp krizi, zehirlenme, mide kanamasi, derin parmak ve ayak kesikleri, evcil hayvanlarin veterinere acil goturulmesi) calinan ilk kapi her zaman bizim kapidir. Anne Sertac TUA'yi taniyanlar bilirler, kendisi gunduzler anne geceleri ise can kurtaran ve en hizli sekilde hastayi bulundugu yerden en yakin hastanenin acil servisine ulastiran bir superkahramandir.

Bende annesinin oglu olarak, dedim ya, yataktan ucarak kalktiktan ve kapiyi actiktan tam olarak 5 saniye sonra olay mahali olan 2 kat assagimiz 7 nolu daireye kosuyordum..ama yanlis giden birseyler vardi. Derin uykudan kalkip kurtariciya donustugum surec okadar hazli idi ki ani kalkisim basimi dondurmus 6. kattan 4. kata kosarken gozlerim kararmaya baslamisti...7 nolu daireye adim attigimda yerde yatan komsu annesini gordum ve bir yan odaya kanepeye kendimi zor attim, tansiyonum dusmus ve bayilmistim. Oysaki acile kalkmasi gereken yere dusmus yasli bir kadina yardim etmem gerekiyordu, benden 3 saniye kadar gerimden gelen annem ise ayni hedefe kitlenmisti, yerde yatan ve acile gitmesi gereken yasli kadina yardim etmek...ama beni yan kanepede bayilmis gorunce annelik duygulari super kahramanlik gorevlerinden agir bastirdi ve bir kolanya bulup bana dogru kosmaya basladi...levent bayildi seslerini duyduguma gore ayilmis olmaliydim...

Bizden yardim dilenen komsumuz yardim bekledigi iki kisinin bir diger odada fenalastigini gorunce kollarini daha da kelebek gibi cirpmaya basladi ve panikledi...Kozasi yirtilmis ve ucmaya hazir gibiydi...kendimize hizlica geldik ve gorevimizi tamamladik...Hem de eksiksiz olarak, hem de ambulans ile gelen hastabakicinin ailemizin sanina yakisacak sekilde agzina sicarak...

Ama genis acidan hizlica baraksak gece yataktan ani kalkip kalp krizi geciren komsumuzun evine yardim etmek amacli gidip kapidan girdigim saniyede bayildigimi dusunsenize...

TUA toplantilarinin klasigidir gulmekten aglanir...yine ole oldu ve nefessiz kalana kadar gulup hungur hungur agladik...

Uzayan TUA toplantilarinda anlasmazlik cikabilir, tehlikelidir TUA toplantilarini tadinda birakmak gerekir...

Bir diger TUA toplantisindan sonra gorusmek uzere

Saygilarimla

TUA Junior

September 26, 2009

H'nin Annesi ile L'nin Babasi

Cok uzun zaman once, Oyku ile bir tatil programi yapmistik...Bayram tatilini haftasonu ile birlestirip 9 gun Barcelona-Ibiza seyahatine cikacakti. Herseyi planladik; kalacak otel, ucacak ucak, yuzecek deniz bile baktik, gel gor ki isin yogunlugu, yeni sezonun acilmasi, benim universite taksitlerim derken bu pahali tatile cikamayacagimizin gercegi yuzumuze tokat gibi vurdu. Hemen akabinde alternatif bir son dem denize girme programi yapildi...Sundance Nature Village'de tanidiklar yoluyla rezervasyon yapildi ve kendimizi Antalya hava alaninda Recep Abi'nin VIP aracinda bulduk...

Gece 22.30 gibi ormanin derinliklerine vardigimizda her yer cok karanlikti ve nerede oldugumuzun farkinda degildik. Algilarimizi acar diye bara icki icmeye gittik ve eski tanidiklarla karsilastik...Sabah uyandigimizdaysa bize tatil boyunca yuzunu 2 kere gosterecek olan gunes isil isil parliyor ve Ibiza kaosunun icinde olmadigimiz icin sukrettiriyordu...(sabah 5 te otmeye baslayan gicik horoz ise kufrettiriyordu)

Mavi Gole Donus ve The Beach filmlerinden olan deneyimlerimize dayanarak hemen bu ilkel yasama uyum sagladik: Issiz kumsalda serildik serpildik, soyunduk, guneslendik, agaclara tirmanip ananas ve hindistan cevizi topladik, kamislardan kendimize sal yaptik, Oyku ilk adetini denizde gordu....Yok artik bu kadar da degil tabi ki eheheeeh...

Ilk gunden sonra doga ana ve Mikail bize orda durun dedi ve hic bitmeyecek yagmur ile hic gitmeyecek kocaman bir bulut geldi tepemize...Bizde gunumuzun buyuk kismini bir barda ve bir restoranda uyuyarak ve hic durmadan kitap gazete okuyarak gecirdik...ta ki kucuk L ve kucuk H aileleri ile tatile gelinceye kadar...

L dunyalar tatlisi bir kizdi ve dunya yakisiklisi ustune ustuk cool ve sempatik bir babasi vardi, annesi ise kontrol freak ve suratsiz bir kadindi...Oyku defalarca babayi keserken yakalanip kucuk L ye bakiyormus gibi yaparak gulumseyip L'nin annesinin hismindan kendisini kurtarmayi profesyonelce basardi...

H cok yakisikli sarisin 4 yasinda ve hiperaktif bir erkek cocuguydu, her daim kendine yeni oyunlar yaratiyor ve cok gurultu yapiyordu...H'nin annesi sempatik sicak kanli, her ne kadar dogumdan sonra fazla kilolarinin tamamindan kurtulamasada cok hos bir kadindi...Kocasi ise kel gobekli bir isadamiydi.
Karsimizda 2 tane missmatch vardi ve bu duruma sessiz kalamazdik

2 saat gecmemisti ki kucuk L, kucuk H'den oldukca etkilendi ve hanimefendiligini bir kenara birakip bir sokak kizina donustu, H ve L yerlerde yuvarlaniyor, agaclara tirmaniyor hindistan cevizi ve ananas topluyor, bizden sonra Mavi Gole Donus 2'yi cekiyorlardi adeta...

L'nin babasi bu durumdan cok mutlu idi ama anne icten ice L'deki davranis bozukluklarina sinir oluyor, kizinin dizinin dibinden ayrilip elin yumurcaklariyla camur banyosu yapmasina katlanamiyordu...2 aile de uzaktan uzaga, masadan birbirlerine selam verip birbirlerinin cocuklarinin ne kadar sevimli oldugu konusunda sunii aciklamalar yapiyorlardi

H'nin annesi kucuk L'yi cok sevdi. L'nin ailesine nazaran daha rahat ve cocuklarinin duse kalka buyuyecegine inanmis ve onu surekli goz hapsinde tutmayan bir yapilari vardi ve H, L'yi alip uzaklara goturmeye basladi...L'nin babasi ve H'nin annesi donusumlu olarak cocuklara bekcilik ediyordu ve aralarindaki yakinlasmada kacinilmazdi...Gun gectikce L'nin annesi odada daha cok uyumaya basladi. H,nin babasi ise ortalarda yoktu bile...Dunya umrunda degildi

Ortalik basibos kalmis ve muhabbet derinlesmisti...Bizimse tek eglencemiz bir sonraki adimi tahmin etmek ve bu 2 aile arasinda korkunc swing hikayeleri uretmekti...Yemek saatlerimizi H ve L ile ayni saate denk getiriyor iki aileyi uzun uzun gozlemliyorduk... Oyku H'nin annesini icten ice sevmiyordu sanirim L'nin babasina olan yakinlasmadan dolayi...Bilemeyecegim

Olaylari tam cozumluyemeden donduysekte; bu kucuk cennet, doga harikasi minik koyun icinde ustu kapali ve usturuplu donen 1960'lardan kalma bir flortlesme yasandi...ya da biz hep oyle olmasini umid ettik

Umarim hikayenin sonunda bir dram yasanmamistir cunku Kucuk L ve Kucuk H tatilimizin en eglenceli kahramanlariydi

September 13, 2009

Tanimlanamayan Ucan Aile -TUA-


Biz Anne ve 2 kardesten olusan bir cekirdek aileyiz. Standartlarin "biraz" disinda, birbirne cok bagli ve atesliyiz. Eglendigimizde aglayana kadar guler, kavga ettigimizde aglayana kadar sinirleniriz...ama birbirimize cok bagliyiz, gelin gorunki son zamanlarda bizi birbirine sadece Turk Hava Yollari baglayabiliyor...

Sanirim biraz basa donmek gerekiyor aile hikayemizi anlatmam icin, ben universite ucuncu sinifi Portekiz'de okudum, 12-13 ay kadar Porto'da yasadim, ayni donemlerde ise Ablam Colgate'teki gorevi icin Dublin'e yerlesmisti annem ise bir oraya bir buraya ucuyor bizim sayemizde kendine tatiller yatatiyordu yine bizi gorebilmek icin. Cok eglenceliydi ulkeler arasi aile ziyaretleri... Ablamla ayni donemde Turkiye'ye donduk ve kiza bir sure sonra ben Cruise Line'larda calismaya basladim ve Istanbul'dan baslayip Alaska'da biten bir dunya turuna ciktim, ayni donemde ise ablam Colgate'teki yeni gorevi icin Kazakistan'a yerlesti ve uzun sure orada yasadi. Annem ise bu surecte bizler ula;ilamayacak kadar uzakta oldugumuz icin arkadaslariyla yeni tatiller uretti kendine

Istanbul'a dondukten bir muddet sonra ben yeni mevcut isime basladim ve yazlari Alacati-Istanbul arasinda mekik dokuyordum, ablam ise yeni pozisyonu geregi hem Kazakistan'da hem Istanbulda calisyor her iki haftada bir ulke degistirmesi gerekiyordu, annemse yoklugumuzda coktan tatilkolik olmustu bile...

Ben Alacati'dan donerken Ablam ayni saatlerde Istanbul'dan Kazakistan'a gidiyordu ve ucaklarimiz havada yanyana gectiler bir keresinde, annemse benim Alacati'da ablamin Kazakistan'da olmasindan sikilip Kusadasi'ndaki yazliga yerlesti ve tum yazi orada gecirdi. Ben Alacati'daki gorevimi tatamen bitirip Istanbul'a gelmemin akabinde bir izin aldim. Carsamba gunu Antalya'ya ucuyorum ablam ise persembe gunu Kazakistan'dan Istanbul'a donuyor, Ben 21 Eylul'de Antalya'dan Istanbul'a donuyorum annem ise 24 Eylul'de Kusadasi'ndan Istanbul'a donup 26 sinda Antalya'ya gidiyor ve 30 unda Antalya'dan donuyor, tuma ailenin istanbulda oldugu bir kisa surenin ardindan ise Ablamin Kazakistan'a donmesi gerekiyor...

Turk hava Yollari, evimize gelen taksilerin bagli oldugu taksi duragu ve turkcell'in ailece bustumuzu dikmesi gerektigini duzunmuyor degiliz...

Peki simdi bulun bakalim bu tanimlanamayan ucan ailen hangi tarihler arasinda hep bir arada Istanbul'da oluyor, soruyu bilece acik tarihli bir THY ucak bileti veriyoruz :)

iste bizim hikayemiz...

Search This Blog