Showing posts with label tv shows. Show all posts
Showing posts with label tv shows. Show all posts

September 04, 2007

BBG


Efsane geri döndü arkadaşlar. Cumartesi dışarı çıkalımmı çıkmayalımmı diye düşündüğümüz üşendiğimiz akşamlarda amaaaaan salla ya evde oturup içki cips alıp BBG eleme gecesi izleyebileceğimiz bir dönem daha başladı. Ben başlayacak diye ortalıkta söylentiler gezmeye başladıgı zaman çok heyecanlanmıştım. Hah dedim bu sefer Dünya standartlarında olucak, özellikle yapıcaklar, özellikle insanları seçicekler, birileri evde sevişecek, çıplak gezecek, gayler lezbiyenler olacak(En azından bir tane) duşta kamera olacak ama sansürlüde olsa gösterilecek, herkes her konu hakkında konusabilecek, küfür edicekler...diye hayaller kurarken ilk anonsla kızlar ve erkeklerin yaşam alanlarının ayrı oldugu açıklandı. Neden???? Uyurken birbirlerinin popolarınamı bakıcaklar? Neden bu insanlar sevişmiyo öpüşmüyo küfür edemiyo duştan çıkıp havluyla gezemiyo, eğer bu program gerçek hayatın konsantre versiyonunu gözlerimizin önüne taşıyıp evlerimize getiriyosa ben bunları görmek istiyorum

Bu arada çok düşünülmüş taşınılmış, ikinci hafta psikologlar sosyologlar toplanıp Savaş Ay'ın programına falan çıkmasınlar diye yeni kurallar konmuş

İlk kural:
Evdeki herkes bir Deney Faresi aslında. Kafaları boş birer kağıt, ve bbg evinde oldukları müddetçe bilir kişiler tarafından eğitilecekler

Bi defa herkes neden her hafta bir kitap okumak ve bir belgesel izlemek durumunda??? Türkiye halkının geneli böylemi? Ok kitap okumak çok güzel keşke herkes okusa ama herkeste kitap okumaktan çok zevk almak zorunda değilki ayrıca okudukları kitapların yazarları ile kitap hakkında tartışmak hiç zorunda değil. Ayrıca hepsinden geçtim ev halkının zaten yakından uzaktan kitap ve belgeselle alakası yok.
Çok sıkıcı akteviteler. Zaten demin gördüğüm kadarıyla ev halkı hırsız polis ve sessiz film oynamayı tercih etmişler bile.

Yarışmanın ana sponsoru M.P olmuş. (hala varmı o ayakkabıdan, küçükken annem almıştı bir tane)
Kural 2: Herkes dişlerini düzenli fırçalamak zorunda...
HIm peki buda çok güzel ve sağlıklı ama ayıp değilmi insanlara bunu zorunlu kural şeklinde sunmak. Acaba o kağıtta herkes kakasını yaptıktan sonra poposunu temizleyip ellerini iyice yıkamak zorunda falanda yazıyomu....

Bunun yanı sıra neden herkes bir sosyal içerikli proje hazırlamak zorunda, insanların kendileri için düşündükleri kariyerde vatan devlet toplum ve insanlık adına çok hayırı olacak bir iyilik yapmak olmayabilir, herkes sosyal içerikli bir projdede yer almak istemeyebilir... böle kurallar koyunca acaba program çok elit mi oldu?
Herkes düzenli arp dersleri alıcak, fransızca öğrenicek, düzenli radikal ve cumhuriyet gazeteleri okunacak, gazeteler okunduktan sonra 45 dakika boyunca ekonomi ve siyaset sayfaları hakkında yorumlar yapılacak, o gazetelerin köşe yazarlarıda evi ziyarete gelecek....

Neyse yinede sıkıştıkça hepimiz izlicez
Izlemiyorum demeyin inanmıyorum
2 kanıtım var
1. si Berk BBG taksisine bindiğinde herkes ama herkes gördü tv de
2.si ben otel yarışmasına konuk girdiğimde çıkmamla birlikte 17 kişi aradı sen napıyosun orda diye
Ben öle şeyleri takip etmyorum populer kültür sevimiyorum ay çok varoş çok kenar, tahammul edemiyorum diye triplere girmeyin hepiniz bok gibi izliyosunuz:)
Uyurlarken bile izleyen arkadaşlarımız var ööhööömmm :)

July 18, 2007

Proje Moda


Orjinal versiyonunu izledinizmi bilmiyorum Project Runway...
Bir müddettir TR'de Tvsindede başlayacak diye söylentiler geziniyordu, daha sonra itkib yarışmasına katılanlar ve gelecek vaad edenler teker teker aranıp elemeler için çağarıldılar. Başladı başlayacak derken, orjinaline her açıdan birebir uygun olarak, bir bu birebir uyumda karakterlerde neredeyse uymuş, başladı.
Pazartesi gecelerine koymak çok isabetli bir karardı çünkü en ölü akşam.

BURHAN KARAKOCA

28 yaşında Elbistan doğumlu. Deri sektöründe kalıp, kesim dikimde çalışıyor. Kendi deyimiyle 10 numara dikiş biliyor ve yaratıcılığına çok güveniyor.


CİHAN NACAR

23 yaşında Adana doğumlu. 9 aydır İstanbul'da ailesinden ayrı yaşıyor. Çukurova Üniversitesi Tekstil Tasarımı okumuş. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Tekstil Tasarım Yüksek Lisans öğrencisi. Bursla gittiği İspanya'da ve gittiği tüm okulları birincilikle bitirdi.

CÜNEYT GÜRTUNCA

23 yaşında Almanya doğumlu. Beykent Üniversitesi Tekstil Bölümü öğrencisi. Moda sektöründe kalıcı bir isim olmayı hedefliyor.

ESRA ALAŞAHİN

23 yaşında İstanbul doğumlu. Annesinin terzi dükkânında çalışarak mesleği öğrenmiş, kendi gelinliğini tasarlayıp kendi dikmiş. 8 aylık evli.

HİLAL ŞENİL

27 yaşında İsviçre doğumlu İsviçre ve İstanbul?da Lasalle Akademi'de eğitim görmüş. Bir buçuk yıldır İstanbul?da babaannesi ile yaşıyor. Tasarımcının ekonomi bilgisi de olması gerektiğine inanıyor.

SELİM BAKLACI

21 yaşında İsviçre doğumlu. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Meslek Yüksek Okulu Tekstil Programı mezunu. Kişiye özel dikim yapıyor. Ürünleri Ece Sükan Vintage'de satılıyor.

YÜŞRA KAMİL

35 yaşında Halep doğumlu. Yıldırım Mayruk?un yanında staj yapmış. Geçimini İstanbul?da Image Maker?lik yaparak sağlıyor.

Favorimiz Selim, zaten yarışma önceden çekilip yayınlandıgı için yarışmanın birincisinin selim olduguda birçok yerde duyulmuş, yinede olaylar nasıl gelişmiş diye izlenebilir.
Birde elenenler var ama onları tanıtmaya gerek yok geçmişe mazi deler.

Jüri hiç yorum yapamıyor o biraz enteresan. Jürinin kullandıgı kelime sayısı 50 fallan konusurken.
Güzide Duran tamamen formata uygun sunuyor, neredeyse başarılı.
Her hafta bir konuk jüri var

Fena değil en azından Pazartesi akşamları baya vakit geçirtiyor.

July 17, 2007

She's soooooooo not going to have a baby!!!

Konserdeki Avril hayran kitlesi profili....
Thanks Karolina
South Park'ta işlenmiş bir konudur ayrıca:)



Baya gülmekten karnım ağrıdı TR'de de istiyoruz aynısından....

May 13, 2007

Eurovision



Bir eurovision heyecanını daha Cumartesi akşamı yaşadık ve yarışmayı 4. olarak tamamladık. Gönlümüz her sene birinci olmak istesede ilk beşte olmanın büyük başarı oldugunu düşünüyorum. 100'ün üzerinde ülkede izlenen Eurovision şarkı yarışmasında oylamalarda ilk 5 gösterilirken Türkiye'nin adı ve bayrağı her zaman o listedeydi.

Videodaki ise benim favori parçam. Gürcistan bu sene ilk defa Eurovision'a katıldı finale kaldı ve muhteşem bir iş çıkardı bence. Şarkıyı kimse anlayamadı yarışmanın konseptinede çok uygun değildi belki ama benim sadece yarışmada favorim olmadı aynı zamanda playlistimede eklendi.

Yarışmayı Sırbistan 268 puan ile tamamladı. Sırbistan karadağ bu sene ilk kez ayrı ayrı katıldılar ve sırbistanı dünyalar güzeli Marija Serifovic temsil etti:)
Biz bu sene organizasyonumuzu Öykü'lerin evinde gerçekleştirdik ve yeterli bir kalabalık sağladık. İçkinin dozajı arttıkça yarışmadan alınan keyifte paralel olarak arttı. Yarışmanın en muhteşem yeri, oylama başladıgında ise hepimiz çok heyecanlıydık. Cihangirden canlı bağlanan Simge'de gecemize ayrı renk kattı Kampus cell sağolsun 10 dakikası 1 kontör:)

Seneye ise kimin katılması üzerine ön görüşmeler tamamlandı ve en kuvvetli aday Hande Yener olarak açıklandı. hande yener ise bugun basın toplantısında bu olaya sıcak baktıgını ve seneye Eurovision'a katılabileceğini açıkladı.
Seçim güzel Hande Yener de olur ama biz teklifi birde "Hepsi" isimli gruba götürmeleri gerektiğini düşünüyoruz.
O kızlar o sahneyi kavurur ve muhteşem bir iş çıkartırlar gibime geliyor... bakalım



April 25, 2007

Helsinki 2007



Her sene Eurovision şarkı yarışması yaklaşırken birileri benden bir aktivite beklemiştir. Her sene 2 kişi bile olsam Yarışmanın oldugu akşam hazırlık yapıp keyifle izlerim. Günümüz müziği ile neredeyse hiç alakası olmayan şarkılar ve tamamen tuhaf showlardan olusan yarışma 3 saat boyunca bana süper keyifli vakit geçirtir. Özellikle sondaki puan verme bölümü muhteşem.
Hersene sıkılmadan Şalom törki, masedonya 3 point geyikleri döner.
Bu senede taviz vermeden Eurovision partimi düzenliyorum arkadaslar, şu anda evin müsait olup olmadıgını bilmesemde bir şeyler ayarlicam ve yemeli içmeli eğlenceli bir parti düzenleyeceğim. Tabi katılımı bilmem lazım haber verin bana:)
Gecenin tek zorunlu olayı ise herkes TR dışında bir ülkeye, ki bu ülke sizi en şaşırtıp güldüren ve tahammül edilemez olanı olmalı, oy verecek.

Biraz bilgide vereyim madem:)

Kenan Doğulu, önümüzdeki ay Helsinki'de yapılacak Eurovısıon şarkı yarışması'nda beş kişilik dans grubuyla sahne alacak.
Sanatçı, yabancı ve profesyonellerden oluşan dans grubuyla İngiltere'de hazırlanacak. Prestijli dans okullarından 'London School of Contemporary' ile bağlantıya geçen Kenan Doğulu, bu okulun eğitmen olan koreograflarıyla Eurovision için çalışacak. Şarkısına farklı bir görsel şov hazırlayan Doğulu'nun sahne şovunda hem Diyarbakır halayı, hem de New York sokak dansı izlenecek.

Şarkı ilk dinlendiğinde biraz itici geliyor ama bir kaç seferden sonra kulağınız alışıyor melodi yerleşiyor.(kesinlikle beğendiğimi sölemicem ama ben bütün eruovision şarkılarını format içinde değerlendiriyorum, norma şartlarda evde otururken cd takıp cinleyeceğim tarzdan şeyler olmasada yarışma havası ayrı)
Diğer bir kaç ülkenin şarkısınıda dinledim ve yinede TR ninki fena değil ama yine format içinde değerlendirirsen danimarka inanılmaz bir Eurovision şarkısı ile geliyor. Olması gereken bütün özellikler bütün Eurovision klasiklerini içinde barındırıyor. Bakalım hep beraber göreceğiz. Geçen senein birincilerinden sonra bu sene bir çok punk ya da punk rock ya da endüstriyel müzik gruplarını değişik kıyafet ve showlarla görmek te mümkün tabiki.

Eurovision-Turkey.com'un da destek verdiği "googlebizelogoyapsana.com" web sitesi kapsamında başlatılan logo yapımları hakkında yeni ve güzel haberler geliyor. Google TR, 23 Nisan'da 23 Nisan özel logosunu, Eurovision günlerinde ise (10-12 Mayıs) Kenan Doğulu'yu destekleyen logolarını anasayfasından yayınlayacak.

Daha fazla için http://www.eurovision-turkey.com/portal/index.php?newlang=turkish

April 14, 2007

Ünlüler Sirki


Daha öncede yazmıştım ama bu "APTAL" programı ilk defa bu gece izleme fırsatı buldum. Ünü kaçmış ünlülere daha neler yaptıracaklar bu konuya bir kez daha girmek istemiyorum.
Herşeyden önce bir sirk yarışmasını Suheyl Uygur'dan başka bir kişinin sunması beklenemezdi. Kendisi de Palyaço kıyafetiyle sunuyor zaten. Buzda Dansı abisi sunmuştu ve yarışma tutunca izleyiciler yabancılık çekmesin diye aileden biriyle devam etmenin akıllıca olacağı düşünüldü heralde ve ailenin en antipatik ama sirke en uygun üyesi seçildi. Gamze Özçelik'in yarini ise Tatiana diye türkçe konusamayan bir kişi almış. Heralde sirk oldugu için sevimli geleceği falan düşünülmüş. Estetiklik buldunuzmu falan diyor... Birde sunucumuz var anlatıcı ya da her ne ise. "Seda Üren kollarıyla birlikte kendini özgür hissediyor, bir kuğu gibi bir çocuk gibi bir kuş gibi ve bir prenses gibi salllanıyor kollarıyla" gibi cümleler kuruyor. Jüri üyeleride çok önemli bir iş yapılıyormuş gibi abarta abarta övüyorlar çok asilsin çok cesursun çok kibarsın kıyafetin muhteşem ayakkabılarına bayıdım ay bizi korktuttun cambaz doğmuşsun falan diyorlar.
İçlerinden ilerde sirk açmaya kararveren ve çocuklugunda hayalı bir sirk cambazı olmak olan varsa yarışmayı kesin kazanır. Biz bu senaryoları gördük. Bence haftaya hepsi alınlarına kocaman bir " L " harfi yapıştırıp çıksınlar.
LOOSER LOOSER LOOSER

April 09, 2007

Mürvet Cansız Kilo Verip Çocuk Sahibi Olabilecek mi?

Mürvet Cansız Kilo Verip Çocuk Sahibi Olabilecek mi?
Hepimiz merakla bunu bekliyoruz... Hikaye şöyle; Mürvet 13 yıldır çocuk sahibi olamıyo çünkü çok kilolu( ama bence sorun kocasında olabilir çünkü kocası kelimenin tam anlamıyla angut) Halk kahramanımız Seda Sayan ise bu durumdan çok etkilenmiş ve mürvet'i zayıflatım çocuk sahibi yapmaya karar vermiş. Zayıflatma kısmında yardımcı olabilir ama çocuk yapmadaki yardımlarını çok merak ediyorum.
Bizde sanırım bir mini dizi gibi her hafta Mürveti bu maratonda ne kadar yol aldıgını görüyoruz.
Açıklıyorum Mürvet bu hafta 800 gr vermiş. Doktoru çok iyi gidiyorsun ama daha hızlanmamız lazım dedi. Bunun üzerine Mürvet ve kocası caddebostan sahiline sabah sporuna çıkmaya başladılar. Kocasının 3 adım arkadasında yürümesi gerektiğini öğrenen Mürvet kocasına inat olsun diye koşturmaya başladı. Sonra sahilyolundaki açık spor aletlerinde çocuklar gibi eğlenen çift birde kaykaya binerek sporlarını tamamladılar. Canlı yayında da sürekl kavga eden ve birbirlerine laf sokan Mürvet ve kocası oldukça popülerlermiş bu aralar. Fakat tamamen rezil durumara soklan karı kocaya programda yer yer canlandırmalar falan yaptırıyorlar ve ikiside bu durumdan çok memnun "koca" nın bir sıkıntısı var çünkü programda sıfatını anlayamadıgım bir adam, ki sanırım görgü kurallarını öğretiyor, Izzet(koca)ile çok yakından ilgileniyor kuralları öğretmek babında ama böyle şeyler izzete ters.
Gel gelelim ben Mürvet'in kilo vereceğine inanmadım bu sabahki gözlemlerimden ama belliki Mürvet ve İzzet mahallelerinin en popüler ve sevilen karı kocası olmuslardır ve havalarından geçilmiyordur.
Çok faydalı bir program Seda Sayan'ınki. Sabahları o olmasa ne izleyecektik yeni uyanmış gözlerimiz mahmur...

Ek: İzzet ve Mürvet gece klübüne gittiler ama neden bilmiyorum kilo vermekle alakası yok...İzzet dans ediyo mürvet kıskandı falan çok komik şeyler oluyor...

April 01, 2007

Neyseee Neyseee,





O haftaki "Makina"yı Canlı izleyemedim ama bir çok arkadasımın söylediklerine göre en komiklerinden biriymiş. Oray Eğin'in skeçleri de Makina ve Zaga skeçleri arasında hatırı sayılır komiklikte ve ilk sıralarda kafamızdaki yerini aldı...
Oray Eğin'i şu yeni çıkan saçma sapan yarışmada jüri olarak izlediniz mi bilmiyorum kendisi Akşam Gazetesi köşe yazarı ama konusmaya başladıgında 10 saniye veriyorum kanalı çığlıklar atarak değiştirmeniz için. Zaten sanırım diğer jüri arkadaslarıda aynı fikirde ki adam konusmaya başladıgı anda tanırtışmaktan kendilerini alamıyorlar. Muhtemelen kendisine bir format verilmiş ve uyması istenmiş bile olabilir diye süpheleniyorum. Yarışmacılardan çok onların "eğitmen" lerine özelikle de Metin Arolat'a sataşmasıyla da meşhurdur ( ikisinin çok yakın arkadas oldukları konusunda kafamda soru işaretleri var... Nedense bir şekilde bir yerde hayatları kesişmiştir onların diye düşünüyorum :) )
Ek olarak bu yarışmalara modası geçmiş ünlüleri çıkartma fikri ne kadar tuttu yahu. Şimdi yeni bir tane daha çıkıyor neydi Dans yarışması sanırım ünlüler dans ediyor, ünlüler şarkı söylüyor, ünüler sirkte akrobasi ve sihirbazlık yapıyor... Bakalım ünlüler daha neler yapacak...

March 28, 2007

Magazin Mahkemesi...


Pazartesi akşamı oturmuş sakin sakin CSI NY izliyorduk. Reklam aralarında ise zap yapıyorduk.
yeni kanalımız Fox ta Deniz Akkaya'yı garip ve sexi bir avukat kıyafeti ile görünce durakladık ve izlemeye başladık. Hemen akabinde yanında da Şenay akayı gördük ve anlamaya çalıştık. Karşı tarafta ise 2 adet basın mensubu oturuyordu. Tartıştıkları konuyu pek anlayamadık sanırım Tamer Karadağlı Erol Köse falan birşeyler mi olmuş Tamer Karadağlı küfür mü etmiş neyse...
ama mahkeme salonu şeklinde düzenlenmiş bir set zavallı bir hakim, İki tane cadı ve susmak bilmeyen çirkef iki gazeteci ki papyon takıyorlardı sanırım, amaçsız bir şekilde tartışıyorlardı. Bununada bitmedi, tanık çağırmaya başladılar ve tikli bir adam tanık kürsüsüne çıkıp "evet ben ordaydım Tamer çok sinirliydi ama ahlaka aykırı bir davranışta bulunmadı patladı sinirlendi yuvarlandı" gibi garip cümleler kurmaya başladı. Bu arada avukatlarımız ise elerini göğüslerinde bağlayıp ukala ukala sorular soruyorlardı. Gazeteciler ise itirazım var hakim bey diyorlardı... "Red edildi"

Gördüklerimize inanamadık ve Ece ile birbirimize bakıp CSI NY a geri döndük ama eminim bu haftasonu Okan Bayülgen'in Makinasında uzunca bir yer alacaklar... Pazartesi akşamları Fox'ta merak eden varsa izlesin...

March 05, 2007

Buzda Dans Yarı Final

Uzun uzun anlatmaya gerek yok sadece bir kaç olayın altını çizelim.
Rezilliğin son noktası olan bu yarışmada bu akşam olanlara bir mana veremedik(ki başlarda severdik, eğlenirdik, kafa dağatırdık). Ece ile evde Buzda dansın bir bölümünü izledik ve en son Ece kafasını yastığın altına saklıyodu... ekrana bakakaldık hiç birşeye anlam veremedik.
Behzat Uygur bir sorusuna "Bu soruyu sana bir kadın olarak soruyorum" dedi :)
Yarışmacılar Başta Bülent Polat olmak üzere ciddi küfürleşiyorlar... Hatta Bülent Polat jüri üyelerinden birine "Estetikten bahsediyorsunuz, gelin beni kuliste çıplak görün" dedi ve kulise giderken zoro kostümü ile kılıcını sallıyor git ıstakoz sat diye bağırıyordu.
Asena kuliste çok yalnızım diye katıla katıla ağladı
Zeynep Tokuş bıkmadan usanmadan bir çocuğa dağa paten giydirip örnek olurasam ne mutlu bana diye zırvalamakta ve kibarcık rolunu oynamakta idi en son saçmalamakta zirve yaptı ve bu dansımı Sıla'ya adıyorum dedi.
Yine Bülent Polat hayatımda hiç spor yapmadım diyor( Yapsaydın kim engelledi seni, biz hepimiz yapıyoruz sporumuzu).
Herkes çok saygı ve sevgi çerçevesinde olmaktan bahsedip 2 cümle sonra bir eleştiri aldıklarında çingen gibi çemkiriyorlar. Jüriler kendi aralarında kapışıyor bir yandanda ışık yakıyorlar birbirlerine ( "Istakozcu Sema"!!!! yanında oturan adam için resmen bana yazıyor demeye getirdi....!!!)
Bir müddet sonra saç saça başbaşa girecekler diye tetikteyiz. Birileri sahnede konusurken kulisten ciddi bağırışlar küfürler geliyor. Kılıç kalkan sopa paten millet birbirinin üstüne yürürken 2 cümlede bir bu muhteşem ve çok kaliteli organizasyonda yer almaktan gurur duyduklarını ve tabikide bir gence daha paten giydirip iyi örnek olmak istediklerinden bahsediyorlar...
Prof patenci olan eğitmenlerimizde artık işin içinde Slovak Olga Türklerden beter sağa sola sataşıyor, konusmadıgı zaman mimikleriyle karşısındakini yerin dibine sokuyor. Kavga çıkınca taraflar birbirlerine sarılıp oley falan diye bağırabiliyorlar(düşmanımın düşmanı dostumdur)
Zeynep Tokuşun kocası Robert için zaten onun ne oldugu belli aralarında bir şey olamaz diye kameralara bağırıyor. Hocalar jüriye çamur atıyor, jüri programın başında paha biçemediği nereye oturtucağını şaşırdığı hocalara "amaan ne sandılar kendilerini sadece sıradan birer eğitmen hadlerini bilsinler" diye bağırıyor. Gamze ise programı toparlicam diye allanmış pullanmış çırpınıyor bir kenarda.
ve program tam biter bitmez herşeyi tamamen unuttuğumuz için 15 dakikalık özeti başlıyor.
ve yine o da bitince Pazar keyfinde tüm programı 20 dakika baştan izliyoruz.

Tüm Buzda dans ekibine teşekkürler...

February 26, 2007

Oscarlar Sahiplerini Buldu


En iyi yönetmen: Martin Scorsese (The Departed)
En iyi film: The Departed
En iyi kadın oyuncu: Helen Mirren (The Queen)
En iyi erkek oyuncu: Forest Whitaker (The Last King Of Scotland)
En iyi yardımcı kadın oyuncu: Jennifer Hudson (Dreamgirls)
En iyi yardımcı erkek oyuncu: Alan Arkin (Little Miss Sunshine)
En iyi özgün senaryo: Michael Arndt (Little Miss Sunshine)
En iyi orjinal şarkı: I Need to Wake Up - Melissa Etheridge (An Inconvenient Truth)
En iyi kurgu: United 93 (Clare Douglas, Christopher Rouse ve Richard Pearson)
En iyi sanat yönetmenliği: Eugenio Caballero ve Pilar Revuelta (Pan's Labyrinth)
En iyi makyaj: David Marti, Montse Ribe (Pan's Labyrinth)
En iyi kısa animasyon: Danish Poet
En iyi kısa metraj: West Bank Story
En iyi ses kurgusu: Alan Robert Murray, Bub Asman (Letters From Iwo Jima)
En iyi ses miksajı: Michael Minkler, Bob Beemer ve Willie Burton (Dreamgirls)
En iyi animasyon: Happy Feet
En iyi uyarlama senaryo: William Monahan (The Departed)
En iyi kostüm: Milena Canonero (Marie Antoinette)
En iyi görüntü yönetmeni: Guillermo Navarro (Pan's Labyrinth)
En iyi görsel efekt: John Knoll, Hal Hickel, Charles Gibson ve Allen Hall (Pirates Of The Caribbean: Dead Man's Chest)
En iyi yabancı film: The Lives Of Others (Almanya)
En iyi kısa metraj belgesel: The Blood Of Yingzhou District
En iyi belgesel: An Inconvenient Truth
En iyi film müziği: Gustavo Santaolalla (Babil)

Tamamını izleyemesemde sabaha karşı 05.30 da kalkıp oscarın en heyecanlı bölümünü zleyebildim. Kodak Theatre'da düzenlenen törenin sunuculuğunu, "Ellen" adlı komedi dizisiyle bilinen Ellen DeGeneres yaptı. Helen Mirren'ın En Iyı Kadın Oyuncu ödülünü alacağına garanti gözüyle bakılması nedeyle JudiDench'te öyle düşünüyor olmalıydı ki ödül törenine katılmadı bile.
Martin Scorsese "The Departed" filmi ile Oscara layık görüldü ve sevincini ve şaşkınlıgını saklayamadı. Ödülü kendisine arkadasları takdim etti.
Kırmızı halı ise oldukça eğlenceliydi saat 02.00 ye kadar takip edebildiğim kadarıyla bütün ünlüler geçişlerini yaptılar ve röportajlarını verdiler. benim Red Carper'ı izlerken en sevdiğim bölüm ise Ece Sukan'ın NTV'de yaptıgı yorumlardı. Moda eleştirileri yapan Sukan aralara dedikodularda katarak sevimli tavrıyla programı oldukça keyifli hale getirdi Sukan ise NTV'de Red Carpet'tan geçen bir çok ünlüden daha şıktı...

Gecede, Celine Dion ve Beyonce'da sahne aldı.

February 04, 2007

Uçan Duş





Şahan Gökbakar'ın Kime Diyorum Ben programında bu hafta yapılan Uçan Duş skeci son zamanlarda en güldüğüm skeç oldu. Özellikle ikinci videoyu yani yorumların yapıldığı bölümü dikkatle izleyin. Tuba Özay'ın kişneyipte "pardon biraz huysuzlandım" demesiyle olay bitiyor sanırım:)

January 28, 2007

Yarışma Çılgınlığı

Saat 20.00 idi televizyon başına oturduğumda. Şu an saat 24.00, tam olarak 4 saattir tv karşısında bir atv bir show tv bir star seri bir şekilde zap yapıyorum. Benim gibi Pazar gecesini tv karşısında geçirenler yeteri kadar sıgara kahve içmiş ve hafif bir baş ağrısına sahip olmuşlardır.



Show TV'de Buzda Dans; büyük bir yaprak dökümü, Sebnem Schefer'ın ağlamaktan göz pınarları kurudu, son ikiye kalmayı kesinlikle haketmediğini düşündü ve ağlamaya başladı. Bunu gören Asena'da ağlamaya başladı. Olay kadın Tuba Ekinci zaten gitmek istiyor ve dünya tabiri caizse poposunda değil...Program bu raddeye gelene kadar Behzat Uygur zırvalama rekoru kırarak sinir krizi geçirttiriyor. Yine de gecenin en sürükleyici yarışmasıydı. Gamze bu gece yarışmayı oldukça götürdü hem dominant konusmalarla yarışmayı toparladı hemde kuliste oldukça sempatikti, tercümeleride fena yapmadı.



ATV ye geçtiğimizde, yeni başlayan yarışmamız(çok lazımmış gibi) Profesyonel. Daha önce ucundan bucağından bir şekilde müzik piyasasına girmiş bir derece deneyimli insanların yarıştığı ve jürisini Osman Yağmurdereli, Ajda Pekkan Müslüm Gürses ve Pelin Akad'ın oluşturdugu şarkı ve performans yarışması. Yarışmamızın gülü, yeni kızımız, Ela(eda da olabilir unuttum) Jartiyerli ruh hastası bir nevi 2. Tuba Ekinci olma yolunda. Ebru Akel artık sabah akşam yarışma sunmaktan çökmüş. Müslüm Gürses 13 yarışmacıdan 10 tanesi için "Sonlara dogru detoonasyon oldun falso verdin ruhunu katamadın yolun açık olsun" gibi anlaması güç terimler kullanıyor ve her yorumu Behzat Uygur'unkiler gibi bir reklam arası uzunlugunda. İzlerken üstünüzü başınızı parçalayasınız geliyor ve bitmesi için dua ediyor, imana geliyorsunuz.



Sıkıldınızmı, Star'ı açın Tarz değiştirin hemen...Alaturka yeni sesler ve Armağan'ın yeni saçları ile karşınızda. Profesyonel e göre daha güzel sesler var daha izlenesi, Çünkü Profesyonel kendine "biz çok kaliteli bir yarışmayız süzüm süzüm süzülürüz arkadada modern dans yaparız" gibi bir misyon üstlenmiş. Ajda Pekkan'ın sevimli ve arabulucu tavırlarıda yarışmayı kurtarmaya yetmemiş... En azından Alaturka starın jüri üyeleri çılgın; atışıyolar kalkıyolar oynuyolar kavga ediyolar birbirlerini yiğiyolar...bir şeyler oluyor.

Peki bir şeyler oluyor mu? Mesela bu kadar çok pop stara alaturka stara oryantel stara ihtiyacımız var mı? TV bize seçenek sunmuyor izle diyor ve pazar akşamı evde isen bir seçeneğin yok. Şebnemin rimelleri ayak bileklerine kadar akmasına rağmen programı hala bitirmiyorlar. Sonunda jüride isyan ediyor ama Şebnemi yolundan alıkoyamıyorlar ve eleniyor.
Tv bağımlısı insanlar için her gece kanal başına 2 dizi haftasonular her kanalda bir yarışma ve artık tahammul edilemeyecek kadar başarısız üzerinde hiç düşünülmemiş oldukça kalitesiz ve insanlarla dalga geçercesine hazırlanmış programlar ve showlar. Peki en kötüsü ne??? Bütün bu dizi ve yarışmalar tam bitti derken hemen akabinde her kanalda bir magazin programı başlıyor ve az önce izlediğiniz dizi ve yarışmanın %50 sini tekrar tekrar gerizekalıymısız yada balık hafızalıymısız gibi gösteriyorlar.
Benim gibi televizyona takılıp kalarak bir gecesini geçirenler ise gecenin sonunda hayatı sorgulamaya başlıyor ve bugun ben naaptın kalktıktan sonra yatana kadar gecen sürede faydalı herhangi bir şey yaptım mı bir günü daha nasıl harcadım böyle diyerek hayıflanmakla yetiniyor.
Lütfen bunu haftada bir günden fazla yapmayalım... Kendimizi bir dizi ve bir yarışma ile sınırlamaya çalışalım:)))) Bende yazarken bile tahammul edemediğim bu yazıyı daha fazla uzatmadan ve BehzatUygur gibi saçmalamadan burada bitireyim...

January 22, 2007

TV Quiz 2 - Buzda Dans

Yeni programımız Buzda Dans. Açıklamaya gerek yok sanırım hepimiz katılan yarışmacıların tek ama tek gayelerinin Türkiye'de ki bir insan evladına daha buz patenini tanıtmak ve sevdirmek olduğundan emin olduğumuz muhteşem program. Ben gerçekten çok eğlenerek izliyorum. Her hafta merakla acaba; Okan Karacan nasıl duygu sömürüsü yapacak, Tuba Ekinci daha varoş nasıl olabilir, güçlü partneri Zeynep Tokuş'u ne kadar yükseğe fırlatacak, Pınar Aylin kaç gez düşecek, Alp Kırşan en kötü espiriyi yapıp patlayarak yok olacak mı, diye izliyorum. Ayrıca Gamze Özçelik 1 saatte ortalama 10 kere kareografi diyor. Acaba onu aslında "koreografi" olduğunu anlayabilecek mi diye merak etmiyor da değilim.
Neyse Bu haftaki sorumuz da bunun üzerine...

Artık kim buzda dans etmesin???? Gitmesini istediğiniz sevmediğiniz nefret ettiğiniz izlerken içinizi gıcıklayan isme oy verin ben söz gönderticem:)

Bu arada ilk tv quizimiz 6 oy sıla 4 oy sehrazad ile sonuçlandı doğru cevap sıla idi
tebrikler. ama kate dışındaki her cevabı kabul ediyodum ilk sefer oldugu için
Ufak bir teknik hata yaptıgım için sonucu gösteremiyorum bana inanmak durumundasınız ama bu quiz sonuçlandıgında sonucları görebileceksiniz.

Hadi bakalım....

January 13, 2007

Pimp My Ride-Modifiye TV

This is my car Fiat Bis 650E
We have a turkish version of Pimp My Ride so i just think that my car can fit with that program. Dont you think so? ...
So come on and pimp my ride please:)))
Tv8'de yeni bir otomobil programı izleyiciyle buluşuyor; 'Modifiye TV'. Uğur Ersöz'ün ve Gülçin Elvan Bozdağ'ın sunduğu programda, eski ve yıpranmış bir araç 13 hafta boyunca adım adım modifiye ediliyor.

"Ürün Tanıtımı'' köşesinde ise araç modifikasyonunda kullanılan en son teknoloji ürünleri ve standart araçlara kazandırdıkları ekstra özellikler yine konunun uzmanları tarafından her hafta izleyiciye aktarılıyor. tv8 / 20.40

Celil Oker'in tabiriyle "Arabamı Pezevenk Arabasına Dönüştür" programı artık Türkiye'de de başlıyor benim anlamadığım ise neden bir arabayı modifiye etmek 13 hafta alıyoru. Düşünsenize arabamı şimdi versem Nisan da alıcam falan. Acaba telefonu tamire yoladığımızda geçici telefon verdikleri gibi arabamı 3 ay modifiye tv ye aldıklarında geçici bir araba verirlermi????

Neyse gel gelelim arabama... demin de dediğim gibi kendisi mavi, yandan beyaz çizgili bir Fiat Bis şekil A...

Şimdi arabamızı nasıl daha şekil yapabiliriz düşünelim ve bir mektup oluşturalım...


Evet gitmesine gidiyor tabiri caizse ayağımı yerden kesiyor ama kızların yeteri kadar ilgisini çekmiyor



Zamanla çürümeye başlayan arabamı yakında inekler anadol sanıp yiğecek diye oldukça korkuyorum. Ayrıca sağ taraftan yaklaşan kızlar kapıdaki bu manzarayla karşılaşınca benden ve arabamdan hızlıca uzaklaşıyolar.



Geniş arka koltuklar yeteri kadar geniş olmadığı için arabamı sahile çekip kız arkadaslarımla yeteri kadar oynaşamıyorum, belki de arka koltugu söküp yerine ışıklı bir düşek konulabilir.



Geniş ön bagaj bir harabe,rezalet. Spor yapmayı oldukça seviyorum buraya belki ufak bir aletli gym salonu yerleştirilebilir böylece kızların yoğun olduğu yerlere arabamı çekip gym yaparak kaslarımla kızları daha fazla etkileyebilirim.



Geniş yan konsola bir kaç monitör koyulsaydı ve Ps2 olsaydı trafikte kaldığım zamanlarda play station oyunları oynar ve hiç sıkılmazdım. Aynı zamanda cd,dvd,divx,ps2 player ve Wireless internetim olsaydı herşey farklı olurdu.



21 inc jantlarla arabam daha kıyak gözükürdü ve Cadde de tam gaz 80 le giderken herkes arabama bakar ve içinde olmak isterdi



Kafamdaki kele neon lambalarla ışıklandırma yapılsaydı kızların daha fazla dikkatiin çekerdim ve öz güvenim yerine gelirdi hemde boşluklar doldurulmuş olurdu... :)



Böylece arabam bu görünüşünden kurtulur ve çok kıyak bir araba olurdu. Bende çok cool olurdum ve arkadaslarım arasında polularitem artardı. Kızlarda arabama hasta olur ve benle daha çok ilgilenirlerdi... :)))

So com on and pimp my ride....

Search This Blog