Herseyden önce ufak bir duyuru... Pazar günü itibariyle 14 gün süre ile bir işte çalışmaya başlayacağımdan bir müddet blogla çok ilgilenemeyebilirim...
Son 2 günde izlediğimiz filmleri duyuralım. Alpha Dog
A drama based on the life of Jesse James Hollywood, a drug dealer who became one of the youngest men ever to be on the FBI's most wanted list.
Bu aralar uyarlamalar, gerçek hayattan alıntılar, yaşanmış hikayeler ve hikayelerdeki gerçek karakterlerin görüntülerini filmin bir yerine sıkıştırmak oldukça moda. Bunu We are Marshall'da Last King of Scotland da ve bir sürü filmde de gördük
Alpha dogda da bunu görüyoruz. Ama çok uzatmadan sadece gelelim, bu kadar celebrity olan bir kadro bu kadar populer isimler ve rezalet bir film... Justin Timberlake bir felaket(ama çok güzel şortları var)
Filmin tek kurtarır yanı soundtrackler olabilir belki...
İkinci filmimiz "The Last King of Scotland"
Based on the events of the brutal Ugandan dictator Idi Amin's regime as seen by his personal physician during the 1970s
Biz baştan sona çok beğendik Forest Whitaker en iyi erkek dalında oscarı oldukça haketmiştir.
Gerçek bir olaydan esinlendiğini düşünmekse sizi biraz daha filmin içine sokuyor
İskoç aksanını sevenler içinse keyifli bir film olabilir zaman zaman:)
Son olarak "Perfume: The Story of a Murderer"
Jean-Baptiste Grenouille, born with a superior olfactory sense, creates the world's finest perfume. His work, however, takes a dark turn as he searches for the ultimate scent.
Kitabını hiç sevmemiştim hiç bir eleştiri kabul etmiyorum herhangi bir insan biraz araştırma yapıp 250 sayfalık kitabın 100 sayfasını rahatlıkla yazar çünkü sadece parfum tasfiri var
ama film oldukça etkileyici. Özellikle merak ettiğim, kitabın sonunu filmde nasıl yapmışlar, kısmı bir çok tereddütüme ragmen oldukça başarılı. En azından izlediğimde tatmin oldum. Kitabını okumadıysanız boşverin film daha güzel
March 02, 2007
Garip Rüyalar...
-Ece'nin saçları 80 ler pavyon şarkıcıları gibiydi...ve bütün kestirme yolları biliyordu
-Beşiktaşya Bilgi Üniversitesininin küçücuk bir cam binasında "Kaymak" diye bir film oynuyodu ve orjinal adı" Zambak" tı ve nedense hepimiz bu filmi görmek için çok sabırsızlanıyoduk.
-Komşumuz ben evlerine gittiğimdeben kapıdan girip salona geçmeden ayaklarımın altını ıslak bezle siliyordu...
-Beşiktaşya Bilgi Üniversitesininin küçücuk bir cam binasında "Kaymak" diye bir film oynuyodu ve orjinal adı" Zambak" tı ve nedense hepimiz bu filmi görmek için çok sabırsızlanıyoduk.
-Komşumuz ben evlerine gittiğimdeben kapıdan girip salona geçmeden ayaklarımın altını ıslak bezle siliyordu...
March 01, 2007
Bosphorus Trip
Köprü trafiğinde sıkılıp ne yapacağını sasıran bizler böle zevzek işlere bulaştık. Son derece yavşak tamamen amaçsız öylesine bir video:)
February 28, 2007
Tehlikenin Farkında mısınız?
Çok cesur ve gerçek bir reklam...
Göz önünde bulundurmak lazım
Tebrikler
February 26, 2007
Oscarlar Sahiplerini Buldu


En iyi yönetmen: Martin Scorsese (The Departed)
En iyi film: The Departed
En iyi kadın oyuncu: Helen Mirren (The Queen)
En iyi erkek oyuncu: Forest Whitaker (The Last King Of Scotland)
En iyi yardımcı kadın oyuncu: Jennifer Hudson (Dreamgirls)
En iyi yardımcı erkek oyuncu: Alan Arkin (Little Miss Sunshine)
En iyi özgün senaryo: Michael Arndt (Little Miss Sunshine)
En iyi orjinal şarkı: I Need to Wake Up - Melissa Etheridge (An Inconvenient Truth)
En iyi kurgu: United 93 (Clare Douglas, Christopher Rouse ve Richard Pearson)
En iyi sanat yönetmenliği: Eugenio Caballero ve Pilar Revuelta (Pan's Labyrinth)
En iyi makyaj: David Marti, Montse Ribe (Pan's Labyrinth)
En iyi kısa animasyon: Danish Poet
En iyi kısa metraj: West Bank Story
En iyi ses kurgusu: Alan Robert Murray, Bub Asman (Letters From Iwo Jima)
En iyi ses miksajı: Michael Minkler, Bob Beemer ve Willie Burton (Dreamgirls)
En iyi animasyon: Happy Feet
En iyi uyarlama senaryo: William Monahan (The Departed)
En iyi kostüm: Milena Canonero (Marie Antoinette)
En iyi görüntü yönetmeni: Guillermo Navarro (Pan's Labyrinth)
En iyi görsel efekt: John Knoll, Hal Hickel, Charles Gibson ve Allen Hall (Pirates Of The Caribbean: Dead Man's Chest)
En iyi yabancı film: The Lives Of Others (Almanya)
En iyi kısa metraj belgesel: The Blood Of Yingzhou District
En iyi belgesel: An Inconvenient Truth
En iyi film müziği: Gustavo Santaolalla (Babil)
Tamamını izleyemesemde sabaha karşı 05.30 da kalkıp oscarın en heyecanlı bölümünü zleyebildim. Kodak Theatre'da düzenlenen törenin sunuculuğunu, "Ellen" adlı komedi dizisiyle bilinen Ellen DeGeneres yaptı. Helen Mirren'ın En Iyı Kadın Oyuncu ödülünü alacağına garanti gözüyle bakılması nedeyle JudiDench'te öyle düşünüyor olmalıydı ki ödül törenine katılmadı bile.
Martin Scorsese "The Departed" filmi ile Oscara layık görüldü ve sevincini ve şaşkınlıgını saklayamadı. Ödülü kendisine arkadasları takdim etti.
Kırmızı halı ise oldukça eğlenceliydi saat 02.00 ye kadar takip edebildiğim kadarıyla bütün ünlüler geçişlerini yaptılar ve röportajlarını verdiler. benim Red Carper'ı izlerken en sevdiğim bölüm ise Ece Sukan'ın NTV'de yaptıgı yorumlardı. Moda eleştirileri yapan Sukan aralara dedikodularda katarak sevimli tavrıyla programı oldukça keyifli hale getirdi Sukan ise NTV'de Red Carpet'tan geçen bir çok ünlüden daha şıktı...
Gecede, Celine Dion ve Beyonce'da sahne aldı.
Subscribe to:
Posts (Atom)