May 01, 2007

23 Nisan Çocuk Şenlikleri


Bizim zamanımızda 23 Nisan Çocuk Şenliklerinde Kızlar papatya falan gibi, erkekler de vasıfsız bir şekilde rengarenk giydirilip bir satdyum ya da spor salonunda garip garip hareketle yaptırılırdı, yürütülürdü. Şimdiki çocuklara Çin'den Amerika'dan Canada'dan gösteri grupları falan getiriliyor ve onlar papatya şeklinde giyinmek zorunda değiller.
Bırakın çocukları 5 gün boyunca bizimde çok keyifle izlediğimiz bir gösteri idi şenliklerde yapılan.
Çin'den elastik kızlar, Canada'dan trambolinciler, Amerika'dan Basketbol akrobatları, yine Amerikadan Kuklacılar ve ipçiler. Bunun yanı sıra konserler DJ ler..... çocuklar oldukça eğlendi anlayacağınız. Üstüne değinmeden geçmeyeciğim bir konu var çünkü izlerken baya ağzımız açık kaldı Ceren'le. O Kukla show kesinlikle çocuklar için değil, Pansshow dan o showu seçenleri nasıl böyle bir hataya düştü nasıl böyle bir seçim yaptı hayretler içinde bakakaldık ki zaten çocuklarda birşey anlamadı.
Tangalı bir kızılderilinin yönettiği 4 tane erkek kukla, Polis, deri pantalonlu fetiş motorcu, Madenci ve cowboy... neyse şarkı seçimlerinden bahsetmiyorum bile. young man's christian association
Sırada 19 mayıs var bakalım gençler için neler yapılacak... aynı ilgiyi bizde bekliyoruz:P

Coldcut@Babylon


Coldcut geçtiğimiz hafta sonu iki performans ile Babylon'daydı. House, Acid-House Electronica stili kullanan grup İstanbul'da ilk defa tarzlarına çok fazla değişiklikler eklediklerini MC leri ile geldiklerini Hip-Hop kattıklarını yer yer Drum and Bass e kadar kaydıklarını belirtti. Müzikle görselin muhteşem birleşimi olan bir performans sergileyen Coldcut Mix media konusunda olan tutumlarını her geçen sene geliştirerek devam ettirdiklerini ve değişik şeyler kullanmaktan çok keyif aldıklarını söylediler. Yirmi yıldır bu işi yapan Matt ropörtajlarında 20 yıl daha yapabilirsem yaparım elim ayağım tuttukça müzik yapmaya devam edeceğim dedi. Herkez uzun süredir onların gelmesini bekliyorduk dedi. Bense birşeyin farkına vardım. Coldcut'ın rehperliğin yağtıgım için ne kadar şanslı oldugumu söyleyen bir grup vardı, bense bir fotoraf bile çektirmediğimi farkettim. Sanırım bu işler rutine bağlanıp sadece iş olarak görülmeye başlandıgında dışardan gördüğünüz kadar keyfi kalmıyor. Bitse de gitsek.....
Cuma-Cumartesi gecelerinden notlar:
Cuma gecesi çok kalabalık değildi ama cumartesi gecesi oldukça güzeldi,
Gördüğüm kadarıyla "walk a mile in my shoes" da herkes çıldırdı
Babylon çalışanları müziği beğenmedi:)
Görsellerdeki çizgi film "yakari" değildi
Geceye kendilerini DJ VJ ve MC ye vermek üzere gelmiş bir çok kız vardı...

Bu konuyu açmak istiyorum. Hayatımda en nefret ettiğim insan tiplemesine bir yenisini daha ekliyorum. Yazının bu kısmı müzikten ve mekandan veya performanstan tamamen ayrı olacak.
Bir grup kız gece boyunca, o gece kim çalıyorsa onların görebileceği bir yerde garip garip erotik danslar yapar ve kendilerinden geçmiş gibi davranır. Sonra çalan arkadaslara baka baka şarkılar söler yada gülückler atar. Bis yapmak için indiklerinde yakalarına yapışır garip garip cümleler kurar, genelde bu cümleler eleştiridir çünkü cool olduklarını sanarlar "Hey Rajit, seyirci ile daha fazla bağlantı kur çok içine kapanıksın, oysaki muhteşem visueller yapıyorusun ve harika bir insansın utanmana gerek yok" gibisinden. Konser biter kızlar gitmez yapışırlar. Adamlarda iyi bare der bizede kapı çıktı.
İşte o gecede aynısı oldu. Cumartesi gecesi yapışan iki kız yüzünden adamlar set up larını toplayamadılar ve 4 e kadar babylonda kalmak zorunda kaldık. Kızlar adamlar ne söylese güldü onayladı ve yalakalık yaptı. sonuçtada adamları evlerine götürdüler
Üzgünüm kızlar ama belki ourda bu yazıyı görürsünüz diye sölüyorum. Siz dışardayken soyunma odasında sizin ne kadar kolay oldugunuzu ve bu tarz kızlardan çok sıkıldıklarını anlatıyorlardı. Her gittikleri yerde sizin gibi kızlar oldugunu biliyorsunuzdur umarım. Sadece geceyi geçirmek ve eğlenmek için.
Normalde her konserde alışığım böle insanlara çalıştıgım her partide her organizasyonda oluyor sizin gibilerden. ama siz gerçekten çok sinir bozucu idiniz diye bahsedilmeye hak kazandınız...


April 25, 2007

Helsinki 2007



Her sene Eurovision şarkı yarışması yaklaşırken birileri benden bir aktivite beklemiştir. Her sene 2 kişi bile olsam Yarışmanın oldugu akşam hazırlık yapıp keyifle izlerim. Günümüz müziği ile neredeyse hiç alakası olmayan şarkılar ve tamamen tuhaf showlardan olusan yarışma 3 saat boyunca bana süper keyifli vakit geçirtir. Özellikle sondaki puan verme bölümü muhteşem.
Hersene sıkılmadan Şalom törki, masedonya 3 point geyikleri döner.
Bu senede taviz vermeden Eurovision partimi düzenliyorum arkadaslar, şu anda evin müsait olup olmadıgını bilmesemde bir şeyler ayarlicam ve yemeli içmeli eğlenceli bir parti düzenleyeceğim. Tabi katılımı bilmem lazım haber verin bana:)
Gecenin tek zorunlu olayı ise herkes TR dışında bir ülkeye, ki bu ülke sizi en şaşırtıp güldüren ve tahammül edilemez olanı olmalı, oy verecek.

Biraz bilgide vereyim madem:)

Kenan Doğulu, önümüzdeki ay Helsinki'de yapılacak Eurovısıon şarkı yarışması'nda beş kişilik dans grubuyla sahne alacak.
Sanatçı, yabancı ve profesyonellerden oluşan dans grubuyla İngiltere'de hazırlanacak. Prestijli dans okullarından 'London School of Contemporary' ile bağlantıya geçen Kenan Doğulu, bu okulun eğitmen olan koreograflarıyla Eurovision için çalışacak. Şarkısına farklı bir görsel şov hazırlayan Doğulu'nun sahne şovunda hem Diyarbakır halayı, hem de New York sokak dansı izlenecek.

Şarkı ilk dinlendiğinde biraz itici geliyor ama bir kaç seferden sonra kulağınız alışıyor melodi yerleşiyor.(kesinlikle beğendiğimi sölemicem ama ben bütün eruovision şarkılarını format içinde değerlendiriyorum, norma şartlarda evde otururken cd takıp cinleyeceğim tarzdan şeyler olmasada yarışma havası ayrı)
Diğer bir kaç ülkenin şarkısınıda dinledim ve yinede TR ninki fena değil ama yine format içinde değerlendirirsen danimarka inanılmaz bir Eurovision şarkısı ile geliyor. Olması gereken bütün özellikler bütün Eurovision klasiklerini içinde barındırıyor. Bakalım hep beraber göreceğiz. Geçen senein birincilerinden sonra bu sene bir çok punk ya da punk rock ya da endüstriyel müzik gruplarını değişik kıyafet ve showlarla görmek te mümkün tabiki.

Eurovision-Turkey.com'un da destek verdiği "googlebizelogoyapsana.com" web sitesi kapsamında başlatılan logo yapımları hakkında yeni ve güzel haberler geliyor. Google TR, 23 Nisan'da 23 Nisan özel logosunu, Eurovision günlerinde ise (10-12 Mayıs) Kenan Doğulu'yu destekleyen logolarını anasayfasından yayınlayacak.

Daha fazla için http://www.eurovision-turkey.com/portal/index.php?newlang=turkish

April 22, 2007

The Fountain




The fountain hiç düşünmeden söyleyebilirim ki son zamanlarda izlediğim en en en muhteşem film. Hatta izlediğim filmler içinde ilk sıralarda yerini aldı...
Requiem for a dream den beri çok sevdiğim Darren Aronofsky için sölenilen bütün övgüler ve güzel sözler bu filmde bir kez daha dile geliyor.
Zaten The fountain'ın fragmanını izlediğiniz zaman bile filmin ne kadar etkili oldugu konusunda bir ipucuna sahip oluyorsunuz.
Ben bir daha bir daha izleyebilirim bir müddet. Yeni hedefim ise Aronofsky'nin bütün filmlerini izlemek.
Hemen izleyin ...commentleri bekliyorum
haa bide neydiiii...Öykülerinin evinin muhteşem ortamında filmi izlemek filme ayrı bir keyif katıyor yazıcaktım. Oldu mu Öykü:)
İyi seyirler



Spanning over one thousand years, and three parallel stories, The Fountain is a story of love, death, spirituality, and the fragility of our existence in this world.


Hugh Jackman ... Tomas/Tommy/Dr. Tom Creo

Rachel Weisz ... Queen Isabel/Izzi Creo

Ellen Burstyn ... Dr. Lillian Guzetti

Mark Margolis ... Father Avila

Stephen McHattie ... Grand Inquisitor Silecio
Fernando Hernandez ... Lord of Xibalba

Cliff Curtis ... Captain Ariel

Sean Patrick Thomas ... Antonio

Donna Murphy ... Betty

Ethan Suplee ... Manny


Search This Blog