October 17, 2010

Genel Bir Sorun Var, Gelen Bir Sorum Var (+18)

Yeni jenerasyonda ki mutsuzlugun temel sebebinin Televizyon dizi ve programları olduguna karar verdim. Gerçi benden önce buna karar verilmiş, uzman görüşleri bildirilmiş, çeşitli makaleler yazılmış olabilir ama benim açım biraz daha farklı sanırım.

İlişkilerimiz yürümüyor, iş hayatımız çalkantılı, beklentilerimiz yüksek, sex hayatımız kötü ( ya da her zaman daha iyisi olabilir), ya çok kilo alıyoruz ya çok kilo veriyoruz, yani bir şekilde mutlu olsakta tam tatmin olamıyoruz...

Buna sebep olan başlıca bir kaç programdan örnekler vermek istiyorum.

Yollarda çok vaktik kaybettiğim için haftasonu çok cezbedici bir teklif gelmedikçe kendime sokağa çıkma yasağı koyan bendeniz, bol bol dizi, yarışma vs izlemeye başladım. E tabi bunları izlerken, çay kahve cips bira şarap fındık fıstık ve yemek sepetinin sundugu sonsuz seçenekler bolca masama meze oldu. Ilk tatminsizliğim de burada başladı. Ben elimde koca bir ruffles’ı bira eşliğinde mideme indirirken True Blood’da ki Alexander Skarsgrad, namı diğer Eric Northman çırılçıplak ortalıkta gezinmeye başladı. Bense hemen akabinde internetten spor salonları ve yağ sokucu hapların fiyatlarına bakmaya başladım. Keza bir Eric olabilmek için artık çok yaşlıydım... Acaba biraz V alma sansım olsaydı göbeğimde 6 değil 3 tane ( 2 üstte bir altta yeter) çıkarmıydı, saçlarım gürleşir boyum uzar mıydı ? Birazcık V için neler vermezdimJ

Tüm dizilerde herkes çok havalı ofisterde değişik plazalarda kocaman masa ve son teknoloji aletleriyle über güzel ve yakışıklı çalışırken ve birbirlerine inanılmaz zekice laflar sokarak alaşşağı ederken, en kritik durumlarda en pratik çözümleri sadece 3 saniyede bulabiliyorlardı. Sorunun cevabı hep tam gözlerinini önümde duran dosyada, resimde, ya da kalemlikte oluyordu. Dediğim gibi tam 3 saniyede onu farkedip kafalarında o anda söylenebilecek en harika cumleyi kurabiliyor ve sonrada havalı havalı yürüyerek tamda ofisin ortasında duran devasa asansöre binerek otoparka inip son model arabalarına binip uzaklaşıyorlardı... Masamda daimi duran tuvaletkağıdı rulosunu, hiç durmadan akan ve silmekten kabuk tutmuş burnumu ve ama bu logo daha büyük olmalıydı tadında geçen ofis hayatımı düşününce evet mutluydum ama bir CSI New York ajanı kadar tatmin değildim.

Sevgililerimiz ya da sex partnerlerimiz her ne şekilde ilişkilerimizi yürütüyorsak, yeterli miydi? Aradıgımız insanlar onlar mıydı? Ya da onların aradığı insan biz miydik? Duygusal ilişkiniz olan kişi sizden su cümleyi bekliyor olabilir. Sevdiğimi geri almak için gerekirse Tüm Roma halkını öldürürüm...10,100,hatta 1000lerce kişiyi. Sizden Andy Withfild yani Spartacus kadar sadık ve cesur, gözü kara olmanızı bekiyor olabilir, çukurlarda ölüm savaşları vermeniz gerekiyor olabilir ( Yalnızca bir kişi canlı çıkacak). Bu güne kadar bir tek seni sevdim, ve sen öldükten sonrada sonsuza dek seni seveceğim gibi sadece dizilerde duyabileceğimiz cümleleri sarfetmenizi istiyor olabilir. Ama hepimiz diğer haftasonu gittiğimiz bir başka partide tanıstıgımız bir diğer kişiyle hop yatağa girebiliriz gerçek hayatta...

Konu sexe gelince burda da aynı sorun çıkıyor karşımıza, One night standiniz için kutudan çıkan surpriz bakalım yeteri kadar tatmin edici mi? Partnerinizin beklentisi bir Gladyatör. Ama bakalım sizdeki takımlar Manu Bennett yani Spartacusun baş düşmanı Crixus’unkiyle karşılaştırıldıgında yeterli mi? Ya da partneriniz Nip Tuck’tan tanıdıgımız (Kimber) Kelly Carlson kadar hayatta ve yatakta iyi mi...surprizlere ve kalabalık fantazilere açık mı? Ayrıca bu dizilerde çekilen sex sahneleri gerçek hayatta öle olmayabiliyor unutmayın... Yani Bill Compton’un fermuarını açtıktan sonra Sookie Stackhouse’a giriş yapması arasında geçen 2 saniyelik süre gerçek hayatta yeterli değil. Evde denemeyin . Tabi bu Sookie içinde iyi bir imaj değil, İş perilere gelince farklı oluyorsa bilemem ( ups 3. Sezonu izlemeyenler varmıydı J)) )

İşte tüm bunların sonucunda nihai muhteşem bir televizyon prgramına geliyoruz. Sınırları zorlayan mantalite, Ultimate saçmalık...TEMPTATION ISLAND , günaha teşvik etme, cazibe adası...

Tüm bu anlattıgım sebeplerden dolayı mutsuz oldugunu hayatlarında bir şeylerin yolunda gitmediğini düşünen ve başarılı bir castingle seçilmiş gençler (çiftler, senaryoya göre) dünyada bir cennet köşesine gönderiliyorlar. Kızlar bir resortta erkekler ayrı bir restortta kalıyorlar. Kızlarımız ve Erkeklerimiz kendi cast sevgililerinden uzak bu porn starlarla geçirdikleri 2 hafta sonucunda yasadıklarından ders alarak bir sınava giriyor, bir deneyim yasıyor ve olgunlasıyorlar ( sunucu öle dedi) ve final haftası geldiğinde bir seçim yapıyorlar. ( yani birbirlerinini sevgilileriyle takılıyorlar bildiğiniz ) . Ya da adada yasadıkları bu zevk ve cazibenin peşinden giderek sevgililerini terk edip adadan bir başlarına ayrılıyor ya da ağlayarak birbirlerine sarılıp mutlu messut yaşamaya devam ediyorlar.

Tam bu yazıyı yazmadan önce final bölümünü isledim bu muhteşem yarısmada geçen konusmalar ise şu tarzda. Çift olan kız ve erkek bir araya getirilip 2 haftada neler yasadıklarını birbirlerine anlatmak zorunda bırktırılıyorlar. Kız ( jane) diyor ki: Tom’u ( sevgilisi) videoda hamakta başka bir kızla sevişirken gördüğümde bende kendimi özgür bırakmaya karar verdim ve bir başka erkekle yakınlaştım, hayatımın şüphesiz en muhtesem gecesini yasadım, sonra Tom geliyor. 6 kızla öpüştüm 2 kızla yattım 1 kızla duygusal bağ kurdum ve anladım ki seni seviyormusum. Ağlayıp sarılıp evlerine dönüyorlar. Program bitince gerçek hayat hikayesi olduguna inanalım diye bi takım alt yazılar geçiyor. Tom ve Jane yarışmadan sonra Los Angles'taki evlerine döndüler ve 2 hafta evden çıkmadılar, birbirlerini yeniden keşfettiler ( naaptılarsa keşif için ) şimdi birbirlerine eskisinden çok daha aşık yasamaya devam ediyorlar ( kıstas ne? )

Ahlakçı ya da ahlaksız oldugumdan değil, biliyorsunuz

Çok ta mutluyum ama tam tatmin olmak için gerekli maddelere gelince

- Eric Northman gibi karın kasları istiyorum ( ve arada extra güç için bir şişe V, o zaman bu Bill-Sookie zamanlamasına erişebilirim)

- Crixus’inki ile eş değer alt takımlara ihtiyaç var. ( yanlış anlaşılmasın )

- Benim için Kafdağını aşacak bir sevgili

- Ofisteki masamın tam yanından sokağa inen bir asansör

- Senede bir kere temptation adasında 1 hafta geçirmek

Sevgiler...Mutlu ve Tatmin olmanız dileği ile, Ben Dexter'a geçiyorum...


No comments:

Search This Blog