August 21, 2007

Tuğba vs. Paris



Eski bloğumuzu yapmaya devam ediyor olsaydım eğer bu konu "shining disco balls" için muhteşem bir özel dosya olurdu. Çok çarpıcı, gündeme bomba gibi düştü, harika ve trajik bir magazin haberi. Ustüne sayfalarca yazılıp boşa zaman harcanabilir. Bende eski günleri yadetmek adına "celebrities" yazısı yazmaya karar verdim. Kısa bir tane....

"güzel"lerimizi bir kıyaslayalım. Bir tarafta gece görüş kameralarından kocaman göz bebekleriyle karşımıza çıkan ve unutulmaz bir performans sergileyen, sonrada çıktıgı tv programlarında bu konu açıldıgında kahkahalar atıp "ne olmuş canım" diyen Hilton otel zincirinin vaaarriiisiiii. Benim pek sevdiğim hiç kızmadıgım ayıplamadıgım komik insan Paris Hilton. Diğer tarafta Tuğa Ozay (onu tasvir edebilecek bir hikaye bulamadım, bi ara millet vekili falan olmaya kalkmıştı uzun boylu bir manken ama mafyada olabiliyor geceleri:) AAaaa buldum buldum "iiihhhiiiiiii, pardon biraz huysuzlandımda" :)))

Paris Hilton alkollü araba kullanmak gibi aslında hepimizin her haftasonu yaptıgı ufak bir suçu bir kaç kez tekrarlamaktan hapse girmişti. TV de izlerken hepimizin yüreği parçalandı, bu hanım hanımcık kızımız hapishane köşelerinde ne olucak, lezbiyenleremi yem olucak, eli sıcak sudan soğuk suya geçmemiş bu kızın başına neler gelicek heyecanla bekliyorduk. ben uzun süre buda simple life gibi bir programa çevrilecek ve paris hiltonun koğusuna bir kamera yerleştirilecek bölece dakika dakika neler oludugunu görebileceğiz diye heyecanla beklemiştim ama olmadı.
Paris bir müddet hapisane yemeklerine alışamadı, hep ağladı ama sonra sustu yemek yedi kitap yazdı anılarını biriktirdi ve hapise girmeden önceki fiyatı 80.000 dolar olan Paris Hilton, çıktıktan sonra açılışlar ve özel davetler için 250.000 fiyat çekti. Çıktıgı gibide tam gaz devam etti.

Gelelim bizim hanım hanımcık kızımıza. Geçirdiği trafik kazası sonrasında yanan çiftliği derken birde baktım bir sabah tutuklandı. Hapisaneye o da çok cool girdi, o da merak edildi ama hanım ağa hapis ortamına daha çabuk alışıverdi. 3 kilo kaybeden Tuğba Özay'da anılarını bir günlükte toplayıp kitap çıkartmak niyetinde. Gel gelelim Paris gibi Tuğbanın kısa süre kalıp kalmayacğı henuz belli değil. Ama ne olursa olsun, işlediği düşünülen suç Parisinkinden biraz daha fiyakalı oldugu için çıktıgında örf adet ve aile yapısı çok katı olan Tük toplumundan nasıl tepki alır bilinmez. Ama eminim beyazlar giyip bir basın toplantısı düzenler ve ağlarsa biz affederiz. Bu konuda çok yufka yürekliyizdirde. Hemde bence fiyatı kim bilir haç 250.000 artar.
Benim en çok bu haber hoşuma gitti " Kasımpaşalılar olarak anılan bir grup kadının Tuğba’ya basma etek hediye ettiği güzel mankenin de eteği giyerek volta attığı öğrenildi. Tutuklu ve hükümlü kadınların büyük ilgi gösterdiği mankenle fotoğraf çektirmeleri de basının eline geçme ihtimaline karşı yasaklandı. Arkadaşlarına uyum sağlayan ve sabahları birlikte kahvaltı ettiği öğrenilen mankene haftanın belli günlerinde voleybol oynama izni çıktı. "

Koğuş arkadaşları çamaşır bulaşık yıkamasına izin vermiyor ve ona çok iyi davranıyormuş, oda moali iği oldugunda arkadaşlarına ayrobik dersleri veriyor ve voleybol oynuyormuş... Hapiste ilişkileri iyi tutmak gerek, bunlar geri dönüşümü olan şeyler, çıkınca hepsi işe yarar. Örneklerini çok gördük:)

1 comment:

p n r ' k said...

bi med 205 dersi naaptı yaw.. bence takdiri hakeden bi ders, bak kimimiz gerçek hayata geçirdik ve blogger olduk
pinarette.blogspot.com
benimki pek yeni daha bikaç günlük..
beklerim.

Search This Blog