September 13, 2009

Tanimlanamayan Ucan Aile -TUA-


Biz Anne ve 2 kardesten olusan bir cekirdek aileyiz. Standartlarin "biraz" disinda, birbirne cok bagli ve atesliyiz. Eglendigimizde aglayana kadar guler, kavga ettigimizde aglayana kadar sinirleniriz...ama birbirimize cok bagliyiz, gelin gorunki son zamanlarda bizi birbirine sadece Turk Hava Yollari baglayabiliyor...

Sanirim biraz basa donmek gerekiyor aile hikayemizi anlatmam icin, ben universite ucuncu sinifi Portekiz'de okudum, 12-13 ay kadar Porto'da yasadim, ayni donemlerde ise Ablam Colgate'teki gorevi icin Dublin'e yerlesmisti annem ise bir oraya bir buraya ucuyor bizim sayemizde kendine tatiller yatatiyordu yine bizi gorebilmek icin. Cok eglenceliydi ulkeler arasi aile ziyaretleri... Ablamla ayni donemde Turkiye'ye donduk ve kiza bir sure sonra ben Cruise Line'larda calismaya basladim ve Istanbul'dan baslayip Alaska'da biten bir dunya turuna ciktim, ayni donemde ise ablam Colgate'teki yeni gorevi icin Kazakistan'a yerlesti ve uzun sure orada yasadi. Annem ise bu surecte bizler ula;ilamayacak kadar uzakta oldugumuz icin arkadaslariyla yeni tatiller uretti kendine

Istanbul'a dondukten bir muddet sonra ben yeni mevcut isime basladim ve yazlari Alacati-Istanbul arasinda mekik dokuyordum, ablam ise yeni pozisyonu geregi hem Kazakistan'da hem Istanbulda calisyor her iki haftada bir ulke degistirmesi gerekiyordu, annemse yoklugumuzda coktan tatilkolik olmustu bile...

Ben Alacati'dan donerken Ablam ayni saatlerde Istanbul'dan Kazakistan'a gidiyordu ve ucaklarimiz havada yanyana gectiler bir keresinde, annemse benim Alacati'da ablamin Kazakistan'da olmasindan sikilip Kusadasi'ndaki yazliga yerlesti ve tum yazi orada gecirdi. Ben Alacati'daki gorevimi tatamen bitirip Istanbul'a gelmemin akabinde bir izin aldim. Carsamba gunu Antalya'ya ucuyorum ablam ise persembe gunu Kazakistan'dan Istanbul'a donuyor, Ben 21 Eylul'de Antalya'dan Istanbul'a donuyorum annem ise 24 Eylul'de Kusadasi'ndan Istanbul'a donup 26 sinda Antalya'ya gidiyor ve 30 unda Antalya'dan donuyor, tuma ailenin istanbulda oldugu bir kisa surenin ardindan ise Ablamin Kazakistan'a donmesi gerekiyor...

Turk hava Yollari, evimize gelen taksilerin bagli oldugu taksi duragu ve turkcell'in ailece bustumuzu dikmesi gerektigini duzunmuyor degiliz...

Peki simdi bulun bakalim bu tanimlanamayan ucan ailen hangi tarihler arasinda hep bir arada Istanbul'da oluyor, soruyu bilece acik tarihli bir THY ucak bileti veriyoruz :)

iste bizim hikayemiz...

Huysuz Yasli olma yolunda...

Zaman zaman hayatimda degisik donemler olmustur. Haftada 4 gece sokaklarda sabahladigim; 9 ay boyunda her gece ortalama 8 kadeh icki ictigim, gunde sadece 5 saat uyudugum ve gunde 13 saat uyudugum, 2 gunde bir kitap bitirdigim ve senede 1 kitap okudugum...ama hic bu kadar hemen eve donmek istedigim ve dislerimi bile fircalamaya usendigim bir donem olmamisti. Her seyi erteleyebilirim son 2 haftadir. Yatagimi toplamadim henuz, 2 haftadir giyip cikardigim hersey kulanmadigim yatagimin uzerinde; bulasik makinasini temizler makinada bitik kirliler lavoboyu doldurunca calistiriyorum; kreker yigiyorum hizli ve hazi diye; sporsa tum bunlarin yaninda cook cook yorucu ve gitmesi zahmetli...Su anda blog yazdigima bile inanmiyorum aslinda ama demin bir sey farkettim.
Bugun Cumartesi; istanbulda sokaklarda bir cok etkinlik gerceklesiyor, bienal cabasi. Evden cikmadim, 5 bolum brothers&sisters izledim, sol dizim minuskus ve surekli kutluyor, gecen sene Dominik Cumhuriyetinde kirilan ve Porto Ricoda alciya alinan ayak basparmagim sizliyor, dizinin altyazilarini okuma gozlugumu takmadan secemiyorum, koltukta uyuyakaliyorum ve evde tek basimayim...Yas 25

June 14, 2009

Manik Depresif

Hic bir sey yapmiyoruz
calistigimizi saniyoruz, garip konular icin enerji harciyoruz... para kazanmak icin vakit harciyoruz
kazandigimiz paralari vakit oldurerek harciyoruz
tatil gunlerinde para harcamak icin akteviteler yaratiyoruz
Bugun evde dinlendim diyip internet karsisinda saatler geciriyoruz
facebookta statu yeniliyoruz
facebooka foto yuklemek icin eventler ve nedenler yaratiyoruz
msn da chatlesiyoruz internette flortlesiyoruz
luzumsuz mesajlar atiyoruz
yuruyuse cikiyoruz
spor yapip ustune pasta yigiyoruz
tv izleyip kanepede siziyoruz
birilerinin bi sebeple yazdigi kitaplari okuyoruz saatlerce
hayatimizin uctebirinde uyuyoruz
kiyafetler alip dolaplara tikiyoruz
tekrar facebooka giriyoruz harika yeni kiyafetler aldim yaziyoruz
hic bisey yapmiyoruz
cok daraliyoruz

June 12, 2009

Narkoz Kafası


Bir ameliyata girmeden önce çok daha heyecanlı olacağımı, hatta ameliyata girmeden önce annem gibi astaneden kaçmaya çalışacağımı, doktorlara ben şimdi gidiyim yarın söz gelirim diyeceğimi düşünürdüm hep. Sonra aslında beni tedirgin edenin ameliyat olmak değil hastanede kalmak oldugunu farkettim. Sabah 5'te verilen kahvaltılar, özel oda yoksa yan yataktan gelen iniltiler horultular veya gece elinde sondayla dolaşan amcaların gölgesi beni başlı başına tedirgin ediyordu. Şansım yaver gitti ve bu hastane maceramda herhangi bir gece hastanede konaklamak durumunda kalmadım. Bunda doktorlarımın kıyakları etkili olsada netice itibariyle hatnaeye gündüz gezisine geliyor gibiydim.

Ameliyat günü sabah 7'de yatagıma yerleştiğimde byolojik saatime öğlen 12'de ameliyata girmek üzere ayarlamıştımki benden önce girecek olan tutuklu gelemeyince saat 8 de elinde garip bir önlükle haydi soyun diyerek bir hastabakıcı girdi odaya. Panik bile olamdan kendimi göğüs ve popo dekolteli bir mavi önlükle koridorda yürürken buldum.

İlk defa bir ameliyathane görüyordum ve pencere gibi bir kapıdan atlayarak içeri girerek bir yataga yerleştim. Ellerinde dosyalar ve maskelerle yürüyen uzman operatörler. Sanki benle değilde biraz sonra garip bir aletle içine girecekleri penisimle konusuyorlardı. " vaka ğretra darlıgı testisler kıvamda penis normal hasta 25 yaşında erkek" sonunda zahmet edip birisi bana dönüp nasılsın dediğinde yarım yamalak biraz heycanlandım diyebildim. merak etme birazdan geçecek dedi ve beni çarmıha gerermişçesine ameliyat masasına yatırıp kollarımı bağladılar ve göğsüme garip garip bişeyler takarak bir igne yaptılar. Sonrasında sadece kolumun karıncalandıgını hissediyorum...

Bekleme odasına çok net uyandım. Hiç sersemlemedim. Çat diye uyandım...Tek hissettiğin inanılmaz bir idrar yapma isteğiydi. Hemsireye seslendim
Çok çişim var çişimi yapmam lazım
Kadın çişin yok ameliyat o bölgede oldugu için çişin varmış gibi hissediyorsun diye cevap verdi...
Hayır dedim çok çişim var
Yukaırda doktor baksın sonrasında çişini yaparsın dedi...
Norkozdan yeni çıkmışta olsam genetik işte soya çekim
Ya bir kap getirirsin yada dönüp yere işerim buraları temizlemek zorunda kalırsınız diye bağardım. Mecbüren bir kap getirdi ve şarıl şarıl işedim sonra da bak varmış işte diyip kabı eline verdim.

Sonrasında ise klasık ailevi hastane geyiklerimiz başladı. Her zaman oldu gibi fazla ziyaretçi yüzünden güvenliklerle kavga edildi... Sünnet kıyafetleri getirildi... akşamdında da kendim kendi arabamı kullanarak eve döndüm

boğazıma tüm sokuldugu için yutkunamıyor, penisime tup sokuldugu için işeyemiyorum. Ama gayet iyiym ve evimde ölee dinleniyorum
Oldu da bitti maşallah...

June 10, 2009

Ders 1: Uroloji

Çok gezen mi bilir, çok okuyanmı sorusunun yanıtını hep çok gezen şeklinde cevaplamışımdır. Ama bu gezmeler genelde benim hayatımda turistik geziler şeklinde olmuştur. Bu çok gezme görme kısmına şimdi bambaşka bir açıdan yaklaşacağım... Hastaneler...
Spesifik olarak ele aldıgım konu ise Uroloji, halk arasında Bevliye..belden aşağı...kasımpaşa... bu kısımı inceleyeceğiz

İlk olarak bir urologla deneyimim 18 yaşında olmuştu. O zamanlar ETS'de çalışan minik bir tur rehperiydim, hayatıma nasıl bir yön versim diye küçük beynimle düşünürken kendimi otobüs muavinliği yaparken bulmuştum. Bu maceram iki hafta kadar sürdü... İstanbul'dan kalkıp Marmaris yönüne itmekte olan ETS Turizmin Sayın yolcuları: mola süreniz dolmuştur lütfen otobüsteki yerlerinizi alın... Keza otobüs kalkmak bilmez çünkü repber tuvalette sıkışmış çişini yapamamaktadır...
Ozamanlar üstünde durmamış otobüs klimasından üsüttüm herlade demiştim.. Ürologum ise evet üşüttün heralde diye teid etmişti..

Seneler geçti ben bir yandan hayatıma değişik işlerde çalışarak renk katıp yön verirken bir yandanda cinsel hayatıma değişik işlerde çalışarak renk katıyordum...

Her erkeğin başına geldiği gibi 1 kez daha üroloğa ziyarete gitmiş ama bu sefer üşütmemiştim. İlk kurcalamalar başladı...Ürologlar teker teker eldiven takıp çıkartıyor ve yorumlar yapıyorlardı

21 yaşımdayken birgün çok ciddi bir böbrek ağrısıyla yanlız başıma oldugum bir gün sürüne sürüne kendimi hastaneye kaldırdım. Kum döküyordum. Bayıltın beni diye bağırıyordum. Bu sefer kitle daha genişti eldivenlerini takıp çıkartan ürologlar ve sese gelen hasta ve hastabakıcılar. Kısa boylular önde diz çökmüş uzun boylular ise arka saflarda yerlerini almışlardı bense bacaklar şpaget teslim olmuştum...

Artık üroloji konusunda tcrübeliyim diyordumki son 1 senede yaşadıklarımla master degreemi yaptım... Kum şikayeti geçmemiş ben ise değişik urologlara gitmeye devam etmiştim. İstanbulun suburblerinde çalışan ürologlar ise "Biz henüz leventinkini görmedik" diye ayaklanmış taksime doğru yürümeye başlamışlardı bile

Önce Kızılay Ürologlarını keşfettim Sonra devlet hastaneleri ve özel hastanelere gittim...Çeşit çeşit ürolog var bazısı daha iyi bazısı işinden keyif alıyo bazısı bıkmış. En rahat ettiğini bulman lazım. Ürolog ile iyi anlaşmak önemli. Seni ne hallerde görüyor eli nerelereine değiyor. Bende bu uzun araştırmalar sonucunda Bir tane bulmuştumki 2 sene sonra anladım. Yalanmış, bunca sene kandırmış beni, kum döküyosun diye altamış, duygularımla oynamış , Yüzüme üzgünken pipime gülüyormuş.

Günlerden bir gün benimde canıma tak etti ve ayrıldık. Ben u engin üroloji denizinde gezintime devam ederken artık yeni yeni şeyler öğrenmiştim. Çünkü derdime derman olamayan tıp 6 sene boyunca neler öğrendiildiyse üstümde denedi.

Test 1: ÜroFlowMetre
Hayatımdaki gerçekler açığa çıkıyor
Tarif: 3 litre kadar suyu içiyorsun. 30 dakıka bekliyorsun. Artık altına işeyecek seviyeye geldiğinde bir odaya alınıyor ve elektronik cihazlara bağlı bir kaba işiyorsun. Bu kap senin saniyede işediğin idrarın miktarına ve hızına göre tazdik ve en ölçüyor.
İşte bu ölçümde anlaşıldıki ben70 yaşında bir amca gibi işiyormuşum...Nedeni merak edildi ameliyat dendi. Ama yaşadıgım haya kırıklıgından sonra bir doktora üvenemezdim
Başkasına gittim ordan oraya savruldum
Acı seviyesi: 2/10

Test 2: Prostat
Artı 18
Acı seviyesi: Kişiden kişiye değişir
Genel olarak 40 yaş üstü erkelere uygulanır
İdrar yolumda bir iltihaplanmadan şüphelenilip bulunamadıgında erken prostat büyümesinden şüphelenildi...anlamak içi yapılacak tek bir şey vardı
Pantalonunuzu indirin alnınızı sedyeye dayayın ve derin bir nefes alın...
Çok yeni noktalar keşfettiğim bir gün oldu, hayatıma yeni bakış açıları girdi ama prostat büyümesi yoktu, belkide bu tamamen doktorun canı sıkıldıgı için yaptıgı bir testti ...

Test 3: Kan idrar aids bel soğuklugu mikrobiyoloji tam otomatik idrar şeker troid kolestrol
Acı Seviyesi:3/10
Sonuçları beklemesi heyecanlı
Sonuç: at narkozuyla 24 saat ameliyat olabilecek kadar sağlıklıyım
ve hiç bir bulaşıcı hastalıgım yok

Test 4: Üretrografi
Hardcore Porno

Yarım litre sıvı alabilen bir enjektöre fosforlu ilaç doldurulup ve penisinizin ucuncan içeri doğru o sıvı tazdikle pompalanır. Nerede direnç görüldüğüne ve sıvının nereden geçmekte zorlandıgına röntgen videosu ile bakılır....
Acı seviyesi 6/10

Rezalet kısım ise içinize püskürtülen sıvı enjektör çıkınca şöyle bir manzara oluşturur....musluktan kurtulmuş tazdikli su fışkırtaraf sğa sola savrulan bahçe hortumu
Hayatımda bu kadar gülüp utanmamıştım


Sonuç: Üretra Darlıgı
Tüm testler sonucunda mesane girişimde darlık belirlendi
Nedeni: Bilinemekle birlikte kum, iltahap, yara veya kronik
Tedavi: Sistoskopi ve gerekli müdahale, soğuk bıçakla yarma işlemi


Tekrar riski % 45
Başarı oranı %70
Ölüm Oranı %0.07


Ameliyat Tarihi
11 Haziran Perşmebe 12:00

Şarıl şarıl işerken görüşmek üzere

Search This Blog