September 02, 2007

Strange....

Little 15 Gürkan'dan Strange love

Bu video Gürkan'ın annesinin sarı bodysi ile tamamen evin tanıtımı için çekilmiştir. Gürkan'ın bodrumdaki yazlık evine tatile gitmeyi planlayan arkadaşlara evin neye benzediğini gösteren bir belgeseldir. Normalde normal olan arkadaşım tamamen normaldir. Akıllarda soru işareti bırakmaması gerek bu video tamamen eğlendirici, eğitici ve öğreticidir...

Daha öncede bir yerlerde demiştim bunu ama ... "kazık kadar adam oldu, utanmıyooo" :)

September 01, 2007

The songs Make me Feel like Cry

Number 3


harrowdown hill

don’t walk the plank like i did
you will be dispensed with
when you’ve become inconvenient

up on harrowdown hill
down where you used to go to school
that’s where i am
that’s where i'm lying down

did i fall or was i pushed x2
and where’s the blood? x2

and im coming home
i’m coming home
to make it alright
so dry your eyes

we think the same things at the same time
we just can’t do anything about it…

we think the same things
at the same time
we just can’t do anything about it…

so don’t ask me, ask the ministry
so don’t ask me, ask the ministry

we think the same things at the same town
there are so many of us
so you can’t count

we think the same things at the same time
there are so many of us
so you can’t count

can you see me when I am running x2
away from there x2
i can’t take the pressure
no one cares if you live or die
they just won't be gone
they wob't be gone

and i'm coming home
i'm coming home
to make it all right
so dry your eyes
we think the same things at the same time
we just can’t do anything about it

we think the same things at the same time
there are too many of us so you can’t
there are too many of us so you can’t count

it was me walking to the back of harrowdown hill
it was a slippery slippery slippery slope x2
i felt me slipping in and out of consciousness x2
i feel me...

Number 2



I sent you out to play last night
the alarms went off at 3
funny how im not laughing now
lonelyness a guarentee

I sent you out to play last night
the alarms went off at 3
funny how im not laughing now
he's not coming home to me

Sent you out to play last night
the alarms went off at 3
funny how im not laughing now
hes not coming home to me

try to get out on a
to move out of love
if only there was no consequence
watch it all turn to dust

hey can i go with you
my beauty number2
hey can i go with
when the rendez vous over
its over

Number 1



Tears you see on my face, you do have something to do with
Fear starts creeping up when you have so much to lose
Your love waits you while you're cheating
Lightning strikes you when you're moving

The light you see in my eyes, you do have something to do with
Play the game namely love, play it like you have nothing to lose
Horse loves you when you move with him
People hate you when you're changing

Don't let the dress trick you
I love you less now that I know you
I won't count the scars again
I love you less now that I know you

The glow you see on my face, you do have something to do with
Fear starts creeping up when you have so much to lose
Your love wait you while you're cheating
Lighting strikes you when you're moving

Don't let me wonder away
I love you less now that I know you
Don't let the dress trick you
I love you less now that I know you

I won't count the scars again
Because I love you

August 30, 2007

Kalamış Jazz Festivalinde Başıma Gelen Çirkin Olay

Merhaba arkadaşlar,

26 Agustos Pazar günü Jazz in Kalamış, Kalamış Jazz Festivalinde başıma gelen çirkin bir olayı anlatacağım.

Bu festivali düzenleyen şirket Hakan Production, rehberleri ayarlayan ise Organizma şirketidir. Bende Organizma şirketi üzerinden Kalamış Jazz festivalinde “Jacinta” isimli Portekiz Jazz sanatçısının rehberliğini yapmak üzere görevlendirildim.

Pazar günü saat 12.00 gibi soundcheck için alana geldik ve akşam 19.30 da başlayacak konsere kadar alanda kaldık. Bu süreçte grup kendilerine tahsis edilen Lüks Otobüs Backstage de vakit geçirebiliyorlardı. Backstage menejeri Irmak’la birlikte Konser sonuna kadar backstagei kullanabileceklerini konserden hemen sonra Ayhan Sicimoğlu’nun grubuna vereceğimizi belirttik. Grub, eşyalarını yatak odası bölümüne koymaları çünkü bu bölümün devamlı olarak kilitleneceği konusunda defalarca uyarıldı. Hatta bir keresinde kendileri bile içerde kilitli kaldılar.

Backstage denilen bölüm herhangi bir şekilde konser alanından ayrılmamış sadece sahnenin kenarına bir güvenlik konulmuştur. Backstage e girip çıkan 20 den fazla insan bulunmaktadır.

Pazar günkü konser geçer, Pazartesi akşamı grup portekize döner ve olaylar Salı sabaha karşı başlar.

Pazartesiyi Salıya bağlayan gece sabaha karşı 05.30 da Jasinta beni aradı ve backstage de 800 euro kaybettiklerini, bu paranın çalınmış olabileceğinden şüphelendiğini, backstage e baktırıp bir soruşturmamın mümkün olup olmadıgını sordu, bende henüz saat sabahın 05.30’u ilerleyen saatlerde araştıracağımı ve çok üzlüdüğümü söyleyip geri uyudum. Sabah’ta bu konu ile ilgilenecek kişilere ilettim ve onlarda ilgilenip beni geri arayacaklarını söylediler. 12.30 da Jacinta tekrar beni arayarak bir gelişme olup olmadıgını sordu ve 800 bir cüzdandan 50 de başka bir cüzdandan toplam 850 eurnun kayıp oldugunu söledi, bende araştırdıklarını söledim ve belirttim; Backstage den sonra çıktık, festival alanının barında içki içtik ordan otele dönüldü sabah havaalanına gidildi ordan portekize ve evlerinize. O paranın bu 2 günlük süreçte kaybolmadığına, özellike backstage de kaybolduguna eminmisiniz dedim. Tabiki dediler bende tekrar çok üzgün oldugumu söyleyerek geri arayacağımı söyleyip telefonu kapattım.

Ilerleyen saatlerde bu festivalde çalışırken bağlı bulundugum şirketten arandım ve bir toplantı durum değerlendirmesi yapmak üzere çağırıldım. Aynı zamanda backstage’e girip çıkanlara birşey görüp görmedikleri sorulacağını ve genel bir toplantı olacağını düşündüm.

Şirkete gittiğimde tek başıma benimle bir görüşme yapıldı.

Ilk başta birazdan anlatacağım olaydan bağımsız olarak başka bir şeyi özet geçeyim. Transferlerimi yaparken her zaman grupla her yere gitmedim. 2 yıldır bu işi yaparken gelen grubun önemine, uçak saatine, bavul ve online check-in durumuna göre benim ve tüm arkadaşlarımın yaptıgı gibi zaman zaman otelden bindirip gönderdiğimiz durumlar olmuştur. Ya da bir yerde otele bindirip gönderdiğimiz durumlar. Bu işin tanımına terstir ve her ne kadar bugüne kadar kendi açımdan hiç bir transferi veya işi patlatmadıysam da bunun profesyonel açıdan hatalı bir davranış oldugunun kabul edebilirim. Bu işte de Jacinta ve grubunu 18.00 de olan uçaklarına 15.20 de otelden çıkarıp 15.40 ta bakırköy deniz otobüslerinde indim ve havaalanına araçla kendileri devam ettiler. Bu esnada check-in yaptıracakları hiç bir bavul yoktu ve uçakların 2 saat 20 dakika vardı biz bakırköydeyken, dolayısıyla bir sorun çıkmayacağına emindim.

Konuya geri dönelim... Şirkete gittiğimde tek başıma benimle bir görüşme yapıldı.

Ilk olarak bana transferlerin tamamına gitmediğimi öğrendiklerini ve bunun hatalı bir davranış oldugunu rehberlik tanımına uymadıgını ve bu hatamı kabul edip etmediklerimi sordular, gayet doğal bir şekilde herkesin yaptıgını benimde daha önce ve şimdi yaptıgımı ve hatalı oldugunu kabul ettiğimi söyledim. Bu konu üzerinde bir müdddet iyi niyet süistimal ettiğim ve insanları kandırmaya çalıştıgım konusunda bana çıkışlar yapıldı. Hemen arkasından Jacinta’nın kendilerini aradığını ve “ Kimseyi suçlamak istemiyorum ama 850 euroyu Levent’in çalmış oldugundan süpheleniyorum” dediğini söyledi. Jacinta beni sabahın 5.30unda özellikle aramış, çünkü uyku sersemi telefonu açarsam yalan söyleyemeyecğimi düşünmüş, daha sonrada Victor’a benim için” Levent bize paranızı backstage de değil içki içerken düşürmüşsünüzdür dedi” demiş. Ve konserden önceki ve sonraki tutumlarımın değiştiğini, bir an önce kendilerinden kaçıp kurtulmak için bakırköyde araçtan inip havaalanına gelmediğimi belirtmiş ve gene olarak levent’ten hiç memnun kalmadık bizle iyi ilgilenmedi garip davrandı diye eklemiş.

Bunun üstüne Hakan Production’da (ki kim olduklarını bilmiyorum, kimin benim adımı verdiğinden de emin değilim) bizde Levent’ten süpheleniyoruz backstage e en kolay girebilecek kişi Levent’tir hemde Jacinta'nın rehberide o gibi bir şey demiş. Burda bir ara not geçelim. Jacinta geldiği akşam bu grubu karşıladım otelerine getirdim, Jasintaya geç saat olmasına rahmen istediği papayayı bulamayıp meyve tabağı hazırlattım odasındaki yatağın kuzeye bakmasını istediği için odasını Fheng Shui’ye göre dekore ettirdim, müzik grubunu akşam kendi davetli oldugum partiye davet ettim ve beraberce içki içtik, Ertesi gün festival alanında beraberdik, jacinta sadece tuzlu bonfile yediği için festival alanından çıkıp restorant ayarladım ve götürdüm grubun kalan üyeleriyle ilgilendim daha sonra konsere çok vakit oldugu için fenerbahçe parkına kahve içmeye götürdüm, cd lerinin satımıyla ilgili herşeyi sağladım, yapmadıgım tek şey ise havaalanı dönüş transferlerine gitmemmdi, ve şöförle ilgili bir tartışma yasadıgım için suratımın biraz asık olmasıydı.. Konser başladığı müddette ise konsere gelen 8 arkadaşımla birlikte seyircilerin arasında vakit geçirdim ve backstage e sadece uğramam gerçekten gerektiğinde uğradım.

Benimle yapılan konusma şu şekilde ilerledi.

“Levent bunu herkese sordugumuz gibi sana da sormak zorundayız, bu parayı almış olabilirmisin” hayır cevabını verdikten sonra konusmanın ilerleyen dakikalarında bir kez daha “Bu parayı almadıgını söylüyorsun yani di mi “ şeklinde teyid edilerek ikinci kez sorulmuştur.

Ben bu şirketle Uzun süredir devamlı çalışmaktayım ve şirketin aldıgı en önemli işlerde çalışmaktayım. Bunların arasında Avril Lavigne / Masstival Kelis / Radar Live Holiday On Ice Faye Dunaway / Antalya Golden Orange gibi işlerde var. bende bu sorunun sorulması gerekn bir soru oldugunu düşünüp cevap verdikten sonar herkesin elini sıkıp ofisten ayrıldım.

Daha sonra backstage de görevli backstage menejeri Irmak la konustugumda seninle görüştülermi diye sordum, Irmakla yapılan tek görüşme telefonda olmuş ve söyle gerçekleşmiş” Irmak olanları duydunmu backstage de para çalınmış, sen birilerini gördünmü kimler vardı kim girip çıktı insanlar Levent’ten süpheleniyolarmış” Benim dısımda bizim ekipten kimseye “sen mi çaldın” sorusu yöneltilmemiş.


Rock’n Coke Kalamış Jazz dan once evet dediğim için çalışacağım son iştir. Bana karşı yapılan politik ve ikili konuşmalar, ortada hiç bir neden ve delil yokken “tüm şüphe okları seni gösteriyor” tarzında kurulan cümleler. Beni tanıyan tanımayan herkesin bir anda “Jacinta’nın rehberi Levent, heralde o yapmıştır” şeklindeki tutumları, beni çok uzun zamandır tanıyan ve nasıl çalıştıgımı bilen insanların tutumları, son derece miğdemi bulandırmıştır.

Bu olay gerçekleştiğinde her zaman ilk etapta sustum, daha sonar pişman olacağım cümleler kurarak fevri davranmamaya çalıştım, hep iki kere düşündüm.

Ama düşündükçe bu olayın ne kadar çirkin oldugunu vve adımın geçti olayın ne kadar çirkin oldugunu farkederek çok sinirlendim ve üzüldüm. Aynı şekilde bu olayın ailemi ne kadar üzdüğünü de taktir edersiniz.

Tam olarak en çok kime kızmak ve içerlemek gerekir bilmiyorum fakat içinde bulundugum durum(her ne kadar sonrasında bana “biz seni kafamızda akladık” densede) beni bu işten ve şirketten son derece soğutmuştur ve beni esas ilgilendiren kısım sonradan aklanmam değil ilk etapta nedensiz boklanmamdır. Dolayısıyla Rock’n Coke Organizma ve Victor ile çalışacağım son iştir. Bundan sonar hiç bir şekilde Organizma tarafından gelen hiç bir işi kabul etmeyeceğim.

Jacinta ve Hakan Producyion da ayrı tabiki ve en kötüleri. Herkesin kendine gore sebepleri olabilir ama bir şeyden emin olmadan hiç kimse için böyle büyük bir suçlama yapılamaz. Senaryolar üstünden gidilerek insanların ismi kullanılamaz ve günah keçisi ilan edilemez.

Ben 17 Ekim Çarşamba günü Celebrity Cruise da işe başlıyorum ve 4 Ay yurtdışına gidiyorum.

Bu olaydan olayı ben ve ailem, aile avukatlarımızla görüştük. Şu anda yapılacak bir şey yok zaten olayı bu kadar büyütmek yersiz olur. Ama eğer bu işe polis karışır ve içinde benim adımın süpheli olarak geçeceği bir tutanak hazırlanırsa, o tutanakla birlikte aynı gün herkese manevi tazminat davası, eğer bu soruşturmadan dolayı Yurtdısında Kabul oldugum işe bir şekilde gidemezsem, vize alamazsam ya da başım en ufak kötü bir şey gelir ise, hem maddi ve manevi tazminat davası açacağımı bildiririm ki bu konuda bütün görüşmelerimide yaptım.

Bu olayın gizli kalmasına her ne kadar özen gösterilsede ben kendi açımdan duyurabildiğim kadar fazla insane duyurmaya çalışacağım ve insanların böyle suçlamaar yaparken ve ya böyle bir olayla karşı karşıya kaldıklarında, iki kere düşüp hareket etmelerini sağlayacağım.

Hiç kimsenin bana son 2 günde yaşadıklarımı yaşatmaya hakkı yoktur, tabiki iş hayatında ve hayatta insanın başına herşey gelebilir, istemediği durumlara düşebilir, duymak istmeyeceği şeyler duyabilir. Ama insanların olaylara verdikleri tepkilerde farklı olabilir. Ben bu durumu çok kolay hazmedemedim ve bu insanların davranış ve tutumlarının çok hatalı ve çirkin oldugunu düşünmekteyim..

August 21, 2007

Tuğba vs. Paris



Eski bloğumuzu yapmaya devam ediyor olsaydım eğer bu konu "shining disco balls" için muhteşem bir özel dosya olurdu. Çok çarpıcı, gündeme bomba gibi düştü, harika ve trajik bir magazin haberi. Ustüne sayfalarca yazılıp boşa zaman harcanabilir. Bende eski günleri yadetmek adına "celebrities" yazısı yazmaya karar verdim. Kısa bir tane....

"güzel"lerimizi bir kıyaslayalım. Bir tarafta gece görüş kameralarından kocaman göz bebekleriyle karşımıza çıkan ve unutulmaz bir performans sergileyen, sonrada çıktıgı tv programlarında bu konu açıldıgında kahkahalar atıp "ne olmuş canım" diyen Hilton otel zincirinin vaaarriiisiiii. Benim pek sevdiğim hiç kızmadıgım ayıplamadıgım komik insan Paris Hilton. Diğer tarafta Tuğa Ozay (onu tasvir edebilecek bir hikaye bulamadım, bi ara millet vekili falan olmaya kalkmıştı uzun boylu bir manken ama mafyada olabiliyor geceleri:) AAaaa buldum buldum "iiihhhiiiiiii, pardon biraz huysuzlandımda" :)))

Paris Hilton alkollü araba kullanmak gibi aslında hepimizin her haftasonu yaptıgı ufak bir suçu bir kaç kez tekrarlamaktan hapse girmişti. TV de izlerken hepimizin yüreği parçalandı, bu hanım hanımcık kızımız hapishane köşelerinde ne olucak, lezbiyenleremi yem olucak, eli sıcak sudan soğuk suya geçmemiş bu kızın başına neler gelicek heyecanla bekliyorduk. ben uzun süre buda simple life gibi bir programa çevrilecek ve paris hiltonun koğusuna bir kamera yerleştirilecek bölece dakika dakika neler oludugunu görebileceğiz diye heyecanla beklemiştim ama olmadı.
Paris bir müddet hapisane yemeklerine alışamadı, hep ağladı ama sonra sustu yemek yedi kitap yazdı anılarını biriktirdi ve hapise girmeden önceki fiyatı 80.000 dolar olan Paris Hilton, çıktıktan sonra açılışlar ve özel davetler için 250.000 fiyat çekti. Çıktıgı gibide tam gaz devam etti.

Gelelim bizim hanım hanımcık kızımıza. Geçirdiği trafik kazası sonrasında yanan çiftliği derken birde baktım bir sabah tutuklandı. Hapisaneye o da çok cool girdi, o da merak edildi ama hanım ağa hapis ortamına daha çabuk alışıverdi. 3 kilo kaybeden Tuğba Özay'da anılarını bir günlükte toplayıp kitap çıkartmak niyetinde. Gel gelelim Paris gibi Tuğbanın kısa süre kalıp kalmayacğı henuz belli değil. Ama ne olursa olsun, işlediği düşünülen suç Parisinkinden biraz daha fiyakalı oldugu için çıktıgında örf adet ve aile yapısı çok katı olan Tük toplumundan nasıl tepki alır bilinmez. Ama eminim beyazlar giyip bir basın toplantısı düzenler ve ağlarsa biz affederiz. Bu konuda çok yufka yürekliyizdirde. Hemde bence fiyatı kim bilir haç 250.000 artar.
Benim en çok bu haber hoşuma gitti " Kasımpaşalılar olarak anılan bir grup kadının Tuğba’ya basma etek hediye ettiği güzel mankenin de eteği giyerek volta attığı öğrenildi. Tutuklu ve hükümlü kadınların büyük ilgi gösterdiği mankenle fotoğraf çektirmeleri de basının eline geçme ihtimaline karşı yasaklandı. Arkadaşlarına uyum sağlayan ve sabahları birlikte kahvaltı ettiği öğrenilen mankene haftanın belli günlerinde voleybol oynama izni çıktı. "

Koğuş arkadaşları çamaşır bulaşık yıkamasına izin vermiyor ve ona çok iyi davranıyormuş, oda moali iği oldugunda arkadaşlarına ayrobik dersleri veriyor ve voleybol oynuyormuş... Hapiste ilişkileri iyi tutmak gerek, bunlar geri dönüşümü olan şeyler, çıkınca hepsi işe yarar. Örneklerini çok gördük:)

August 20, 2007

İnsan Oğlu Kuş Misali...


Yaz tatişli dönüşü bocalama sürecini haftasonu festivallerde çalışmaya başlayarak bitirdik. Bendeniz şimdi orda şimdi kapının arkasında şeklindeki yaşamımda tüm yeni fırsatları değerlendirmeyi benimsedim sanırım.

8 gün kuşadası 7 gün bodrum 4 gün tekrar kuşadası şeklindeki tatil programımın son günlerinde muhteşem sitemizin sahilinde çocuklar gibi şenken göründüğümüz bu karede ben tabiki yine resim çekme aşkıyla yanıp tutuştugum için mevcut karede yokum.
Acaba 30 ağustos'ta Rock'n Coke işini iptal edip 4-5 gün tekrarmı gitsem diye düşünüyorum. Hem kuzenşmde nişanlanıyor. Güzel bir son kaçamak olabilir...

Gelgeleim ıstanbula döndümde sıkılıdmmı? Hayır.
Haftasonu Kilyos Burç beach'te Electronica Global Gethering festivalinde Black Strobe'un rehberiydim. Zaten işide ya Balck Strob'u alırım ya da sadece onları dinlemeye gelirim şeklinde kabul etmiştim. Bu çabalarıma da değdi. 60 dakikalık live performanslarında sevdiğim bütün şarkıları çaldılar ve ben herzamanki tabirimle hangi figuru yapıcağımı şaşırarak ve sadece gülümseyerek dans ettim. Hatta bu sefer ablamında en sevdiği gruplardan biri oldugu için abla kardeş gülümseyerek değişik figürler sergiledik. Ailece deli oldugumuz düşünülmüş olabilir. 30 yaşındaki ablam da haftaiçi iş kadını hafta sonu çılgın parti kızı olarak hiç bir konser ve festivali kaçırmayarak çok iyi bir performans sergiliyor
kendisinide taktir ve tebrik etmek lazım...



Anlayacağınız çok mutluyduk, cumartesi gecesi çok güzel ve keyifli geçti.
Içkiler su gibi aktı ve gecenin sonunda muhabbet aldı başını yürüdü. Dönüş yolundaki söför benden nefret etti ama yapacak bir şey yok arabada şampanya patlatmayın diyemezdim.

Bu haftasonu kalamış Festivali diye bir festivalde çalışıyorum. ilk defa olacağı için hiçbir fikrim yok tek bildiğim Portekizce konuşmam gerektiği
Eu folu Portuguese um bucadinho mas comprehendo mais....obrigado
ya da böle bişeyler.... :)))

Şu anda hayatımda olan en büyük yenilik ise yeni işim.
Celebrity Cruise isimli firmada 4 aylık bir işi kabul ettim
Her zamanki gibi okudugum bölümle veya dğer yaptıgım işlerle tamamen alakasız ve yepyeni bir iş. Benim içinde yepyeni bir macera olucak.
www.celebrity.com
Gemiye ya 17 ekimde istanbuldan ya da 22 ekimde venedikten bineceğim ve akapunktur kliniğinde müşteri ilişkileri ve satış yapacağım aynı zamanda tur rehberine asistanlık yapacağım
gemimiz budur...



benim 4 ay boyunca gideceğim rota ise şöyle:)


Barcelona, Spain, Nice (Villefranche), France, Florence, Italy, Rome (Civitavecchia), Italy, Naples/Capri, Italy, Athens (Piraeus), Greece, Istanbul, Turkey, Mykonos, Greece, Santorini, Greece, Venice, Italy

Venice, Italy, Dubrovnik, Croatia, Athens (Piraeus), Greece, Ephesus (Kusadasi), Turkey, Naples/Capri, Italy, Sicily (Palermo),Italy, Rome (Civitavecchia), Italy, Florence, Italy, Nice (Villefranche), France, Barcelona, Spain

Barcelona, Spain, Malaga, Spain, Seville (Cadiz), Spain, Lanzarote, Canary Islands, La Palma, Canary Islands, Labadee, Haiti, Fort Lauderdale, Florida

Fort Lauderdale, Florida, San Juan, Puerto Rico, Tortola, British Virgin Isl, Casa De Campo, Dominican Rep, Labadee, Haiti, Fort Lauderdale, Florida

Fort Lauderdale, Florida, Nassau, Bahamas, San Juan, Puerto Rico, Casa De Campo, Dominican Rep, Labadee, Haiti, Fort Lauderdale, Florida
.....

Bu şekilde karayip adalarında karp karip yerlere gidiyorum işte
umarım herşey yolunda gider ve bir problem çıkmaz
kariyer açısından çok bir şey vaad etmesede kapı kapıyı açar ve hiç bir şey olmasada geze geze ve çalışa çalışa hem geezerek hem çalışarak türkiye standartlarında başlangıç seviyesinde bir işten kazanabileceğimden fazlasını kazanıcağım sanırım...
Buda böyle bir macera olur
Sıradaki hedefim ise Barcelona'da kendime master ayarlamak ve 2 sene Barcelonaya yerleşmek.... Kısmet diyelim

Annemin benim ve yaptıklarım için yorumu ise söyle oldu.
Sen doğdugunda göbek bağın düştüğünde sokağa atmıştım
Al işte başımıza sokak çocugu kesildin, ayakların kıcına vura vura geziyorsun....
:)

Search This Blog